Nette olan bir yazıyı ve linkini paylaşıyorum. Bunların hepsi ayak..

içerisndeki argo ve küfürlerden ben sorumlu değilim maksatım aydınlatmak (:

Ayrıca yazı çok komiktir gülmekten karın kaslarınız ağrıya bilir (:

Akşam vakti Facebook hesabıma gelen bir mesajla en derinlere gömdüğüm anılarımdan biri çok fena depreşti. Mesajda,ilkokuldan beri yüzünü görmediğim bir arkadaşım iki yıldır harika bir işte çalıştığını hem çok güzel bir ek gelir elde ettiğini hem de dünyayı bedava dolaştığını ifade ediyor ve beni de bu harika fırsatlardan yararlanmaya davet ediyordu. Amma ve lakin bilmiyordu ki o bahsettiği fırsatlar dünyasının aralık kapısına kadar gidip arkama bakmadan Şener Şen koşuşu ile uzaklaşmıştım.

Fi tarihinde iş bulma amacıyla nerdeyse gazetede internette gördüğüm her ilana balıklama atlıyor, belki güzel bir fırsat çıkar umuduyla telefona saldırıyordum. Derken günün birinde gözüm "İngilizce bilen üniversite öğrencileri aranıyor" gibisinden bir ilana takıldı. Kaybedecek bir şeyim olmadığı için hemen telefon ettim.

Karşımda orta yaşlı bir adamın sıcak sesi vardı. Şivesinden Kayseri ya da Konya taraflarından oldugu belliydi. Adının Osman S. olduğunu belirten bu amca işveren firmanın Amerika merkezli bir gıda firması olduğunu Türkiye'de yeni bir açılıma gittiklerini ve genç, pratik zekalı ve dil bilen yetenekler aradıklarını söylemişti. Ben işin ve firmanın niteliklerini adını sanını öğrenmek amacıyla sorular sordukça adam konuyu değiştiriyor, asla bir pazarlama firması olmadıklarını ve benim sesimden çok etkilendiğini özellikle öğrenci olmamın onlar için büyük bir artı olduğunu söylüyordu. Benimle en yakın zamanda görüşmek istediğini ve aslında çok şanslı oldugumu söyleyen Osman Amca'ya nedenini sordugumda kontenjanlarının sadece 20 kişi oldugunu ve benim arayan 20.kişi oldugumu açıkladı. Ayrıca hemen ardından da "açıkçası siz diğer arayan 19 kişiden de daha potansiyeli olan bir hitabete sahipsiniz" gibisinden yıkama yağlama yapıp, randevu için de İzmir'in lüks otellerinden birinin adını verince üstüne üstlük bir de takım elbise ile gelmemi rica edince "oha noluyor ***" dedim kendi kendime.

Bu telefon konuşmasının ardından önce Fulya'yı aradım.Yazık garibim heyecanlandı bir umutla.Ardından da en yakın arkadaşlarımdan Sezen'i. O da önce şaşırdı sonra "yavrum sakın Herbalife olmasın bu" diye sordu.Ben de "yok canım Herbalife olsa kontenjan belirtmezler hem ne alaka yabancı dil istesinler ki" dedim kendisine.



Ertesi gün gömlek kravat kombinasyonu ile adı geçen lüks otele gittim.Baktım benim gibi 10 15 tane Kurtlar Vadisi Hilton ağbiler var kapının önünde.Derken ağbilerden biriyle göz göze gelip konuşmaya başladık.Konuştuğum ağbi 35 yaşında muhasebecilik yapan bir arkadaştı.Yeni çocuğu olmuş ve ek iş olarak işe başvurmuştu."Herbalife değildir herhalde" lafını duyunca ağbiden oh dedim kesin Herbalife değil,Herbalife olsa bu ağbi kesin anlardı.

