Blog yazmanızın pek çok sebebi olabilir. İddialı olduğunuz bir konu hakkında içerik üreterek kitlelere fayda sağlamak, blog yazarak ek gelir kazanmak, uzmanlaştığınız konu hakkında sosyal medya aracılığı ile kanaat önderi konumuna gelmek bunun başlıcalarıdır. Bütün bu sebeplerin dışında önemli bir konu daha vardır. O da blogunuzun, profesyonel iş hayatında aslında sizin portfolyönüz haline gelmesidir. Günümüzde iş hayatında , işe alım sürecinden kariyer yolculuğunuza kadar blogunuz sizin bir çeşit aynanız gibi sizi ve çalışmalarınızı yansıtır.
Blogların, İnsan Kaynakları’nın işe alım süreçlerinde nasıl bir yere sahip olduğu ile ilgili Hürriyet’in İnsan Kaynakları ve Organizasyonel Gelişim Müdürü İnci Güvenç’ten görüş aldık.

Sosyal Medya artık hem özel, hem de iş hayatımızın vazgeçilmez bir parçası.. Özellikle işe alım süreçlerinde sosyal ağlar artık yoğun şekilde kullanılıyor. Günümüzde İnsan Kaynakları profesyonelleri adayların yalnızca klasik özgeçmişlerini incelemek yerine Facebook, Twitter, Linkedin, kişisel blog gibi sosyal mecralarda yapmış oldukları paylaşımlarını, yani sosyal özgeçmişlerini de dikkatle inceliyor. Kişisel blog ve diğer sosyal medya araçlarını kariyerleri için kullanmak isteyen adayların sosyal ağlardaki paylaşımlarına dikkat etmeleri gerekiyor. Paylaşımlar arttıkça bu sosyal araçlar kişiler hakkında detaylı bilgi içeren Sosyal CV haline geliyor. Adayların özgeçmişlerine kişisel bloglarını eklemeden önce başvurulan pozisyona, şirket kültürüne ve blogda yer alan içeriğe dikkat etmeleri faydalı olacaktır. Alanıyla ilgili profesyonel bir blog sahibi olan ve güncel olarak paylaşımlarda bulunan adayların bunu özgeçmişinizde belirtmeleri işe alım sürecinde kesinlikle katkı sağlayacaktır. Ancak yalnızca özel hayatla ilgili bilgileri içeren ya da güncel olmayan bloglar ne yazık ki İnsan Kaynakları gözünde olumsuz bir etki de yaratabilir.

Kaynak