Şu çelişkiden kurtulamadınız bir türlü. Mesele şu şu olursa ne olur değildir.

Nefis ateşin ta kendisidir. Biz dünyaya oyun oynamaya mı geldik, Allah bizi sınıyor sözünü anlamanız gerek öncelikle. Dünyaya nefsimizi eğitmeye geldik. Özeti; zaten adam olmaya geldik adam olmadan giden birisi nasıl huzura kavuşacak? Sınavlar bir cezalandırma aracı değildir, aksine nefsimize emir geçirebilmemiz için özgürlüğümüzün son doruk noktasına ulaşabilmemizdir. Bundan dolayı dünyada kötülükler son bulmaz.

Nefsine uyup kötülük yapmışsan cezasını çekersin, zaten nefsine uyan birisi cennete girse de bir halt anlayamaz! Bir çırağı al bir fabrikaya yada bir firmaya müdür yap! Ne anlayacak kime ne faydası olacak. Dünyada iyilik yapıp inanmayan insanlar ise herkese iyilik yapıp kendilerini unutanlardır! Cennet ve cehennem zaten şuan içimizde bakmasını bilen öldüğünde nereye gideceğini de bilir. Seçimleri zaten kendi ölçümüze göre yapıyoruz, Allah tutup bunu buraya koyayım, şunu da buraya koyayım demez.

Cennet bir mekan değildir, Allah'ın bir nurudur. Allah'ı sevmeyen inanmayan birisi o ışıktan ne anlayacak. Kötülüklere boyun eğip uyanlar ise zaten Allah'a değil nefislerine boyun eğerler, şeytanlaşırlar. Aradaki fark zaten Kuran da mevcut. Şeytan Allah'ı bildiği halde emirlerine uymaz yani nefsimize uyduğumuz gibi. Bir diğeri de Allah'a hiç inanmaz, bunlarda Kuran da kalpleri ve gözleri görmeyen kişiler diye geçmekte. Bu kişiler cennette iken, şuan dünyada bulunan amalar gibi olacaktır, ışığa değil karanlığa boğulacaklar.

Allah kuranda hakaret etmemektedir, gerçeği dile getirmektedir yarattığı bir kulunun sonsuza kadar cehennemde neden yanmasını istesin? Senin çocuğun var hata yapıyor sürekli onu cezalandırsan bile adam olmasını insan olmasını istediğin için yaparsın bunu. Kimse sonsuza kadar cehennemde kalamaz mümkün değildir.

Gelelim fakir müslümana. Fakirliği yaşa sonra cennete gir! Öyle değil işte. Dünya zaten nefse hizmet eder ruhunuza etmez. Nefiste ruh için öğrenme ve kademe atlama aracıdır. Nefis güzel bir şeydir ancak eğitilmesi gerekir, onun bize değil bizim ona söz geçirmemiz gerekli. Düşünsenize bindiğiniz bir araç sizi istediği yere götürsün, sizi gezdirsin kafasına göre? Siz arabaya söz geçirirseniz kontrolü elinizde olursa dilediğiniz gibi gezersiniz. Kontrol arabada olursa ve hızını da kontrol edemezseniz sizi son sürat götürür bir duvara toslar olan arabaya olmaz size olur çünkü ruh her zaman vardır. Kötülük yapanlarda böyledir işte, ayarları yoktur günah işledikçe yapası gelir, azdıkça azar çünkü hızının ayarı yoktur.

Şimdi buraya kadar anlatabildiysem:
Benim arabam son model olsa ne olacak ucuz bir araba olsa ne olacak, istediğim yere gidebildikten sonra. Fakirsin ucuz bir araba alırsın, zenginsen alırsın son bir model araba hava atarsın. Yahu sana bu arabayı hava atman için boşa sürmen için vermediler ki.

İnsanlar sanıyor ki parası var zengin sizde cenneti düşleyin. O zenginlik değil işte ateşin ta kendisi. Arabayı allayıp püsle onu sev okşa ama kendine değer vermeyi unut ne anladım ben böyle zenginlikten.