Şöyle yorumluyorlar; Ne şekilde ölürsen öl, görevli melekler gelip ruhunu alıyor ve işlemler devam ediyor. Yani bedenin illa ki belirli bir kabre islami usullerle gömülmesi icap etmiyor. Yan, yen, kül ol, kaybol. Her şekilde ölüm sonrası serbest kalan ruhu melekler gideceği yere ulaştırıyor. Diyorlar ve çok da akla uygun.
Kabir azabı bizim bildiğimiz daha doğrusu bilebileceğimiz bir şey değil. Ölmeyen ölümü anlatamaz derler. Daha ölüp dirilen olmadı ki o boyutu bilelim. Bize anlatılanlar da bizim beynimizin alabileceği seviyede oluyor. Kabir azabı derken, ruhun kıyamete kadar kalacağı yerdeki olaylar genelleniyor. Mesela ölen bir inançsızın müslüman mezarlığına gömülse bile, melekler tarafından alınıp kafir mezarlığına götürüldüğünü söyleyen alimler de var.
İşin içinden çıkmak için alim olmak şart
Benim merak ettiğim soru ise şu. Öldükten sonra bedenimiz bir süre sonra çürüyor toprak altında veya üstünde. Örneği kabir diye bahsettiğimiz mekan, insanların toprağa gömüldüğü bölge. Oradayken işkenceden geçeceğimiz söyleniyor. Peygamber döneminde böyle aktarılmış hadislerden. Zira kabir azabı Kuran'da geçmiyor. Hadislerden geliyor.
Atıyorum ben 1600 yılında İrlanda'da yaşıyordum ve bedenim yakılıyordu ? Ve doğa içerisinde yok oluyordu kendi kendine. Bir süre sonra fosile dönüşüyorum.
Bu insan nerede azap görüyor ?
Veya benim bedenim öldükten sonra insanlar veya hayvanlar tarafından tamami ile yendi. Nerede azap göreceğim ?
Yani "kabir" azabı nerede oluyor ? Nerede yaşanıyor ? Kim yaşatıyor ?