Kur-an'ı Kerim'i bastan sonra TR altyazısıyla dinletin internetten hocam. Ama bu ilk aşama için biraz ağır olabilir, çünkü büyük ihtimal Kur-an okumayı da bilmiyorlar ama Kur-an'ı Kerim'de geçenler kesinlikle etkiler.
Bide şöyle birşey var hocam.
Soru: Hocamız bir dersinde bir ayette geçen "temarav" kelimesinden bahisle şüpheye düşmediler, şüpheye düşer gözüktüler' ibaresini kullandı ve ardından "şüpheye düşmenin normal" olduğunu söyledi. Ancak başka ayette müminlerin "iman ettikten sonra şüpheye düşmedikleri" (lem yertabu) anlatılıyor. Bu ikisi arasındaki denge ve şüphenin iman karşısındaki konumu nedir?
Cevap: Şu ayetten bahsediyor olmalısınız:
Rabbinin hangi nimetinden şüpheye düşersiniz?. فَبِأَيِّ آلَاء رَبِّكَ تَتَمَارَى (Necm 53/55)
Ayet, Allahın nimetleri konusunda şüpheye düşülemeyeceğini göstermektedir.
Şüphe iki türlüdür: Biri, bir araştırma sırasında ortaya çıkan şüphedir ki, kişiyi gerçeğe ulaştırır. Diğeri de gerçek belli olduktan sonra onu kabul etmeyip kendini şüpheye zorlamaktır. İşte bu, kâfirin halidir. Bununla ilgili ayetlerden bir kısmı şöyledir:
Kendilerine o açık ayetler geldikten sonra ayrı düşen ve ihtilaf çıkaranlar gibi olmayın. Böylelerinin payına düşen büyük bir azaptır. O gün nice yüzler ak çıkar, nice yüzler de kararır. Yüzleri kararanlara şöyle denir: Siz inandıktan sonra kâfir mi oldunuz? Öyleyse kâfir olmanıza karşılık, tadın şu azabı! Yüzleri ak çıkanlar ise Allahın ikramı içinde olacaklardır. Onlar o ikramı sürekli göreceklerdir. İşte bunlar Allahın ayetleridir, bunları sana bütün gerçekliği ile okuyoruz. Allah hiç kimseye bir haksızlık yapılmasını istemez. (Al-i İmran 3/105-108)
Umarım yardımcı olursunuz arkadaşlarınıza.
Çok teşekkürler Kendilerine okutacağım