Benim daha çok üzerinde durduğum ve de kastetmek istediğim, Türkçe içeriğin aynı diğer gelişmekte olan ülkeler de olduğu gibi, diğer kaynaklara göre sığ olması ve bir çok yeni trendin henüz başlangıç aşaması olduğuydu.
Evet ülkemizde yaklaşık bir asırdır gelişen şarkı, oyun ( offline dahil ) sektörleri için çok fazla ilintili içerikler, farklı anlamlar ve birbirine göbekten bağlı yüzlerce konu olabilir fakat yaşadığım için söylüyorum, üzerinde çalıştığım bir kaç sektör de içerik çıkarmakta dahi zorlanıyoruz. Çünkü ne eşanlamlı sözcükleri var, ne bağlantılı olduğu başka sektörler de vermiş olduğunuz örnekte ki gibi şarkıcı - şarkı - nota - şarkı sözü bağı.
Sistem istediği kadar zeki olsun, ancak mevcut bilgiler üzerinde değerlendirme yapar. Henüz keşfedilmeyen amerika kıtasının haritasını maalesef çıkartamaz.
Semantik gerçeğini kimse reddetmiyor, edemez de zaten. Bir konu, ne kadar alakalı konulara değiniyorsa bir o kadar açıklayıcıdır mantığı yalnızca arama motorları tarafından değil, hayatın kendisi tarafından kabul gören bir gerçek.
Google yapısal bilgi bulamadığı durumlarda, İngilizce yapısal verilerin o dile uyarlanmış halini kullanır. Arama sonuçlarında bunu net olarak görebilirsiniz. Dilerseniz bunla ilgili de örnekler vereyim.
Google, RDF yapısıyla diller arası geçişi çok iyi yapıyor. Yani Google için x dilindeki veri eksikliği diye bir sorun yok.
Düşünceleriniz mantıken doğru gibi gelebilir. Ama uygulamada bir karşılığı yok. RDF'den araştırmaya başlayın. Google artık bu framework'ün standart haline gelmesini neden bu kadar desteklediğini daha net anlarsınız.