Şöyle kısa bir anektod vereyim;

Alıntı
Kasımpaşaspor yeniden Süper Lig’e yükselmenin yanı sıra süper bir yönetim kurulu oluşturmanın da heyecanını yaşıyor. 2003-04 sezonunda 3. Lig’de, 2004-05 sezonunda ise 2. Lig’de şampiyonluğu yakalayan, 2005-06 sezonunda Bank Asya’da play-off’lara kalmayı başarıp oradan Süper Lig’e çıkan ama çıktığı gibi düşmekten kurtulamayan, sonraki yıl yeniden Süper Lig’e çıkmayı başaran, 2 sene kaldıktan sonra bir kez daha Bank Asya’nın yolunu tutan Kasımpaşaspor, bu yıl yine play-off’lar’da mutlu sona ulaşarak Süper Lig’e çıkmayı başardı.
3 senede 1. lige jet hızı ile çıkan bir takım. Şu var ki; yaklaşık son 5 senedir Rize Spor olsun, Adana Demir Spor olsun playoff'lara yükselirler, çeyrek finale - yarı finale hatta hatta finale kadar gelirler ve elenirler, dön başa derler. Ama güzide kulübümüz Kasımpaşa birden rokete bağladı 3 ligden çat, 1. lige

Bir başka anektod daha;

Alıntı
Hasan Hilmi Öksüz’ün siyasette derin bir geçmişi var. Millî Selamet Partisi, Refah Partisi ve Fazilet Partisi’nde aktif görevler almış. ‘Beyefendi’ diye hitap ettiği Başbakan Erdoğan ile uzun yıllardır arkadaş. 2002’de dönemin Beyoğlu Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın ricasıyla Kasımpaşaspor’da yöneticilik yapmaya başlayan Öksüz, 2004’te başkanlığa oturdu. Onun gelmesiyle de Kasımpaşaspor’un talihi değişti.

Hasan Hilmi Öksüz, Kasımpaşaspor’a büyük katkılar sağladı. Mesela, bazı kesimlerin cami yapılmasına karşı çıktığı Taksim’deki 5 dönümlük arazi şu an otopark olarak işletiliyor. En az 150 araçlık otoparkın geliri 2005’ten beri Kasımpaşaspor’a gidiyor. Öksüz, bir bölümü SGK’ya ait arazi üzerinde bulunan Recep Tayyip Erdoğan Stadı’nın yıllık 570 milyonluk kirasını da yine ikili ilişkileriyle halletmeyi başardı.

Kasımpaşaspor’un geleceği ile ilgili en önemli olay ise kulübe verilmek üzere Millî Emlak Genel Müdürlüğü’nden talep edilen 232 dönümlük arazi. Kulübün bu talebi olumlu karşılandı. Arazinin tescil işlemleri bitti ya da bitmek üzere. Yeni yönetimin Kemerburgaz’daki arazide 6 futbol sahası, yüzme havuzu, kapalı spor salonu, atletizm parkurları, altyapı ile ilgili tesisler yapmayı planladığı gelen haberler arasında. Bu arazide aynı zamanda Türkiye’de hiç olmayan futbol okulu projesinin de hayata geçirilmesi hedefleniyor. 232 dönümlük arazinin geri kalanının ne için kullanılacağını ise zaman gösterecek. F.Bahçe’nin idmanlarını yaptığı Can Bartu Tesisleri’nin 80, G.Saray’ın Florya Metin Oktay Tesisleri’nin 110, Beşiktaş’ın Ümraniye Nevzat Demir Tesisleri’nin 145 dönümlük arazi üzerine kurulduğu düşünüldüğünde 232 dönümlük arazinin ne kadar büyük olduğu daha iyi anlaşılabilir.
Burada da bence sorulması gereken sorular;

1- Nasıl bir ikili ilişkisi var ki stadın kirasını hallediyor?
2- Bugün Fenerbahçe'si olsun, Galatasaray'ı olsun devletten arazi almak isterken dört dolanıyor iken Kasımpaşa Spor'a bu bonkörlük nereden geliyor? FB, GS, BJK bu tür arazileri kendi paraları ile almak zorunda iken bu takıma bahşedilen bu bonkörlüğün parasını kulüp yöneticileri mi karşılıyor? Yoksa halkın vergileri mi karşılıyor?
3- Bahsi geçen yönetim kurulunu oluşturan şahıslar kimlerdir? Siyasi pozisyonları nedir?

Topu topu bu 3 sorunun cevabını araştırırsanız bazı şeyler daha da kafanızda şekillenir diye düşünüyorum. Nikolay Çavuşesku'nun Steau Bükreş'i, Franco'nun Real Madrid'i, Mussoli'nin Lazio'su ve şimdinin Kasımpaşa'sı terazinin aynı kefesinde duruyor benim nazarımda.