Bu mesajımı arkadaşınıza okutun mümkünse.
Risale-i Nur okuması direk en etkili yöntemdir. Dikkat edin. Nurculara gitsin demiyorum, risale satın alsın demiyorum(internetten indirebilir), cemaate girsin demiyorum. Yani amacımın sadece Allah rızası olduğu anlaşılıyordur umarım.
Risale-i Nur nurcuların kendi zimmetindeki bir eser değildir. Hatta kendi müellifinin bile Risale-i Nur benim malım değildir gibi ifadeleri var çoğu yerde. Risale-i Nur anlatan birisinden dinlemek yerine kendi okuması çok daha tesirlidir. Çünkü anlatan belki kendisinden birşeyler katıp manayı bozabilir. Anlatmak olmaz demiyorum bakın kendisi okuması daha önemli diyorum.
Risale-i Nur'u okuduğumda anlayamıyorum diye bir şikayet varsa buna şöyle cevap verilir. Her ilmin kendine has bir dili vardır. Bu ilmi alabilmek için kendine has terimlerinin bilinmesi gerekir. Mesela doktorluğun kendine has terimleri, bir dili vardır. Veya biz bilgisayarcıyız bakın. 2 bilgisayarcı konuşurken, bilgisayardan anlamayan 3. kişi pek birşey anlamaz. Aynen bu şekilde iman ilmini alabilmek için de Risale-i Nur'un dilini öğrenmek gerekir. Peki nasıl öğreneceğiz derseniz. Osmanlıca-Türkçe sözlüğe bile gerek yok. Risale-i Nur'da birçok yerde kelimenin anlamı sonraki cümlelerde anlatılmaktadır. Sadece yapılması gereken zaman harcayıp okumaktır. Risale-i Nur'un günümüz Türkçe'sine çevrilmiş hali falan Risale-i Nur'un suyunun suyudur. Kesinlikle o derin manaları kavramaya yeterli değil. Direk orjinalini okuması gerekir.
Bir kitabın çevirisi hiçbir zaman aslını muhafaza edemez. Türkçe bir şiir düşünün bunu İngilizceye çevirdiğinizde manayı ve kafiyeyi aynen aktarmak mümkün olmadığını herkes kabul eder. İşte bunun gibi Risale-i Nur'un günümüz Türkçe'sine çevrilmiş hali Risale-i Nur değildir. Aynen bu örneğimizden devam edersek Kur'an-ı Kerim'in Türkçe'si de aslının yerine geçemez. Her asırda gelen insanlara hitap eden, Allah kelamı bir mucizeden bahsediyoruz. Başka hiçbir kitap Kur'an yerine okunamaz. Arapça öğrenmek dahi Kur'an`ı anlamaya tek başına yetemeyeceğine göre Kur'an`ı anlamış insanların eserlerinden yardım almamız gerekir. Yani tefsirleri okumak gerekir. Tabiki Kur'an`ın Türkçe'si de okunabilir ancak bunun Kur'an`ın suyunun suyu olduğu unutulmamalıdır.
Tefsir okumak lazım dedik. Peki neden Risale-i Nur okuyun diyorum?(Risale-i Nur da bir tefsir) Bu asırda insanlar birşeye inanmak için akla mantığa uygun olmasını istiyorlar. İşte Risale-i Nur tam da bu asra uygun, akla mantığa uygun ispatlarla dini konuları anlatıyor. Kaynağı tabiki Kur'an-ı Kerim. Birçok mevzunun başında önce ayeti verip daha sonra tefsiri yaptığını görürsünüz zaten. Risale-i Nur'dan önce yazılmış tefsirlerde bu asra bu kadar hitap eden, akla mantığa uygun açıklamalar yok. Mesela haşir(öldükten sonra dirilme) meselesinde İbn-i Sina gibi bir dahi, buna akıl yoluyla gidilmez ancak inanırız demiştir. Risale-i Nur'da haşrin ispatı var.
Bilgi birikimlidir. Eskiden gelen bilgilerden faydalanmak gerekir. Herşeyi yeniden keşfetmemiz mümkün değil. Şuan elimizde bulunan teknoloji yüzyılların bilgi birikimi değil mi? Peki dini konuları akla mantığa uygun şekilde anlatan bir eser var. Biz bundan faydalanmayalım mı? Kafamızdaki soruların cevaplarını tekrar Kur'an içerisinden bulmaya mı çalışalım? Eğer bulabilirsek(!) yine aynı cevaplara ulaşacağız.
Yukarıda arkadaşlar niye risale diyorsunuz Kur'an demeniz gerekir demişler. Bunun sebebi Risale-i Nur'u okumamış olmaları. Risale deyince bir gruplaşma, cemaat, nurcular akıllarına geliyor. Kendileri çok haklı, Risale-i Nur'un adını kullanan ancak kendisiyle özdeşleşmeyen gruplar var. Ancak haksız oldukları kısım Risale-i Nur'u okumadan hakkında konuşmaları.
Risale neymiş, niye Kur'an demiyorsunuz, ben Kur'an`ı okurum anlarım diyen arkadaşlar şunların ispatlarını bana Kur'an`dan, hadislerden bulup getirsin görelim. Başka kimseye sormadan, google'a sormadan, sadece Kur'an`dan veya Türkçe mealinden.
Allah var mıdır?
Hz. Muhammed(s.a.v) onun peygamberi midir?
Kur'an`ın Allah kelamı olduğunu nerden biliyorsunuz? Haşa Hz. Muhammed onu kendisi yazmış olamaz mı?
Ahiret var mıdır?
Melekler var mıdır?
Bunların hepsi ve çok daha fazlasının ispatı Risale-i Nur'da var.