Artık bazı şeylerin ciddiyetine varma zamanımız geldi. Dün "olmaz" dediklerimiz bugün oluyor. Söylendiğinde "yok artık, o kadar da değil" dediğimiz birçok şey gerçekleşiyor. İşin kötüsü, bir taraf "olmaz" dedikleri olduğu için şok yaşarken, bugünlere ihtimal vermeyen bazıları da olan bitene haklılık bahşetmeye, kılıf uydurmaya "yapılıyorsa vardır bir hikmeti" demeye başladı.

Demem o ki, ortalıkta gezen kayıtları dinlediyseniz (özellikle bebek katilinin kayıtlarından bahsediyorum) işin vehameti daha iyi anlaşılacaktır. Adam hem Başbakan'a, hem TC'ye yönelik küçümser ifadelerde bulunuyor. "Sürecin başında ben onları bilgilendirdim zaten. Benim mevkim sağlam. Onlar adım adım yüce divana gidiyor" diyor. Bunu ülkenin başbakanı için söylüyor. Yani nasıl bir haldeyiz anlamamız lazım...

"Olmaz", "yıkarlar orayı" deyip burada efelenerek sorunlar çözülmez. Atı alan üsküdarı geçti. Ülkeyi satan satmış. Biz de şimdi haberdar oluyoruz. Yeni yeni öğreniyoruz...

Endişem o ki, yarın bu söylenenler gerçekleştiğinde, bugün karşı çıkıp "Başbakanımız öyle birşey yapmaz, o kadar da değil" diyenler, yarın bunlar gerçekleştiğinde uygun bir kılıf bulmaya çalışacaklar.

Bugün saat başı dile getirilen özerklik çığırtkanlıklarına sizce neden yetkililer ses çıkarmıyor? Sorunun cevabı herkesin vicdanında makes bulsa da, eminim hala bu duruma ihtimal vermeyenler, idarecilerimize toz kondurmak istemeyenler olacaktır.

Hakkımızda hayırlısı...