Şöyle yorumluyorlar; Ne şekilde ölürsen öl, görevli melekler gelip ruhunu alıyor ve işlemler devam ediyor. Yani bedenin illa ki belirli bir kabre islami usullerle gömülmesi icap etmiyor. Yan, yen, kül ol, kaybol. Her şekilde ölüm sonrası serbest kalan ruhu melekler gideceği yere ulaştırıyor. Diyorlar ve çok da akla uygun.
Kabir azabı bizim bildiğimiz daha doğrusu bilebileceğimiz bir şey değil. Ölmeyen ölümü anlatamaz derler. Daha ölüp dirilen olmadı ki o boyutu bilelim. Bize anlatılanlar da bizim beynimizin alabileceği seviyede oluyor. Kabir azabı derken, ruhun kıyamete kadar kalacağı yerdeki olaylar genelleniyor. Mesela ölen bir inançsızın müslüman mezarlığına gömülse bile, melekler tarafından alınıp kafir mezarlığına götürüldüğünü söyleyen alimler de var.
İşin içinden çıkmak için alim olmak şart
Yorumunuz için teşekkürler.
İlk paragraftaki sizin yorumlamanız mı ? Yoksa din adamlarının söyledikleri açıklamalarmı, merak ettim. Sanırım din adamlarının. O zman aslında işkence çekecek olan beden değil, insanın ruhu. Ruh zaten çok ilginç birşey.
Son paragrafınız hakkında yorumlamam :
Bence yanlış düşünüyorsunuz. Kabir azabı bizim bileceğimiz birşey. Eğer burada bu konu konuşuluyorsa, demek ki böyle bir iddaa var. Kabir azabı denen şeyin kesinliği belli değil kutsal kitaplara göre.
Eğer bir dine inanacaksan, o din herşeyi bizlere anlatmalı diye düşünüyorum.
Kuran bu konuda çok zayıf. Birçok din adamı Kuran'ı sallamıyor bile, hadislerden hareket ediyorlar. Hadislerde zaten zamanla değişmiş şeyler.
"Biz bilemeyiz, Allah bilir" düşüncesi çok yanlış. Eğer birine inanacaksam, bana herşeyi anlatmalı. Kuran'da mesala Lut Kavmi azabı bile var. Kim bilir kaç bin yıl önce yaşanmış bir olay. Peki geleceğe dair niye bir işaret,kural, öneri yok ? Tamamen o zamanki Arap kültürüne göre endekslenmiş.
Bunlar benim düşünüğüm büyük çelişkiler.
Kolay Gelsin.