Kaynak
Eğilmediler!
Ben eskisinden de kararlı bir şekilde aynı şeyi düşünüyorum; Fenerbahçeye ve Beşiktaşa haksızlık edildi!
Bu okuyacaklarınızdan kesinlikle;
Takımlarımız çok iyi yönetiliyordu. Çok da masumdular.
Dış mihraklar onları uçuruma itti gibi bir anlam çıkarmayın.
Biz neysek takımlarımız da oydu
Ancak 100 yıllık mazileri vardı ve bizimdiler
***
3 Temmuz sabahı, ne oluyor? dedim
O gece bütün televizyonları izledim.
4 Temmuz sabahı bütün gazeteleri okudum
Bir kanaatim oluştu
Bugün 15 Temmuz;
Tahkimden cezaya devam kararı çıktı
Fark etmez;
Benim kanaatim hala değişmedi
***
35 yıldır bir konuda çok dikkatliyimdir
Hani şerbetli gibi bir şey
Toplumda infial uyandıran, faili meçhul bir cinayet varsa ortada;
O dakikada tüm kanallar hep birlikte faili çözmüş(!) ise;
Duracak ve düşüneceksin
Ters köşeye atıyorlardır seni
Bilgi(!) yağıyordur medyanın üstüne
Yağdırılıyordur
Medyanın, polisin araştırıp bulmaya çalışacağı olay, kendiliğinden çözülmüştür(!).
Medya masum olsa dahi kayıtsız kalamaz
Gelen bilgiyi ayıklayarak da olsa yayınlamak zorundadır
Sen duracak ve düşüneceksin!
Siz buna, tecrübe deyin.
1 Mayıs 1977 de ilk tecrübemi edindim.
Uğur Mumcunun öldürüldüğü gün ve sonrasında defalarca sınadım
Türkiye değişti
Egemen güç el değiştirdi
Ama gelenek değişmediğini, Danıştay katliamı kanıtladı
Oralardan kalan bir tecrübe bu
***
3 Temmuzda da aynısı oldu
Birileri, neler oluyor? Diye habersiz dolaşırken;
Birileri, haber bombardımanına tuttular
Tek tek 19 maçta yapılan şikeyi(!) bildiler(!)
Sanıkların haberi yokken, iddianameyi satır, satır okudular
İşte klasik durma ve düşünme zamanıydı
Durdum ve düşündüm
4 Temmuz günü ne düşünüyorsam, bugünde aynısını düşünüyorum
Aradan iki yıl geçti
Binlerce sayfalık iddianameler, savunmalar
Hepsini okudum
Üstüne UEFAnın cezası
Şimdi tahkimin onaması
Fark etmez
Ben eskisinden de kararlı bir şekilde aynı şeyi düşünüyorum;
Fenerbahçeye ve Beşiktaşa haksızlık edildi!
***
Sıra, neden? Ve kim? veya kimler?
Sorularını cevaplamakta
Cevapları tarih verecek
Ben henüz, buldum diyemem
Ancak, fikrim var diyebilirim
***
Gördüğümü yazmakta yarar var:
Fenerbahçe ve Beşiktaş uçuruma itiliyor
Galatasaray, Trabzonspor, Bursaspor, Kayseri ve Kasımpaşa uçuruluyor
İten el, tek değil
İtenlerin birleştiği tek nokta, itmek
itme nedenleri aynı değil
Her biri farklı nedenlerle itiyorlar
Bence kimler itiyor, somut anlatalım anlaşılsın
Anlatacaklarım sadece uzaktan bir bakış ve sadece benim görüşüm
***
Bir:
Pensilvanyanın eli;
Yıllardır Türkiyede gençliği, kendi inandıkları doğrular doğrultusunda yetiştirmek ister
Gezi Parkındaki gençler için;
Bir kere başta, biz onları ihmal etmişiz. Onlar bizim ihmalimizin meydana getirdiği nesillerdir. Der.
Türk gençliğine hakim olabilmek, sporu yönlendirebilmek, özellikle son dönemde, üç büyük kulübe hakim olmaktan geçer.
***
Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş;
Bunlar Dünyada bir tane bile örneği olmayan birçok spor dalında faaliyet gösteren 100 yıllık en büyük mirasımızdırlar
Ortak bir özellikleri vardır
Kurtuluş savaşında yer almışlardır
Cumhuriyetin tarafıdırlar
Spor da söz sahibi olabilmek, gençliği yönetebilmek için;
Bu kulüpleri kontrol altına almak ve köklerinden koparmak lazımdır
Pensilvanyanın kararına, Bütün tabulara dokunduk, Azize dokunmadan olmaz diyen el; En azından itiraz etmez
On yıldır yaşananlara göz atalım
***
Galatasaray;
Teknik iflasın eşiğindedir
Arenanın açılışında, ıslıklara engel olamayan yönetim değişir
Sihirli bir el değer.
Borçları ötelenir, kredi kaynakları açılır
50 bin kişilik, bilmem kaç milyon Euro değerinde stat hediye edilir
Teknenin kaptanı, CEOsu ve etkin taraftar topluluğu kontrol altına alınmıştır
Tekne de rüzgârı arkasına alıp yeni ufuklara yelken açmaktadır
Bugün durum çok parlak gözükse de;
Bence, Galatasarayın doğduğu yer Taksimdir, Beyoğludur
Mecidiyeköyden kopunca yuvasından kopmuştur
Kökleri ile bağları zayıflamıştır
***
Ancak;
100 yıllık bağı koparmak kolay değildir
Başkanını, CEOsunu ve temsilci taraftar topluluğunu yönetenler;
Camianın tamamını yönlendirebileceklerini sanıyorlarsa onlar da yanılacaklardır!
