digiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Yazdığın örnekler ile benim anlattıklarım örtüşmüyor hocam.
Kadın erkek eşitliğini patron işçi eşitliği ile kıyaslayamazsın.
Kadın erkek eşitliğine inananlar, kadınların erkeklerle aynı duygusal fiziksel yapıda olduğunu iddia etmiyor zaten.
Feministler olimpiyatlarda kadın erkek diye ayrılmasın 100 metreyi kadınlar erkeklerle beraber koşsun demiyorlar.
Kadın erkek eşitliği denen şey bir hak eşitliğidir.
Kadın erkek eşitliği demek kadınların da erkeklerin sahip olduğu tüm haklara sahip olma istekleridir.

Patronun da bir kadınla evlenebiliyor sen de bir kadınla evleniyorsun. Patron diye ona 10 kadınla evlenme hakkı verilmiyor. Patronun şahitliği mahkemede işçinin şahitliğinden daha üstün değil. Patronun da imam olabilir. Ya da imamlık yapan işçisinin arkasına geçip saf tutabilir. Patron ile işçi arasında bir hak eşitliği vardır. İşçiye sen işçisin kendi işini kuramazsın diye engel olmaz yasalar. O yüzden patron ile sen sadece iş alanı içinde farklı sorumluluk ve yetkilere sahiptir, sosyal hayatta eşit haklara sahiplerdir. Ama kadınlar sosyal yaşamda eşit haklara sahip değillerdir.

Dinler kadınlara eşit haklar vermiyorlar buna bizim dinimiz de dahildir.
O yüzden hem feminist hem müslüman olunmaz.
Eşitlik denilen şey kadınlara da erkeklere verilen tüm hak ve fırsatların eşit olarak verilmesidir.
Ama bizim dinimizde kadın erkek eşit değildir ve eşit haklara sahip değildir.
Dini alim de olsalar kadınların imam olma hakkı yoktur, kocalarına bakacak zenginlikte de olsalar kadınların 4 koca alma hakkı yoktur, çok dürüst de olsalar şahitlikleri erkeğin 3'te biri güvenilirliğindedir, anasının babasının yatalak hasta hallerinde kahırlarını onlar da çekseler mirastan erkek kardeşinin yarısı kadar pay alır.
Örnekler çoğaltılabilir.
Dinimizde ve diğer dinlerde de kadınlar erkeklere eşit değildir. Eşit haklara da sahip değildir. Bunu reddetmek inkara girer. Dinden çıkmaya neden olur.
Şimdi öncelikle işleri ehli olan kimselerden öğrenirsin. Kitabı okumaktan daha çok anlamak önemlidir. Şimdi kadınların suistimal edildiğini ikimizde biliyoruz çoğu hususta. Üstünde durmamız gereken ise din değil insanların zihniyetidir. Ama inanmayan birisi çıkıp neden oruç tutayım ki mantığı nedir diye sorular sorarsa ona sağlığa olan faydalarını sıralamam. Patrona şunu neden yapıyorum bunu neden yapıyorum diyebilir miyiz? Yapacaksın kardeşim para kazanıyorsun işte benim işim beğenmiyorsan başka kapıya cevabını alırsak ne yapacağız. Yani mantığı çözmek anlamak başka bir mevzu, başkasının mekanında patronluk taslamak başka bir mevzu. Öncelikle ne istediğimizi bilelim samimi olalım.

Dediğim gibi şartlar ve koşullar her zaman değişir. Diyelim ki erkekler kadınlara yan gözle bakmaz oldular bu halde yine kadınların kapanması gereklilik olur mu dine göre. Evet olur diyerek dinden çıkar mıyız.

Şuan mahkemelerde şeriat mı uygulanıyor yada annem mirastan hakkını alamıyor mu. Yada kitabı yazan şuan ne yaptığımızı bilmiyor mu. Başka ülkelerden örnekler verebilirsin yada bu şekilde düşünenlerden ama o onların sorunu kitabın değil.

İnançlımısın bilmiyorum o yüzden ne yazacağımı kestiremiyorum ama emin ol o kitabı yazan bize nasıl davranmamız gerektiğini de söylüyor. Dinimizde pisliği temizlemek için asın kesin kapatın oranızı buranızı demiyor, dinimiz içimizdeki pisliği temizlememizi söyler hatta pisliğin dışarı çıkması gerektiğini belirtir. Çünkü içimizde tuttuğumuz pislik saklıdır gizlidir dışarı çıkması gerektir ki temizlenebilsin. Gizli olanla temiz olan bir değildir. Öyle olmasaydı çarşaflı kadınlara bakıpta pislik düşünmezdik.

Buradan anlaşılıyor ki amaç örtünmek değil amaç kalbimizin temiz olması, ancak her şey kademe kademe. Fakat şimdi bir kadın önemli olan insanların kalbi diyerek çıplak gezsin. Hırsızlık oranı düştü diyelim sen yinede hırsızlara karşı önlem almıyor musun. Önemli olan adalettir diyelim ve dükkanımızı kilitlemeyelim. Peki dükkanı açık görüp o anda birisi şeytana uyarsa ne olacak. Burada suçlu kim? Allah kimseyi örtünmüyor diye suçlamaz ancak her şeyin bir ölçüsü vardır bu ölçüde insanların zihniyetine göre derecesine göre şekillenir.

Miras konusu üstünde daha önce araştırma yapmamıştım verdiğim siteden bazı bilgilere ulaşabiliriz. Şöyle bir mantık ile anlamaya çalışıyorum bende; kız çocuk ev geçindirsin erkek çocukta hovarda bir hayat sürsün! Bence burada da koşullar ve zaman ön planda. "Nasıl zaman ön planda kardeşim Allah'ın hükmü her zamana aittir" diye bir soru soralım kendimize. Ne biliyoruz belkide Allah dinini yaymak için böyle bir şeyi uygun gördü ilk başta bizlere. Ne olursa olsun dinde çelişki olmaz çelişki benim beynimde oluşur bilgi eksikliğinden dolayı. Allah herhalde Atatürk'ün yaptıklarını görmüyordu yada o'na yardım etmedi!
http://www.sorularlaislamiyet.com/ar...kilmaz-mi.html