Marka kanunu Türkiye de hala kanun hükmünde kararname ile gidiyor.
Ama marka tescil felsefesi domain tescil felsefesi ile aynı değildir.
İlk gelen alır mantığının şartlartı vardır.
Markanın yaratıcılık değeri, özgünlük değeri, bilinirlik gücü, ve ticari faaliyeti uygun olduğu zaman ilk gelen alır kuralı geçerlidir.
Siz dünyada çok yaygın bir markayı tescil ederseniz iyi bir avukatla elinizden alırlar.
Çünkü MARKA TESCİLİ GÜÇLÜYÜ GÜÇSÜZE KARŞI KORUR.
Çünkü marka tescilinde amaç güçlü markayı korumaktır.
Güçsüz marka ise sadece yaratıcılık ve özgünlük değeri olduğu sürece korunur.
Yani siz fly emirates'i şimdi tescil etmeye kalksanız ya tesciliniz reddedilir ya da mahkeme sürecinde bir iki celsede kaybedersiniz.

Sen domaini ve tescili aldığın anda tescil alanına uygun bir şirket kurup ticari faaliyet yapman lazım. Yoksa markayı ticari faaliyet için değil çıkar amaçlı olduğunu hemen ispat edip elinden alabilirler. Markanın sana ait bir yaratıcı değeri yoksa çok reklam veren çok bilinen firma elinden alır. Mesela sen turkcell kurulmadan önce turkcell diye telekomünikasyon şirketi kurup tescil alsan karşındaki şirket güçlü de olsa marka tescili seni korur çünkü ilk yaratıcılık sende.

Bir arkadaş gmail i örnek göstermiş. Orada yaratıcılık hakkı Alman adamın elinde. Çünkü gmail sadece google mail değil, german mail anlamına da gelebilecek bir alan adı. O yüzden alman mahkemesi yerel markayı korumayı tercih etti. Ama Sen Türkiye de gmail diye gmail hizmete başlayıp 10 milyon üyeye ulaştığında tescil etmeye kalksan elinden alırlar.

Ama adamlar fly emirates diye şirket kurup 40 ülkeye uçarlarken sen fly emirates diye taşımacılık alanında tescil alırsan kötü niyetten markanı iptal ettirirler. Sen de domaini korumak için flyemirates.com.tr diye bir dubaiye özel arkadaşlık sitesi kurabilirsin ve internet hizmetleri alanında tescil edebilirsin. O zaman domaini almak için sana para ödemek zorunda kalırlar çünkü ayrı sınıflarda tescil var.

Ama çıkıp tanınmış bir bankanın ismi ile onlar Türkiye de tescil almadılar diye 36. sınıfta tescil almaya kalkarsan reddedilirsin. Ha dümbelek bir marka uzmanına denk geldin kabul edildi diyelim, itirazda kesin gider. En kötü ihtimalle mahkemeye alırlar.

Ama denemekten zarar gelmez. Çünkü bu tarz işler de şöyle bir mantık vardır.
Marka tescil uzmanları tutarsız hareket ediyorlar bir marka uzmanının kendi içinde bile tutarlılığı yok. Eşiyle kavga ettiyse keyfi yerinde değilse herşeyi reddederler. Yok keyiflilerse olmayacak markalara onay verirler. Aptalca bir iş yapıp uzmanın biri markanızı kabul etse Bu banka Türkiye'de faaliyet göstermek aklına gelene kadar itiraz etmek aklına gelmez.

İtiraz süreçleri vakit alır, itiraz edilecek, kurulda görüşülecek, kurulun kararı lehte ya da aleyhte de olsa sen veya onlar işi mahkemeye taşıyacak ve yürütmeyi durdurma kararı çıkaracak. Mahkeme bilirkişi atayacak vs... 3-5 aylık süreç...
Bir banka 3-5 ay boyunca iş yapamadığında 3-5 ay kar edemez. 3-5 ay rakiplerinin gerisinde kalır.
Bu nedenle mahkeme ile her türlü alacaklarını bilseler de o bir kaç ayı kaybetmemek için parasıyla satın alma yoluna gidebilirler

Amma yazdım )))