Yavuz Sultan Selim Osmanlı padişahları içinde hem hayranlık duyduğum hem de gıcık olduğum tek padişahtır.
Öncelikle hayranlığım mutlak iktidarınadır. Güçlü bir liderdir. İyi bir askerdir. Yükselme devrinin tüm padişahları gibi iyi eğitimlidir. Kanuninin muhteşem yüzyılını hazırlayan devleti büyüten, hazineyi dolduran Yavuzdur. Kanuni bile benim gözümde bir miras yedidir. Benim için Osmanlı padişahlarında duraklama devri Yavuz'un ölümü ile başlar.
Gıcık olduğum kısım ise zalim olmasıdır. İktidarını mutlak güç ve sertlik üzerine kurmuştur. Bu kadar muktedir olmasında zalimliğinin acımasızlığının payı nedir bilmiyorum. Ama acımasız insanları sevmem, babam bile olsa...

Kızılbaş meselesi konusunda. Evet Yavuz alevileri kesmiştir. Ve modern Türkiye'de böyle bir köprüye isminin verilmesi uygun değildir benim için de. Yavuz'u Alevileri kestiği için suçlamıyorum. Her olay kendi devrinde değerlendirilir. İmparatorluklar devrini demokratik bir ülkenin insan hakları anlayışı ile değerlendiremezsiniz. Çaldıran'da Yavuz yenilseydi sünni katliamından bahsedilebilirdi. Bugün Suriye'de katliam yapan Esed ailesi de alevi kökenli. O dönemde devletin devamlılığı insan haklarından önemliydi. Zaten insan hakları diye bir şey yoktu. O yüzden Yavuz kendi devrinde herkes ne yapıyorsa onu yapmıştır. Ama bu Yavuz'un yaptığı pek çok şeyin zalimce olduğu gerçeğini değiştirmez. Ve bu zalimlikten ataları zarar gören Cumhuriyet Vatandaşlarının hassasiyetlerinin çiğnenmesi demokratik döneme göre ahlaksızdır. Yavuzun yaptıkları normaldir ama isminin azımsanmayacak kadar çok cumhuriyet vatandaşını rahatsız edeceği bilinerek o köprüye verilmesi tacizdir. Sunni iktidarın alevilere attığı gol, politik bir tacizdir.

Son zamanlardaki sözde insan hakları ve açılım politikalarından Aleviler hiç bir zaman nasip almıyorlar. Rumlarla Ermenilerle ayrılıkçı kürtlerle flört edenler iş aleviler ve cemevlerine gelince asıl karakterlerini gösteriyorlar. Sünni kürte açılım, Alevi Türkmene köprü ismi hediye ediyorlar.