Lisedeyken bi arkadaşım vardı, Allah selamet versin. Herkese bi lakap takar, dalga geçerdi, aşağılardı. Biz de nasibimizi aldık kendisinden, sinirden ağlamıştım hatta bi keresinde.
Derken lise bitti, üniversiteler kazanıldı. İl dışına gitti kendisi, bense İstanbul'u tutturmuştum. Şuan bilmiyorum ne halde ama İstanbul'dan uzak bir ilin üniversitesinde, alakasız bir bölümü yalnız başına, arkadaşlarından uzak bir şekilde 2. öğretim olarak okuyor. Ben mezun olduğum zaman da kendisi 2. sınıfa yeni geçmiş olacak sanırım, sınıfta kaldı. Diyeceğim o ki; eden bulur, buluyor.