***
Beşiktaşın stadı yıkılıyor,
Korkuyorum
Önce borca sokuldu
Sonra teslim alınmak isteniyor
Karar aşamasında
Ya boynunu eğecek ya da boynu kopartılacak
Direniyor ama sopa yiyor
İki yıldır Avrupaya gidemiyor
Yerinden yurdundan olacak, sahibi değişecek diye korkuyorum
***
Fenerbahçeyi yazmaya gerek yok.
Biliyorsunuz
Bugün, Şükrü Saraçoğlundan ayrılıyorum diyen bir başkan bulsalar 100.000 kişilik stat yaparlar.
Üstüne paraya boğarlar Feneri
Ceza falan da kalmaz
Ama direniyor, diretiyor
***
Sonuç:
Bu yıl Avrupaya;
Galatasaray, Bursaspor, Trabzonspor, Kayseri ve Kasımpaşa gidiyor
Bu Beşli size ne hatırlatıyor?
***
İki:
Rantı paylaşan eller;
İstanbulun en güzel üç yeri bu kulüplerindir.
Bunlar oradan taşınırsa AVMler gelecektir.
İstanbulda bu değerde, başka arsa yoktur...
Likör fabrikası tek başına satılsa üç kuruş ederken, Ali Sami Yennin arsası ile birlikte üç bin kuruş etmiştir
Fenerbahçe Burnu-Kalamış Yat Limanı ve Dolmabahçe ile ilgili projeler, Avrupada fuarlarda gösterilmekte, rant bekleyenler ellerini ovuşturmaktadır
***
Üç:
UEFA-Euroleague- CEVin eli;
Bu eller umulan kadar masum değildir.
Kimse bana UEFA gözünün yaşına bakmaz kuralı uygular masalı anlatmaya kalkmasın!
Gözünüzü kapayın 3 Temmuz öncesi gazeteleri okuyun.
Fenerbahçeden, Beşi bir yerde
Fenerbahçe, beş önemli dalda Şampiyonlar Liginde
Delloitte araştırması; Fenerbahçe Avrupanın en fazla gelir kazanan kulüpleri arasına giren ilk Türk kulübü oldu
Gelirleri incelendiğinde, geçici olmadığı ve o sıralamadan bir daha çıkmayacağı anlaşıldı
***
Yıllardır tüm sporlarda;
Para, Şampiyonlar Ligindedir. Onlar toplar, onlar dağıtır
Şampiyonlar ligi de, 3-5 ülke ve takımın elinde
Pastadan kimseye pay vermek istemezler
***
Fenerbahçe kendi stadını yapmış, hatta salonunu yapmıştır.
Formaları, gişe ve televizyon gelirleri uluslararası seviyeye gelmiştir.
Sponsorlar peşinde koşmaktadır
Taraftarı ise muhteşemdir
Ülkenin de ekonomisi, Avrupanın aksine iyiye gitmektedir
***
Arkasından Beşiktaş ve Galatasarayın hatta diğerlerinin pastadan pay alması kaçınılmazdır
Öncelikle Fenerbahçe, durdurulmalıdır
Avrupa Şampiyonu olduğu sene, Wild cart davetiye-bile verilmemelidir
Böylesi bir şike- teşvik asisti, kendi ülkesi tarafından yapılınca mutlak gol yapılmalıdır
Sadece asiste şut mudur?
Yoksa asiste de katkıları var mıdır? O zaman ile anlaşılacaktır.
***
Tekrar yazmakta yarar var
Bu yazdıklarımdan kesinlikle;
Takımlarımız çok iyi yönetiliyordu. Çok da masumdular.
Dış mihraklar onları uçuruma itti gibi bir anlam çıkarmayın.
Biz neysek takımlarımız da oydu
Ancak 100 yıllık mazileri vardı ve bizimdiler
***
Yazdığım gibi;
Uçuruma itmeye çalışan eller farklıydı
Nedenleri de farklıydı
Tek bir amaçta birleştiler; itmek
Belki planı birlikte yapmadılar
Ama oluşan durum hepsini mutlu etti
--- Kimi, gençlere yön vermek için,
--- Kimi, tabulara dokunuyorum, Azize dokunmadan olmaz dediği için
--- Kimi, O düşerse ben öne geçerim dediği için-oysaki sıra ona gelecek-
--- Kimi, para kazanmak için,
--- Kimi, uçuruma düşsün ben kurtarıcı olayım dediği için,
--- Kimi, uçuruma itenlere şirin gözükmek, gücün yanında yer almak için
Birleştiler
***
Farklı eller, farklı nedenlerle ama hep birlikte; İttiler
Rüzgârı hesap edemediler
Kadıköyün de, Beşiktaş Çarşının da Lodosu meşhurdur
Tersten eser
Çok güçlüdür
Bu takımların arkasında da halkın rüzgârı vardı
Deviremediler
Devirmeyi bir yana bırakın eğemediler