Bir ilave daha yapmak istiyorum;
Facebook'un yeni sistem/algoritma mantığını anlamak ve çözmek çok zor değil. Basit bir kullanıcı olarak düşünün. Facebook artık büyük oranda mobil kullanılmaya başlandı ve insanlar ilgi alanlarına giren kişisel bilgileri almak için, arkadaşlarıyla sohbet edip çektiği fotoğraf/videoları yayınlamak için Facebook'u çok daha sık kullanmaya başladı. Facebook sayfa kullanımlarının artması, haber sitelerini özellikle yoğun kullanması üzerine kullanıcıların ilgi alanlarına giren bilgiye en hızlı ve en kısa yoldan nasıl ulaşması gerektiğine biraz kafa yordu sadece. Bunun sonucunda da "timeline" ismini verdiği anasayfasında kişiselleştirilmiş uygulamalara soyundu. Şimdi siz elbette sayfanıza ait bir gönderiyi milyonlarca kişinin görmesini istersiniz. Bu güzel bir sonuçtur sizin için. Mantık olarak ne kadar çok kişi görürse o kadar çok kişi tıklar basit bir mantıktır.

Ancak internette veri madenciliği için Google başta olmak üzere bir çok teknoloji şirketi milyonlarca dolar para harcıyor, üst düzey mühendislerle çalışıp kişilerin ilgi alanlarına girmek için algoritma geliştirmeleri üzerine ellerinden geleni yapıyorlar. Hatta bunu günümüzde alışveriş siteleri, fırsat siteleri hatta GSM operatörlerini de dahil edersek, artık kişiye özel veriyi direkt kişiye sunmak, ilgi alanına giren konuda ona en hızlı bilgiyi önüne koyabilmek şirketlerin en büyük amacı. Bu durumdan asla ama asla taviz verilmez. (örn. avea'nın yeni reklamı)

Peki bunun sonucunda ne olur;
Örnek olarak; Facebook'ta 2 milyon kişinin takip ettiği futbol ile ilgili sayfanızın gönderileri sizin sayfanız ile alakasız olan kişilere gösterilmeyeceği için (özellikle sayfayı beğenenlerin yeniden paylaştığı gönderilerden bahsediyorum) eskisi gibi yüzbinlerce gösterim almaz ve binlerce tıklama almazsınız. Fakat, gönderinizi alakasız yüzbinlerce kişinin görüp tıklaması mı daha önemli, yoksa gönderiniz ile tamamen alakalı olan binlerce kişinin görüp yüzlecesinin tıklaması mı? Bence ikincisi. Çünkü gönderiniz kişinin ilgi alanına girdiği için daha fazla önemseyecek ve daha fazla bilgi almak için okuyacaktır. Eğer gönderi bir web sitesi bağlantısı ise bu sefer web sitenize de daha büyük ilgi gösterecektir o kişi. Dolayısıyla reklamlara tıkladığında da bilinçli olacağı için sizin reklam (adsense) kalitenizi de yukarı çekecektir. Bugün Türkiye'de TBM'lerin düşük olmasının başlıca sebebi de zaten kalitesiz reklam veren ve kalitesiz kullanıcı. Çünkü çok fazla spam yapılıyor, rastgele reklam tıklatmaları üst seviyede oluyor, reklam veren verim alamıyor dolayısıyla fazla reklam vermiyor ya da verse bile düşük TBM'lerden ihalelere giriyorlar, dolayısıyla ne oluyor az kazanıyoruz.

Okyanusta küçük bir su damlası gibi gözükse de 1 ziyaretçinin kaliteli olması, zamanla bu gelirlere de yansıyacaktır. Ben şahsen siteme yönlenen binlerce kişinin yüzlerce tıklamasıyla 10 TL kazanacağıma, 10 kişinin tıklamasıyla 10 TL kazanmayı tercih ederim. Bu hem benim siteme yönlenen kullanıcının kalitesinin yüksek olduğunu gösterir, hem de adsense'den sabah uyandığımda banlanmış olurmuyum endişesini kaldırır. (Bildiğiniz üzere facebook üzerinden kapanan adsense hesaplarının çoğu geçersiz tıklama. Spam yapanlar, örneğin edebiyat sayfasında komedi linki paylaşanlar vb. sıklıkla karşılaştıkları sonuç)

Yurtdışı sayfa/web sitesi/adsense üçleminde de durum aynı. TBM'ler yurtdışında 0,70 - 0,80 TL civarında gezerken, neden her tıklayan ortalama 1 TL reklam geliri bırakmasınki... TBM'leri düşüren birazda facebooktan gelen kalitesiz alakasız ve o reklam ile ilgisiz kullanıcı, dolayısıyla yanlış tıklamalar. Bilenler bilirler, google arama sonuçlarından gelip siteye ulaşan ve reklama tıklayan kullanıcının bıraktığı gelir, facebooktan siteye girip reklama tıklayan kullanıcının bıraktığı gelirden çok çok daha farklıdır. Neden artık eşit olmasın?