Aşk insanlara özel bir ayrıcalık. Çiftleşmek için duyulan ilgiden öte bir şey değil aslında. Biz bu ilgiyi aşk adı ile anıyoruz ancak çekicilik hissiyatının birleşme için zemin oluşturma çalışmaları işte sonuçta. Bu nedenle amaç gerçekleşince ortadan kayboluyor. Aşık olduğun insana gerçek sevgiyi beslediğin anda gerisi geliyor, yoksa fiyasko. Beraberlik bazen derin bir sevgiye dönüştürülebilir. O zaman yeme de yanında yat! "Aşk da neymiş" dersin. Ama aşk da yaşanmadan beraber olunmuyor işte be kardeşim.
Açılmak kolay değil tabi ama onun da sana ilgisi varsa gözler anlatıyor bir şekilde. Özellikle söylemek istediklerini toplum baskısı nedeniyle doğrudan söyleyemeyen kadınlar gözlerini fazlasıyla kullanır. Uzun bakışlar, gözlerdeki ışıltı, konuşurken elin saça gitmesi gibi istem dışı gelişen vücut dili hareketleri aslında erkeğe cesaret vermek için ipucudur. Bu ipuçlarını elde etmeden harekete geçen erkek hüsrana uğrayabilir.
Eğer karşı tarafın verdiği ipuçları anlaşılamıyorsa riske girmeye değer mi bunu ölçüp tartmak lazım. Reddettiğinde oluşacak durum şu anki durumumdan daha mı iyi olacak? Valla ben yıllar önce bu riske girdim. Başlıkta genelde aşkına açılıp beraber olanlar hayal kırıklıklarını yazmış ancak ben halen hayatta yaptığım en iyi şey olduğunu düşünüyorum. Çünkü çok seviyorum. 23 yıldır.
Yalnız bir noktayı belirtmeden edemeyeceğim. Madem bir ilişkisi olduğunu düşünüyorsun, ne demeye insanların birbirini aldatmasına ön ayak olmaya çalışıyorsun? Bu konuda lütfen emin ol! Adamın yerine koy kendini. Bu biz erkeklere yakışan bir davranış olmaz, delikanlı olalım lütfen. Haydi bakalım.