ARKaDaS adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Kimse kimsenin efendiliğine laf söylemeyecekse, o zaman benim efendiliğimle ilgili ne bir sorgu yapabilirsin ne de bir sonuç çıkartabilirsin.

Senin tezine göre, bunu yaptığın anda kendi efendiliğini kaybedersin. Tabii eğer mevcut ise.

Bence sen yazdıklarını iyi oku-ma, eğip bükmeden, kıvırıp döndürmeden oku. "Efendilikle alakanız yoksa" sen bu kelimeleri yan yana koyduğun anda hiç bir şekilde anlamını değiştiremezsin. Hoca olmadığını söylemiştin, ama bunları bilmek için hoca olmaya gerek yok. Bak mesela ben ilköğretim mezunuyum.

Lafı uzatmaya gerek yok, herkesin efendiliği kendine. Allah çarşına göre pazar versin.

Anlaşılan o ki; bu yaşından sonra sana güzel bir Türkçe eğitimi de vermek lazım geliyor;

Alıntı
Herkes haddini bilecek, herkes efendiliğini takınacak. Sizlerin küfür ya da hakaretlerine ya da asılsız ithamlarına katlanma zorunluluğumuz yok. Lafınızın ayarını bilmiyorsanız, biz de her lafa uyacak maymuncuk misali laf vardır ayar edecek. O yüzden efendiliği ve saygıyı elden bırakmadan söyleyeceğiniz varsa başımızın üstünde yeriniz var. Efendilikle alakanız yoksa ya hiç laf söylemeyin, ya da söylenilenlerin karşısında aciziyete düşmeyin.
Yazdığım paragraf budur. Şimdi sana cümle cümle açıklayayım bari de hala benim söylemediğim şeyleri, söylemişim gibi yorumlama.


1- Herkes haddini bilecek, herkes efendiliğini takınacak. Sizlerin küfür ya da hakaretlerine ya da asılsız ithamlarına katlanma zorunluluğumuz yok. --> Gayet açık bir cümle, az evvelde vurguladığım üzere sizlerin ne şekilde hayat yaşadığını umursamasam da sizlerin hakir ifadelerine katlanma zorunluluğum yok sözünün bir başka varyasyonudur.

2- Lafınızın ayarını bilmiyorsanız, biz de her lafa uyacak maymuncuk misali laf vardır ayar edecek. --> Hakir ifadeleri marifet olarak görüyorsanız, biz de yetkinliğimizi kullanırız hakaret etmeden de sizi alt etmesini biliriz anlamı içeren bir cümle. (yetkinlik: bir konudaki yeterlilik, uzmanlık anlamına gelir)

3- O yüzden efendiliği ve saygıyı elden bırakmadan söyleyeceğiniz varsa başımızın üstünde yeriniz var. Efendilikle alakanız yoksa ya hiç laf söylemeyin, ya da söylenilenlerin karşısında aciziyete düşmeyin. --> "2-" olarak belirttiğim cümle grubu ile ilintilidir. 2 nolu cümle grubunda vurguladığım ana ifadeyi hedef göstererek "eğer bizim de sizler gibi olmamızı ya da başka şekilde ifadeler kurarak sizlere hitap etmemizi ve tatsızlık doğmasını istemiyorsanız "efendiliği ve saygıyı elden bırakmayın" diye temenni var. Devamında da "bu temenniye rağmen hala benim efendilikle işim olmaz diyorsanız ya hiç bizle muhatap olmayın ve bizimle alakalı bir konuda olsa görüş bildirmeyin. Ya da bizimle muhatap olmak konusunda çok hevesli iseniz alacağınız cevaplar karşısında aciziyete düşmeyin" diyorum.

Şimdi anladın mı ne yazdığımı? Yoksa önce kelime kelime, o da yetmezse harf harf açıklama yoluna mı gideyim?

Mezuniyetin beni ilgilendirmez, karşındaki insanı anlamak için üniversite mezunu olmana lüzum yoktur. Sonuç olarak; bir insan ne anlatırsa anlatsın, ne şekilde anlatırsa anlatsın anlattığı karşıdakinin anlayabildiği kadardır. O yüzden yaradan bir ağız vermiş, iki göz, iki de kulak vermiş. Bir konuş, iki dinle, iyi izle diye.

Daha fazla uzatmanın anlamı yok. Daha da yazdıklarımdan bir şey anlamıyorsan diyecek söz yoktur zaten. Seni de böyle kabul eder, geçer giderim.

Haydi hayırlı geceler, Allah yolunuzu açık etsin. Kimseye hakaret etmeden kendimizi ifade etmenin yollarını bulabilmeliyiz.