Derken omuzlarında laptop çantaları göğüslerinde garip rozetler,gözlerinin altı morarmış Dark City modunda tipler girmeye başladı lobiden içeri."İş için gelenler bizi takip etsin" lafının ardından 20 kişilik kontenjanın küpü kadar insan merdivenlerin ardından akmaya başladı.Ben önce dumur olmuş vaziyette muhasebeci ağbiye bakarken ağbi kulağıma eğilip " sıçtık kesin Herbılcı bunlar" dedi.

Ve aşağı indiğimizde dönülmez herbalın ufkunu gördük.Masabaşında kayıt alan mor gözlü rozetli ablalar ağbileri farkedince arkamıza dönüp çıkmaya çalışmak şöyle dursun masaya doğru itildik.Rozetlilerden biri adımı telefon numaramı ve beni oraya kimin davet ettiğini sordu.Adımı söyledim telefon numarası olarak da 3 sene önce iptal edilen aria hattımı verdim.Osman S. ağbinin de adını verdikten sonra içeriye sokulduk.Bir barkovizyon önünde 8-9 rozetli mor gözlü,etrafta da yaklaşık 10 15 tane ajan smith kılıklı rozetli dolaşıyordu.Tüm bu tiplerin ellerinde de sarı,mavi,kırmızı renkli pet şişelere doldurulmuş sıvılar vardı.Öndekiş tipler de 15 saniyede bir bu sıvılardan içiyorlardı.

Hepsi de eblek eblek sırıtıp salak salak dans hareketleri yaparken muhasebeci ağbi kulağıma "sakın bi şey içme,yarım saat sabredip kaçarız " diye fısıldadı.Ben korku ve salaklık arası bir ifade ile "kafamıza sıçayım ağbi" deyiverdim 10 dakika önce tanıştığım adama.

Önce morgözlülerden biri gelip sunum sırasında kesinlike soru sorulmaması ve dışarı çıkılmaması gerektiğini söyledi.
Derken şov başladı.Shakira ve Beyonce şarkıları eşliğinde adeta Titan saadet zinciri ve Kenan Şeranoğlu havasında bir ağbi gelip şovuna başladı.

Adının Osman Y. (Osman default isim herhalde bunlarda) olduğunu söyleyen morgözlü;ortaokul mezunu olduğunu,tatlıcılık yaptığı sırada Herbalife ile tanıştığını ve geçen ay yepyeni son model bir Mercedes aldığını söyledi barkovizyondaki fotoğrafları eşliğinde.

Kendi şovunu yaptıktan sonra da Herbalife'ın nasıl ortaya çıktığını,gudik tarihini ve ultragudik faaliyetlerini anlattı.Los Angeles Galaxy forması giyen ve dolayısıyla forma reklamı Herbalife olan David Beckham'ın bile onların ürünlerini kullandığını zırvaladı.
İçimden geçen *** etmeye yönelik onlarca soruyla,sormamıza da izin vermeyecekleri için hem susup hem de bu aptallığı nasıl yaptığıma anlam veremezken,Muhasebeci ağbi ile beni bir gülme tuttu.Elimizle yüzümüzü kapayıp gülmemeye çalışırken morgöz tatlıcı Osman tek tek elemanlarını tanıştırmaya başladı bizlere.



Şimdi Victoria'nın nasıl o hale geldiğini daha iyi anlıyorum

Hıdır bilmem neeee diye bağırınca Hıdır ayağa kalkıyor bve şu cümleleri kuruyordu : Adım Hıdır bilmem ne Herbıllayf ailesine geçen sene katıldım,bu süre içerisinde kilomu 10 kilo aşağı kontrol ettim ve bu harika firma sayesinde toplam 850 ytl kazandım..........

