Yorumunuz için teşekkürler.
İlk paragraftaki sizin yorumlamanız mı ? Yoksa din adamlarının söyledikleri açıklamalarmı, merak ettim. Sanırım din adamlarının. O zman aslında işkence çekecek olan beden değil, insanın ruhu. Ruh zaten çok ilginç birşey.
Son paragrafınız hakkında yorumlamam :
Bence yanlış düşünüyorsunuz. Kabir azabı bizim bileceğimiz birşey. Eğer burada bu konu konuşuluyorsa, demek ki böyle bir iddaa var. Kabir azabı denen şeyin kesinliği belli değil kutsal kitaplara göre.
Eğer bir dine inanacaksan, o din herşeyi bizlere anlatmalı diye düşünüyorum.
Kuran bu konuda çok zayıf. Birçok din adamı Kuran'ı sallamıyor bile, hadislerden hareket ediyorlar. Hadislerde zaten zamanla değişmiş şeyler.
"Biz bilemeyiz, Allah bilir" düşüncesi çok yanlış. Eğer birine inanacaksam, bana herşeyi anlatmalı. Kuran'da mesala Lut Kavmi azabı bile var. Kim bilir kaç bin yıl önce yaşanmış bir olay. Peki geleceğe dair niye bir işaret,kural, öneri yok ? Tamamen o zamanki Arap kültürüne göre endekslenmiş.
Bunlar benim düşünüğüm büyük çelişkiler.
Kolay Gelsin.
Kabir azabının kesinliği belli değil demişsiniz,
"Firavun ve adamları sabah-akşam ateşe atılırlar. Kıyametin kopacağı gün de denilir ki; Firavun hanedanını ateşin en şiddetlisine sokun."(Mümin, 40/46)
--
Birde bir çok din adamı Kur'anı sallamıyor demişsiniz, Kur'anı umursamayandan din adamı olmaz.
--
Kur'an'da geleceğe dair işaret, kural yok demişsiniz.
Namaz, Oruç, Kurban.. Kötülükten uzak durmak, iyiliği emretmek. Zulüm etmemek ve en büyüğü ŞİRK koşmamak. Gelecekte ölüm var ve ölüme hazırlanın derken bu tür uyarılar çokça yapılmaktadır Kur'an-ı Kerim'de.