Hocam saat olayını değilde 100 metre olayını nasıl karşılıyorsunuz? İbadethaneler ile her türlü eğitim faaliyetinin yapıldığı tesislere 100 metre mesafe deniyor. Getirilen 100 metre kuralı, bakkal, market ve büfelere de uygulanacağından sadece İstanbul'da bakkalların %70'inin içki satış ruhsatını kaybedeceği hesaplanıyor.
Geri kalan yüzde otuz için de 2 fem dersanesi 3 okul 2 mescit 5 cami yeter.
yasada var olan işletmelere dokunulmayacağı, bundan sonra açılacak işletmelerin söz konusu olduğundan bahsediliyor. bunun dışında; sonradan açılan işletmelerin yanına dershane açıldığında, hangisinin önce işletme ruhsatı aldığına bakılarak karar verilecek. yani %70inin ruhsatı gitmeyecek.
Lakin burada şöyle de bir konu var, 100mt kuralını aşan eski işletmeciler, ruhsatlarını 2.derece akrabalar dışında kimseye devredemeyecekler.
Bırakın olayı başka biryerlere kaydırmayın.
İlk önce hükümeti alkol yasası konusunda destekliyorum.İçen biride değilim.
Alkol yasası bana göre şöyle olmalı :
1.Alkolunu içeceksen git kapalı mekana veya çocukların görmeyeceği bi yerde iç eyvallah
2.Kimseye sataşmamalı,sataştığı halde para cezası veya farklı yaptırım uygulanmalı
3.Reklamların kaldırması veya internet sitelerinin kapatılması biraz saçma buldum.İçen kişi bunu yine içer engellenemez.Yeni nesile kötü örnek olunmamalı.
4.Sonuçta irade meselesi reklam'ın pek aklın önüne geçmesi mantıklı sayılmaz.
5.Televizyonda reklamlar yasaklanmalı (evet buna katılıyorum.)
Özellikle araba sürerken içilmemeli.İçeceksen direksiyonu içmeyen birine(arkadaşına,abine,babana vs) verebilirsin.Ben sürerim mantığıyla gidersen.Senin için yol yakındır.
Kısacası bu kadar
Varsa arkadaşlar ekleyebilir veya tartışabiliriz.
Araba sürerken içki yasağı zaten vardı, bu yeni bir şey değil. Ya da başkalarına sataşmak zaten ayrı bir yasanın konusu.
Ancak reklam konusu tamamen saçma bir iş. Yurtdışında pek çok ülke yasak uyguluyor diye çıkışıyorlar; lakin benim izlediğim yabancı ne kadar dizi film varsa hepsinde içki sergileniyor. (Özellikle constantine filmini izleyenler bilir

)
Bunun dışında, spor dallarında sponsorluğu almaları + her türlü reklamı kaldırtmaları + herhangi bir etkinliğe sponsor olmayı engellemeleri başlı başına baskıdır. Özellikle efes one love gibi, ülkemize aklınıza bile gelmeyecek grupları getirebilen bir festivali kaldırtacak kadar baskıcıdır.