Yanlış anlamışsın. Bu TİB başkanının keyfine göre site kapatabileceği anlamına geliyor. Çünkü yaptığı işten dolayı kanunen sorumsuz. Başbakan izin vermeden TİB başkanına, TİB başkanı izin vermeden TİB çalışanına dava açılamıyor. Buna krallık denir. Başbakan kendini adamını oturtur TİB koltuğuna sonra habertürkü aradığı gibi arayıp kendine muhalif her türlü siteyi kapatır. Senin site sahibi olarak dava açıp TİB başkanı ya da çalışanlarını mahkum etme hakkın yok. Hatta mahkeme kararına uyma zorunlulukları da yok TİB'in. Mahkemenin açın dediği siteyi başbakan açmayın derse açmazlar. Çünkü TİB hukuka değil doğrudan başbakana sorumlu. Başbakan izin vermediği sürece kimse TİB hakkında soruşturma yapamaz dava açamaz ceza veremez. Bunları da biliyor musunuz? Krallık padişahlık sistemi istiyorsanız söyleyin. Çünkü devlet kurumları giderek mahkemelerin denetimine değil doğrudan başbakan ın denetimine bağlı yerler haline dönüşmeye başladı. Bunun adı demokrasi değil diktatörlüktür.
kanunda belirtilen suçlara göre karar verilir. bu iddianı kanıtlayan maddeyi belirtmeden bu kadar yazman abesle iştigal etmektir. kanunda hangi suçları işleyenlerin cezalandırılacağı belirtilir. ayrıca karşı dava açılamayacağına dair bilgiyi nerden aldınız çok merak ettim. bunları kaynaklarıyla paylaşırsanız biz de aydınlanmış oluruz.
ana avrat sövülen cumhurbaşkanı bu iddia ettiğiniz durumların veya maddelerin olmaması şartıyla onayladı bu yasayı. bulabildiğim en güncel kaynakta işe şu cümleler yer alıyor:
http://www.timeturk.com/tr/2014/02/0...l#.UwpnDb0cJZQ
şunların ilk 10-15 satırını okursan da yeterli zaten:
Alıntı
MUHALEFET ŞERHLERİNE VERİLEN CEVAPLAR
TİB e sınırsız bilgi alma yetkisi verildiği
5651 sayılı Kanunun 4 üncü maddesine eklenen üçüncü fıkra değişikliğinde belirtildiği üzere Başkanlık ancak ilgili Kanunlarla verilen görevler kapsamında, soruşturma veya kovuşturma mercilerinin taleplerinin karşılanması çerçevesinde bu bilgi taleplerinde bulunacaktır.
TİB başkanı ve Bakana, özel hayatın gizliliğinin ihlali ve özelliklede Başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması gibi soyut ve genel alanda hukuka aykırı, sınırsız engelleme yetkisi verildiği, URL bazlı engeleleme dahil, bu kapsamdaki değişikliklerin bireysel hak ve hürriyetleri ihlal ettiği
Bakan emriyle erişim engelleme ve başkalarının hak ve özgürlüklerinin ihlaline bağlı erişim engelleme düzenlemesi Komisyonda verilen önergeyle madde metninden çıkartılmış, belirtilen olası sakıncalar Komisyon görüşmelerinde giderilmiştir.
Düzenlemenin en temel değişikliklerinden biri olan URL engelleme, bir İnternet sitesindeki yayının tamamına değil yalnızca hukuka aykırılığa konu olan kısma erişimin engellenmesini öngörmesi itibariyle; ölçüsüz uygulamaları sona erdirmekte dolayısıyla belirtilenin aksine bireysel hak ve hürriyetleri koruyucu nitelik arz etmektedir.
Ayrıca gerçekleşen tedbir uygulamalarının yargı denetimine tabi kılınmış olması ve karar süreçlerinin çok kısa tutulmuş olması itibariylede hukuka aykırılık söz konusu olmamaktadır.
9-A maddesi, sekizinci fıkra düzenlemesiyle; hakları ihlal edilen kişiye seçimlik hak tanınmış, Kanunun mevcut halinde var olan; öncelikle içerik ve yer sağlayıcıya muhakkak başvurulması ve bu başvuruların sulh ceza mahkemesine başvuru sürecinde ıspatı gereği ve zorluğundan (elektronik ortamda gerçekleşen bildirimin, özellikle yurt dışı muhataplara ulaşıp ulaşmadığı vb.) kaynaklanan sorunlar (gecikmeye dayalı olarak içeriğin İnternet ortamında yayılması) giderilmiştir. Özel hayatın gizliliği gibi kişi hak ve özgürlükleri bakımından çok önemli olan bir hususta içerik yayılmadan doğrudan, ölçülü ve etkin bir çözüm öngörülmektedir.
Bilgilendirme yükümlülüğü maddesindeki değişikliğin tebligat yasasına aykırı olduğu
İnternetin dağıtık ve dinamik yapısı yayınlara yönelik tedbir kararlarının bildirimini, mevcut klasik tebligat hükümlerinin icrası kapsamında ciddi ölçüde güçleştirmektedir. Ayrıca bu değişiklikler genel olarak yayınlara yönelik tedbir amaçlı bildirim, uyari mahiyetinde olup tebligat müessesesinin kapsadığı alan ve ortaya koyduğu hukuki sonuçlardan farklı çok daha sınırlı bir alanı kapsamaktadır.
Birliğin siyasi kaygılarla oluşturulan siyasi bir organ olacağı
Birlik, 5/11/2008 tarihli ve 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu kapsamında mevcut durum itibariyle yetkilendirilmiş olan tüm İnternet servis sağlayıcıları ile internet erişim hizmeti veren diğer işletmecilerin katılmasıyla oluşan ve koordinasyonu sağlayan bir kuruluş olacağından, iddia edildiği şekliyle bir siyasi müdehalenin olması söz konusu değildir.
Erişim engelleme fonksiyonu benzer yapıya Internet Watch Foundation (IWF) örnek verilebilir. IWF; İngiliz hükümetinin, İngilterenin ilk ticari İnternet Servis Sağlayıcı PIPEXin kurucusu Sn. Peter DAWE ile işbirliği yaparak, Cambridgein Oakington köyünde Sn. Peter DAWEin sağlamış olduğu binada 1996 yılında 1 kişi ile faaliyete başlamıştır. İngiliz hükümeti parasal anlamda olmasa da IWFin faaliyetlerini desteklemektedir. İngilterenin haricinde Almanya ve İrlandada ISPlerin kurduğu ve işlettiği İhbar Merkezleri var ve çocuk pornosu kapsamında çalışmalar yapıyorlar.