bir hocaya soruyorlar, hayat felsefeniz nedir diye.

muhterem hoca şu cevabı veriyor;
olunca şükür ediyorum, olmayınca da sabır ediyorum.

aynı soruyu bu kez bir dervişe soruyorlar;
dervişin verdiği cevap:
olunca dağıtıyorum, olmayınca şükrediyorum.

biz ne yapıyoruz;
olunca israf ediyoruz, olmayınca zengine bakıp isyan ediyoruz.

Gelin dinimizde fakirlik ile ilgili biraz göz atalım neler denilmekte.

Cebi zengin fakat ruhu fakir olan insanın hali çok rezil ! Çünkü o 'herşeyin fiyatını bilir, değerini değil.

Fakir, içinde nefsiyle mücadele eden, ama yaptığı işlerde nefsine üstünlük sağlayan kişidir.

Gerçek fakir, bir veya iki lokma, ya da bir veya iki hurma ile baştan savulan değildir, asıl fakir, ihtiyacını giderecek bir şey bulamayan, kendisine sadaka verilmesinin zarureti bilinmeyen ve kalkıp insanlardan da dilenmeyen kimsedir.

Fakirlik, dünyada mümine hediyedir.

Cennettekilerin çoğu fakirlerdir. Hor görülen fakirler Cennetliktir.

Fakirlerinizin gönlünü alarak bana yaklaşın.

Fakirleri hor görmeyin. Onların hürmetine yardım görüyor ve rızıklanıyorsunuz.

Allahü teâlânın takdirine razı olan fakirden üstünü yoktur.

Yoksulları doyurun! Çünkü kıyamette onların üstünlüğü olacak, "Dünyada iken, bir hatadan dolayı nasıl birbirinize özür dilediyseniz, şimdi de fakirlerden özür dileyin!" denilecektir.

Allahü teâlâ bir kuluna mal ve ilim verir. Bu kul da haramlardan kaçınır, akrabasını sevindirir, malından, hakkı olanları bilip verir ise, Cennetin yüksek derecesine kavuşur.

Altını gümüşü parayı biriktirip Allah yolunda harcamayana elim azap vardır.

Her ümmetin bir fitnesi vardır. Ümmetimin fitnesi maldır.

İnsan zengin olunca azar.
Zengin olan herkes azmaz. Fakat çok kimse azdığı için böyle buyurulmuştur. Mal herkesi azdırsaydı Cenab-ı Hak, Hazret-i İbrahim’i Hazret-i Süleyman’ı ve daha birçok salih kimseyi zengin etmezdi.

Ya Rabbi, azdıran fakirlik ve azdıran zenginlikten sana sığınırım.