Cyberless adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Arkadaşlar mesele gezi parkı o veya bu şu değil. Mesele şu:
Medeni bir şekilde gezi parkı üzerinde yapılacak olan şey her neyse (avm olabilir, askeri eğitim yeri olabilir veya medyada geçen başka şeyler olabilir) bir grup çevreci vatandaşımız dozerle, kepçeyle ağaçların sökülmesine karşı protesto amaçlı parka geldiler. Çadırlarını kurdular, şarkılar söyleyerek kitap okudular, film izlediler. Parkta bunları gayet medeni bir şekilde yaparak protesto ettiler yapılanları. Buna karşılık devlet, polisleri devreye sokarak grubun dağıtılması emrini verdi. Grup yasaya aykırı bir şey yapmadığını, demokratik haklarını kullandıklarını belirterek protestoyu bırakmayacaklarını belirtti. Daha sonra emniyet güçleri çekildiler ve sabah 5'te şafak vakti ansızın harekete geçerek parkta çadırda kalan insanlara tazyikli su, biber gazı sıkmaya başladılar. Biber gazı bugün avrupa'da kimyasal silah olarak geçiyor ve sivillere karşı kullanılması yasalarla yasaklanmış durumda. Avrupalı vatandaşın canı canda benim ülkemdeki vatandaşın canı patlıcan mı? Orantısız güç ve sert müdahaleler karşısında parkta bulunan vatandaşlarımız bir süre sonra siz kendinizi ne sanıyorsunuz, ne yaptığınızı zannediyorsunuz? diyerek haksız yere orantısız güç kullanarak sert müdahalelerde bulunan, üstelik bunu sabahın köründe yapan emniyet güçlerine karşı tepki olarak gösterdiler. Olayların gidişatı işte tamda bundan sonra bambaşka bir boyut kazandı. Emniyet güçleri ile Sivil halk karşı karşıya geldi. Emniyet güçleri aldıkları emir gereği halkı dağıtmak istedi ancak bunu yapmakta kullandıkları metotlar sonucu insan hakları ihlal edildi, vatandaşlarımıza böcek muamelesi yapıldı. Sivil vatandaşlarımız işte bunu sindiremeyerek karşı direnişe geçti. Öğleden sonra sosyal medyada gezi parkında yapılması planlanan düzenleme her neyse artık mahkeme kararıyla iptal edildiği bilgisi çıktı. Aynı saatlerde basına yayın yasağı getirildi. Olayın gezi parkı protestosu boyutundan çıkmasının sebebi, insanlara karşı yapılmış olan insanlık dışı müdahalelerdir. Bu nedenle direniş akşam saatlerinde devam etti ve emniyet güçlerinin daha da taşkınlaşan tavırları sonucunda sorun büyüdü ve artık son geldiği boyut şu: Diktatörlüğe karşı halkın direnişi! Az önce Türk Tabipler birliği yetkilisi halk tv'ye yaptığı açıklamada 700'ün üzerinde yaralanma vakası tespit edildiğini açıkladı. Taksimde 3G bağlantısı kesildi. Medya yayın yasağı ve 3G hizmetinin kesilmesi doğru bir hamle mi? Olayın büyümesinin asıl sebebi halkı böcek gibi gören, halkı ezmek için emniyet güçlerini kullanan diktatör kişilerdir. Halkın direnişi de bu kişileredir.

Umarım açıklayabilmişimdir olan biteni. Gün boyu sosyal medyadan takip ettiğim ve gezi parkında daha sonra taksim ve civarında bulunan arkadaşlarımdan aldığım haberler doğrultusunda olan biten bu şekilde. Sadece biber gazı sıkılması bile emniyet güçlerinin haksız duruma düşmesi için yeterlidir. Plastik mermi kullanmaları da cabası!
...