Angajman kurallarını savaş uçağının düşürülmesi üzerine düşüren Türkiye, dün bir Suriye helikopterini, Hava sahasını ihlal ettiği gerekçesiyle vurdu. Dışişleri Bakanı Bakanı Ahmet Davutoğlunun, ABD Dışişleri Bakanı John Kerrynin daveti üzerine Pariste katıldığı ve Suriyeye ilişkin yeni yol haritasının çizildiği toplantının yankıları sürerken helikopterin Türk savaş uçakları tarafından düşürüldüğünü Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç açıkladı.

Arınç, Bakanlar Kurulu sonrası yaptığı açıklamada şu bilgiyi verdi:
'SURİYE HELİKOPTERİNİ DÜŞÜRDÜK'
Suriyeye ait bir Mi 17 helikopteri sınırımızı, hududumuzu Hatay Yayladağ Güveçci bölgesinde 14.20 de iki kilometre ihlal etmiş, hava savunma unsurları tarafından yapılan ikazlara rağmen ihlal devam etmiştir. 14.25te Malatyadan havalanan iki jetimiz helikopteri füze ile vururarak düşürmüştür. Helikopterin Suriye topraklarına düştüğü tespit edilmiştir. Şu ana kadar pilotlarla ilgili bir bilgiye ulaşılamamıştır. Suriye sınırında 24 saat hava keşif unsurlarımız görev yapmaktadır. Uçağımız düşürüldükten sonra da özellikle Urfa Viranşehirde sürekli taciz ateşleri yapıldığı için angajman kuralları değişmiştir. Dolayısıyla bu açıklamanın ne anlama geldiğini herkes biliyordur.
Arınç, açıklamasında BMnin kimyasal silah raporu ve BDPnin okulları boykot çağrısına ilişkin de şunları da söyledi:
'OLANLAR BİZİ İSYAN NOKTASINA GETİRDİ'
BM raporu bizi yanıltmadı. Şaşırtıcı değil. Hükümet tarafından Şamın banliyösünden atıldığına dair kanıtlar elimizde mevcut. Rusya ile ABD arasında imzalanan protokol inceleniyor. Gelinen nokta tatminden uzaktır. Kimyasal silahların bulunup imhası doğru bir karardır, süreç zamana yayılmıştır. Uygulamasını hep birlikte göreceğiz. Suriyede 120 bin insan ölmüştür bunu Suriye de yalanlamıyor. 110 bin kişi konvansiyonel silahlarla öldürülmüştür. Bu demektirki Suriye rejimi öldürmeye devam edecektir. Balistlik ve konvansiyonel silahlar ellerindedir. Sadece kimyasal silah kullanılmasın demek anlaşılır değil. İnsanlığın anlayacağı bir şey değil. Bu Esadı ödüllendirmek anlamına gelir. Olanlar bizi isyan noktasına getirdi. Biz bize düşeni yapacağız.
YENİ ANGAJMANA GÖRE 'SIFIR TOLERANS'
Angajman kurallarıyla devletler ya da NATO gibi örgütler barış ve silahlı çatışma zamanı, silahlı kuvvetlerinin operasyonlarda ne şekilde davranacağını, hangi durumlara nasıl tepki vereceğini belirliyor.
Türkiye, Suriyeye karşı olan hudut angajman kurallarını 22 Haziran 21012de F-4 savaş uçağı doğu akdenizde düşürüldüğü zaman değiştirdi. Başbakan Tayyip Erdoğan, bu kuralların değiştiğini 26 Haziran 2012de açıkladı. Yeni angajman kuralları gereği, Suriye tarafından sınıra yaklaşan her askeri unsur tehdit olarak değerlendirilip askeri hedef muamelesi görmeye başladı. Yeni angajman kuralları Türkiyenin, Suriye askeri unsurları sınırı geçmese de düşmanca hareket içinde ve güvenlik tehdidi oluşturduğu şeklinde algılanıp sınıra yakın bölgede vurulmalarına olanak sağlar şeklinde yorumlandı.
Değişen angajman kuralları gereği 3 Ekim 2012 tarihinde Suriye tarafından Şanlıurfanın Akçakale ilçesine düşen top mermisi nedeni ile 5 Türk vatandaşı hayatını kaybetmesi üzerine Türkiye anında misilleme olarak Suriyede tespit edilen askeri bölgeleri top atışına tutmuştu.
HER İHLALE KARŞILIK VERİLECEK
Başbakan Tayyip Erdoğan, 26 Haziran 2012deki grup toplantısında angajman kurallarının değiştiğini şöyle açıklamıştı:
Bu saldırının (F-4 savaş uçağımızın düşürülmesi) Suriye tarafından kasıtlı olarak yapıldığına dair bilgilendirme çalışmalarımız devam etmektedir. Buradan tüm dünyaya açık açık şunu ifade ediyorum. Türkiye yerini zamanını ve yöntemini kendisi tayin ederek, bu haksızlığa karşı uluslar arası hukuka dayalı haklarını kullanacak ve gerekli adımları atacaktır. Bu son olay Esed yönetiminin Türkiyenin güvenliğine de açık tehdit haline geldiğini ortaya koymuştur. Artık yeni bir aşamaya geçilmiştir. TSKnın angajman kuralları artık yeni aşamaya göre değişmiştir. Suriyeden Türkiye sınırına yaklaşan her askeri unsur bir tehdit olarak değerlendirilecek ve askeri hedef olarak görülecektir. Buradan Suriye rejiminin bir hata yapmaması ve Türkiye yönetimini sınamaması yönünde uyarıyoruz. Türkiye Cumhuriyeti ne yaptığını da ne yapacağını da gayet iyi bilmektedir. Türkiye olarak elbette savaş çığırtkanlarının tuzağına düşmeyiz. Ancak uluslar arası sularda uçağımıza yapılan saldırı karşısında susacak, tepkisiz kalacak bir ülke değiliz.
Kaynak:
http://www.hurriyet.com.tr/gundem/24723939.asp