Teşekkürler arkadaşlar.Düşüncelerimi sorgulayarak mantıklı bir yerlere varıyorum yavaş yavaş.
@clubmember geçmiş olsun hocam.Ben çok şükür şuanda iyiyim ona her hangi bir lafım,şikayetim yok.Benim hastalığımı belki ailem 1 ay daha geç tespit etselerdi veya ilk ameliyatımı yapan doktorum bu işin ehli olmasaydı belki şimdi yürüyemezdim.
Fakat çok şükür sağlıklı bir insanın yapabildiği her şeyi yapabiliyorum.Ama benden kötü durumda olanlar var yani ben o hastalıklara sahip değilim diye çok şükür diyerek geçmek yerine aklımı bugün baya kurcaladı kolsuz,bacaksız insanlarında sağlıkları,organları tam olsa koşabilseler top oynayabilseler.(Videolar baya yanlış düşündüğümü gösterdi bu arada teknomag hocam teşekkürler)
Evet sahip olduğumuz bedenler bizim değil aslında bize karşılıksız olarak verilen sonradan karşılığı istenilen varlıklar olduğundan aslında bir şey isteme hakkımızda yok ama insan düşünmeden edemiyor.
@JustRulz
@GrafiKod
Sanırsam benimde böyle düşünmemin nedeni bu kusurumun yüzüme vurulmasından.İnsan gibi okulda biri sorduğunda senin saçlar niye böyle iyi niyetle cevapladım böyle böyle bir hastalıktan dolayı bu şekilde diye sanki benim seçimim sonucu bu şekilde olmuş gibi yüzüme vurduklarında alıp kafasıyla birlikte doğduğu yere sokasım geliyor ama pederin hastalığı sebebiyle stres yapmaması gerekiyor bu sebeple olay çıkarmamak için alttan alıyorum ediyorum sonra böyle bilinç altıma gizli gizli işliyor mu anlamadım.
Bugün yaratıcıma ciddi anlamda sinirliydim ve ciddi manada kötü düşündüm.Şimdi aslında bu sorunların ondan kaynaklı değil insanlar kaynaklı olduğunu anladım.
Ben misal insanları olabildiğince çirkin,güzel diye ayırmaya çalışmam benim tipim değil diye ayırırım kendi düşüncem içerisinde bile ki onu ve beni yaratan da aynı ve o şekilde olmak onun seçimi değil.
Çok şükür o bebeğinde benimde sağlığım yerimde fakat hayat zaten yeri geldiğinde yeterince vuruyor birde bu şekilde hayattan peşin peşin darbe alınca insan moral olarak kötü oluyor.
Haberlerde bile baktığımızda kötü şeyler görüyoruz, bugün göz gezdirirken insanlık ötesi şeyler gördüm. Yahu haber dediğin illa kötü bir olayımı vermektir. O onu kesmiş o onu öldürmüş o bir şey çalmış şu kansere yakalanmış. İşte insanların psikolojisini toplu olarak bozmanın en basit yolu.
Şimdi önümüzde 2 seçenek var en basiti. Ya moralimizi bozacak binlerce şey bulup karamsarlığa düşecek isyan edeceğiz yada moralimizi yüksek tutacak olumlu düşüneceğiz. Ben kendimi çok yıprattım hemde tahmin edemeyeceğin kadar ama anladım ki bundan kimseye fayda gelmez.
Bu nasıl bir sınav diyorsun ama emin ol zaten basit olsaydı insanlarda basit olurlardı. Okulda sen nasıl kademe atlıyor isen dersler daha da zorlaşıyor değil mi. Hayatta böyle bir şey, her geçen gün yeni olaylara tanık oluyoruz önemli olan sindirebilmek ve ders çıkartabilmek. Ama hiç bir şeyi kaldıramıyorsan şöyle düşünmelisin, hayatı bir gaye olarak görme bir rüya olarak tanımla.
Yani çıkmaza girdiğin nokta aslında şu; cennete inanıyorsun lakin ben bu dünyada eziyet çektikten sonra mükafata anlam veremiyorsun. Ancak unutmayalım şeytan insanı Allah'a karşı isyan ettirirken her daim Allah hakkında bilmediklerini ona karşı kullanırmış.
Bilseydik zaten sınav çok basit olurdu ve herkes geçerdi. Sana gerçekleri gösteremem ancak senin anlaman gerekir, ancak şunu bir daha tekrarlıyayım bu dünya hayatı bir rüya ile eşdeğerdir. Rüyada çektiğin acılar uyanıncaya kadardır ve seni zerre etkilemez. Senin bunu anlaman gerçekten çok zor, çünkü aslında acı diye bir şey yoktur sadece ruhun daralması olarak nitelendire bilirsin. Bu noktayı iyi anlarsan her şeyin bir sınav olduğunu kavrarsın.
Ruhun daralır ve sonra tekrar genişler, yaşam boyunca bu kendini sürekli bir döngü şeklinde yineler. Bu süreç sonunda da büyük bir genişlemeyle birlikte ufkunun bilincinin ötesine geçersin. İşte zaten sabretmenin mükafatını kendin elde etmiş olursun, yoksa kimse sana acı çek sonra ödül vereyim demiyor. Başta belirttiğim gibi bizim için sadece 2 yol vardır, karamsarlık ve iyi niyet. İntihar eden birisi neden cehenneme gider biliyor musun. Çünkü hayatına karamsarlıkla son vermiştir, yani kendi varoluş hükmünü yok oluşta bulmak istemiştir. Bu halde ölen birisi kendi bilincini yokluk üstüne kurmak için uğraştığı için kendi yokluğunu planlamıştır, ancak yokluk diye bir şey olmadığı için ruh bilinç olarak büyük bir daralma yaşar ve bir bakıma kendi cehennemini yaratmış olur. Gördüklerimiz yaşadıklarımız bizleri daha da güçlendirmeli hayata daha da sıkı sarılmalıyız aksi halde geçmiş ile geçmişte kalan şeyler ile bir hayal ile boğuşup dururuz.
Sana bu hususlarda sayısız örnek veririm. En basiti geçmişte olan şeyleri düşünerek o anı bir daha yaşıyorsun ve kendini bir daha dehlize sokuyorsun. Geçmiş şuan var mı? Yada şuan olan nedir? Sadece bilincinde ne yaşadığın önemlidir. Peki insanlar korku dolu bir hayat yaşamak istememelerine rağmen neden korku filmi izleyip korkmak isterler? İnan, bizlere eziyet çektiren yoktur ancak bizler nefislerimize eziyet ediyoruz. Bizler bu ufak şeyleri bilip düşüne biliyorsak Allah'ın bilgisi ve hükmü yanlış olamaz.
Son olarak bilmediğin farklı şeyler söyleyeceğim. Senin başına bir şey geliyorsa emin ol kimse zorla bir şey vermiyor. Sen yaşaman gerekeni istiyorsun ve bu gerçekleşiyor. Sana zor görünen şey aslında bilincinin istediği ancak nefsine zor gelendir ve bunu anlayamadığın için de çelişkiye düşüyorsun. Hani derler ya bazen, ağzımız farklı söyler yüreğimiz farklı. Ancak ruhun bilgeliği için dünyada yaşanan olaylar önemsiz şeylerdir çünkü sonsuzluktan gelen bir bilgelik hakimdir. Bundan dolayı ruh beden için mükemmel olanı değil kendisi için mükemmel olan yolu seçer ve bu seçimlerinden insan kalbinin bile haberi olmaz çoğu zaman.
Gidip uyuyayım, şöyle korkunç bir rüya görsem ne macera olur ama.