...ve Hıdır bunu söyler söylemez alkış,kıyamet,Shakira,Beyonce çalmaya başlıyor sanki Nobel almış da "Hıdır'ın Babasının Bavulu" konuşmasını yapmış gibi alkışlar kopuyordu.Akabinde Titan saadet zinciri modunda "hey hey hey" sesleriyle sıradaki morgöze geçiyordu.
Tüm bunlar olurken morgözler arasında adeta Gaffur pijaması şeklinde bir takım giymiş ve pantolunun paçaları da Kramer pantalolonları gibi kısa kalmış simasını bir aktöre benzettiğim ama adını bir türlü çıkaramadıgım bir tip gözüme çarpıyordu.Sonradan bu adamın Lost'ta Sayid'in karısına işkence yaptığı ve en son olarak da "The Kite Runner"da izlediğim Shaun Toub olduğunu anlayacaktım.


Size yemin ediyorum aynı takım ve aynı surat..aşkolsun Robert Downey..seni de mi kandırdılar..

..ve sıra Shaun Toub'a geldiğinde kendimi gülmemek için zor tutarken adamın " merhaba ben Osman S. aranıza Kayseri'den katılıyorum bu firma sayesinde kilomu 5 kilo yukarı kontrol ettim ve toplam 1500 ytl kazandım" demesiyle gülmek ve ağlamak arası bir his kapladı içimi.Şimdi ben bu adamla mı konuştum derken Beyonce eşliğinde final yapıldı ve tatlıcı Osman Y. bu mükemmel(!) fırsatı paylaşmak isteyenlerin yalnızca X Ytl karşılığı eğitimlere kalabileceğini belirtti.

Muhasebeci ağbi ile kahkahalar eşliğinde mekandan çıkarken,Osmanlara ve rozetlilere hoş olmayan sözler sarfede sarfede otobüs durağına doğru yol aldık."Ağbi haydi ben anlamadım da sen nasıl anlamadın" diye sordugumda ise "Hiç çaktırmadılar ki Herbal olduklarını" cevabını verdi.

Evet gerçekten hiç çaktırmıyorlar Herbal olduklarını.O yüzden isimlerini vermiyorlar.Türlü katakulliye getirip sizi o aptal salona sokup beyninizi yıkamaya çalışıyorlar.Malesef o salonda gördüğüm pek çok insan da bu numarayı yutmuştu.Yakın zamanda bir kaç insanla da tanıştım yakın çevremden bunlara kapılan.Gözlerini altı morarmış ellerinde renkli şişelerle..

Neymiş ürün kilo verdiriyormuş.Efendim ürün tabi ki kilo veririr.10 saniyede bir değil mavi renkli protein dolu sıvıları,sidik için yine kilo verirsiniz...pardon "aşağı kontrol edersiniz"...
Ayrıca ekşisözlük ve benzeri sitelerde okudugum ve etrafımdan edindiğim bilgiler ve biraz da mantık eşliğinde bu ürünlerin aslında yasal uyuşturucular olduklarını keşfedebilirsiniz.Ayriyetten ürünleri bırakır bırakmaz da kilo aldıklarını söyleyen ve Amerika'da şu an Herbalife'dan aldıkları tazminatlarla zengin olan insanlar da mevcut.


İşte Facebook'dan gelen bu mesajla arkadaşımın profiline girip,Osman Y. ve diğer morgözlerle elele kolkola fotoğraflarını görünce en derinlere attığım o kara(sıvıya göre mavi,yeşil,sarı) Pazar günü tekrar gözümün önünde canlandı.

Hayatımın en büyük pişmanlığı yanlış üniversite ve bölüm seçimidir.Onun hemen ardından ise Herbalife için harcadığım o Pazar günü gelir.
Artık bu yalan nasıl kandıgıma mı yanayım,Sezen'in her telefon konuşmamızda "kilomu 5 kilo aşağı kontrol ettim" deyişine mi yanayım....
Siz siz olun yakasında "Kilonu kontrol et,yöntemini benden al" rozetleri ve ellerinde mavi sıvılarla gezen morgözlü tiplerden uzak durun..

*Ah V..... ilkokulda mantıklı akıllı bir çocuktun sen...Ne işin var tatlıcı Osman ile kolkola.

kaynak : http://herbokubilenadam.blogspot.com...g-kontrol.html