Diğer ülkelerin belediyeleri dini siyaset yapıp kendi sosyal tesislerinde içki yasağı koymadıkları için tartışmaya gerek yok. Kazanılmış hakların iptalinin yapıldığı bir yasa. Adam dükkanını sattığında içki satış lisansı iptal edilecek. Ve bu lisans kendi sosyal tesislerinde içkiyi yasaklayan bir belediyeden alınacak. Daha doğrusu alınamayacak. Bu herşeyi açıklıyor. Bu işlerine geldiğinde Avrupada da böyle diyen, sonra işlerine gelmediğinde Avrupayı öcü ilan edenlerin samimiyetine güvenmiyoruz. Türkiye'nin bir alkol sorunu yok. Alkol içip rahatsızlık verenler ile ilgili bir sorun varsa bu kişilere özel yasalar çıkartılabilir. Suçun kişiselliği gibi bir ilke vardır. Alkol suç işlemez, kontrolünü kaybedecek kadar alkol alanlar suç işler. Tıpkı arabaların kaza yapmadığı, trafik kurallarına uymayan şoförlerin kaza yaptığı gibi...
Devlet içki içene karışmamalı, amenna. Ben müslüman olarak içki içmem, içene de karışmam. Demokrasi bunu gerektirir, eyvallah. Lakin içkinin reklamını yasaklamak, en azından teşvikini engellemek zorundadır devlet. Benim çocuğum TV'de, gazetede içki içmeye teşvik edilmemeli. Trafik kazası, boşanma, cinayet vb. her türlü pisliğin anası olan içkiyi ne kadar güzel savunuyorsunuz öyle? Gören de adamlar meyve suyu içmeyi yasaklamış sanacak.
Okul ve camiden 100 mt uzak olmak da şehir dışına çıkmak değildir, abartıp kekini kabartmışsın.