Ben bu işte, sattıkların ürün özellikleri kısmına hiç girmeyeceğim. Daha farklı bir açıdan bakıyorum bu ve benzeri oluşumlara.

Bence böyle sistemler, içlerine dahil olanların en yakın arkadaşlarını, akrabalarını hedef alması bakımından bile insanı tiksindiriyor.

Bilmemkaçyüzlirayı çat veriyorsun ve bu kapıdan içeri giriyorsun. Hedefin öncelikle verdiğin parayı geri almak ve çok daha fazlasını kazanmak. Gözün başka bir şey görmüyor. Nasıl görsün ki? Toplantılarında vermişler gazı. Öyle bir şekilde empoze edilmiş ki, aslında bu sisteme giren arkadaşlarını, dostlarını falan kurtaracağına inandırmışsın kendini. Reddedenler bir tür enayi.

"Salak bunlar. Nasıl girmezler böyle karlı bir sisteme." diye düşünüyorsun kendi kendine. Oysa sen yanlarından gittikten sonra, arkandan konuştukları gösteriyor ki; bir insan için en değerli olan şeylerden birini kaybediyorsun. artık güvenilirliğin yerlerde geziniyor.

Anca kendin gibi insanlar varsa çevrende onlar katılıyor sana. Yani dostlarının sırtından para kazanmaya "girişimcilik" adı verenler.

Peki dostla alışveriş yapılmaz mı? Yapılır tabi ama böylesi biraz garip kaçıyor. Ederinden 10 kat fazla paraya bir ürünü satacaksın ve aslında o üründen değil, dostunun üyeliğinden para kazanacaksın.

Kusura bakmayın ama öyle dost düşman başına.

Umarım yazım biraz sert kaçmamıştır. Amacım kimsenin canını sıkmak falan değil. Lakin unutulmamalı ki; Tamahkar ile sahtekar çok iyi anlaşır.