Kendini boşlukta gibi hissediyorsun çünkü boş şeyler düşünüyorsun, cebin dolu iken sende dolu oluyorsun, cebin boş iken sende boş oluyorsun çünkü sadece ileriyi düşünüyorsun ya şuan?
Bir filmi izlerken her 25 kareyi 1 an olarak görüyorsun ama parçaları göremiyorsun, her saniyeni 1000 e böl ve her anı izle. Her ne kadar gelecekte yaşadığın izlemini elde etsen de aslında hem geçmiş hemde gelecekte yaşıyorsun aynı anda. Beyaz ışığın prizmadan farklı renklere ayrıldığı gibi, beyninde senin ruhundan gelen nuru dağıtır.
Aslında öyle olması icap ediyor fakat gerekli ve yeterli bilgiye "sahip" olmadığın içinde beynine akan bilgileri hayatta daha önce hiç görmediğin için kıyaslama yapamıyorsun boş bilgi olarak es geçiyorsun ve puzzle bir görüntü vermiyor. Şuan bir şeylerin farkına varmaya çalışıyorsun ama ne olduğunu bilmediğin içinde bir bilene sormak istiyorsun. Doğru yoldasın aslında herkesin "sahip" olmadığı bir yeteneğin var ancak işi sonuna kadar götürmelisin yoksa boşa sıkılmış olacaksın beynine köle olarak kalacaksın hemde sonsuza kadar.
Aslında değersiz bir metal parçası olan ve ona değer veren insanoğlu altını bulmak için nice zahmetlere göğüs gerer. Ancak insan kendi değerini hiç bir zaman bilemez görmezden gelir. Cebinde altın var değerlisin! Cebin boş değersizsin. Çünkü odaklaman gereken gücü sadece altını görünce ortaya çıkartıyorsun. Yani elinde altın varken, kendine vermen gereken değeri ortaya seriyorsun ve izliyorsun bir ayna misali, dolayısıyla mutlu oluyorsun. Lakin altın kaybolduğunda içinde tuttuğun o güç madende yatan altın gibi gizleniyor ve saklı olan şeyin olmadığını varsayarsak yanlış düşünmüş olmayız.
Bundan çıkaracağız ders, yaptığın iş yada işlerden çok sende ortaya çıkardıklarıdır yada başka bir değişle senin neleri keşfettiğin. Altını sen bulsan bile sende olanı kayıp edersen o malın sahibi başkası olur sen değil. Kendini çok küçümsüyor ve bu yüzden kendine dönmüyor ve hep dışarıda arıyorsun hemde ne aradığını bile bilmeden.
Hadi bakalım buda benden olsun bu saatte. Bu saatte yazdım ama bizim saatimiz, yarın izleyecekler geç kalmış olacak, bu zaman bizim zamanımız boşa geçen her mili saniye pişmanlık demektir.
http://www.youtube.com/watch?v=IOGJssKo8C8
Yorumunuz için teşekkürler. Üşenmeyip uzun uzun yazmışsınız.
Daima ileriyi düşündüğüm doğrudur. Çünkü henüz gencim ve ileriye dönük atacağım en önemli adımları şu an için atacak güce sahibim. İleride bu güce sahip olmayabilirim. O yüzden daima ileriye dönük düşünüp o yönde çalışmalar yapıyorum. Tabi yaşadığım anı tamamen önemsemiyor da değilim. Ancak bir kıyaslamaya aldığımız zaman anı yaşamak yerine, ileriye yönelik çalışmalara daha çok ağırlık verdiğimi söyleyebilirim.
Daima ileriyi düşünmem de mesleğimin ve yaşadığım çevrenin de etkisi vardır. İlerleyen zamanlar da hedeflediğim konumlara ulaşabilmem için bazı fedakarlıklar yapmam lazım. Kimse bazı fedakarlıklar yapmadan, belirli bir hedefe ulaşamaz. Bende bu fedakarlığı anı yaşayarak değilde, ileriye dönük çalışmalar yaparak yapıyorum. Ve bunları yaparken hiç bir maddi beklenti içerisinde de olmadım.
Yazdıklarınıza katılıyorum. İnsanların düşündüklerinden çok daha fazlası olduklarını, ancak sahip oldukları bu gücün farkında olmadıklarını düşünüyorum. Ancak sizin belirttiğiniz gibi , kendime hiç bir zaman sahip olduklarıma göre değer biçmedim. Aynı şekilde kendimi hiç bir zaman küçümsemedim çünkü bütün zorluklarla başa çıkacak gücü kendim de hep gördüm. Başarısızlıklarımı dahi tecrübe sayıp, özgüvenimden ve kişiliğimden ödün vermedim.
BAROFF nickli arkadaşın dediği gibi sanırım hayatım biraz rutine bağlamış. Artık buna düzenli bir yaşam mı denir, monoton bir yaşam mı denir orasını bilemiyorum
Rutine bağlanmış hayatınız bence refleksle alakası yok bunların.