Tek bir şey daha ekleyeyim. Sonuç olarak siz genç arkadaşlarım laflarımı çarpıtmak için canı gönülden çalışıyorsunuz
Arkadaşlar çoğunluğunuz 18-25 yaş grubunda. Bu da demektir ki; hepiniz iyi kötü bir eğitim almışsınızdır. Ortalama hepinizin en kötü ortaokul ya da lise mezunu olduğunuzu göz önüne alırsak bu yaştan sonra siz delikanlılara Türkçe öğretmek zorunda bırakmayın beni lütfen. Lütfen rica ediyorum yazılanları iyi okuyun, iyi anlayın. Sırf laf konuşmak için, beni mat etmeye çalışmak için hamle yapmayın. Daha akıllıca hamleler bekliyorum sizden.
Yukarıda yazdığım cümle mevcut ve koyu olarak vurguladığım alanın Türkçe mealini siz arkadaşlara yapayım. Koyu olarak yazılmış olan cümle bir karşılaştırma cümlesidir. Fenerbahçe ile GS arasındaki transfer yarışında hangisinin daha ağır bastığına, hangisinin istediği futbolcuyu aldığına yönelik karşılaştırmanın yapıldığı ve bu karşılaştırmanın sonunda sonuç cümlesi ile konunun bağlandığı bir cümledir. Kısaca diyor ki; "Fenerbahçe ile GS'nin aynı anda talip olduğu futbolculardan, Fenerbahçe eğer ciddi olarak o futbolcuyu istiyorsa kimseye bırakmaz ve alır. Türk futbol tarihinin hangi döneminde kolay kolay bunun tersi bir vaka görülmemiştir. Örnekleri varsa bile bir elin parmaklarını geçmez".
Umarım bu sefer yazdığımı daha iyi anlamışsınızdır. Kur'an-ı Kerim'in bile ilk ayeti okumakla ilgili.
Okuyun, okuyun ve anlayın. Okuyun ve öğrenin boş kelamlarla ömür tüketmeyin.
Mevlana Celaleddin-i Rûmî 'nin dediği üzere; "Sen ne söylersen söyle, söylediğin, karşındakinin anladığı kadardır." sözünü her seferde doğru çıkartmayın.
Lütfen laf yarışına girmeden evvel derin derin nefes alın verin ve yazılanları iyi okuyup, anlamaya çalışın. Teşekkürler.
18-25 yaş arasında değilim 25den daha büyük yaşım. Üviersite mezunuyum.
Alıntı
Ve lütfen şunu sakın unutmayın; Fenerbahçe istediği her futbolcuyu almıştır. Tarihin hangi döneminde Fenerbahçe'nin ciddi anlamda isteyip de, GS'ın aldığı futbolcu olmuştur acaba? Belki olmuştur ama bir elin parmaklarını geçeceğini hiç ama hiç sanmıyorum.
Yukarıda
koyu yazdığım kısımların cevaplarını örnekli olarak yazmamız neden sizi üstünlük kurma zorunda bıraktı anlamadım. O uzun mesajınızın sadece koyu olarak yazdığım kısmının cevabıydı bunlar. Ben yazdıklarını okudum. Size katıldığım konular var. Fakat ben sadece koyu yazdığım kısmının cevabını yazdım ama bunu anlamadınız. Umarım sizde okumak ile anlamak arasındaki farklılık kavramını iyi çözümlersiniz.
Yinede siz benden büyüksünüz. Haddimi aştıysam hakkınızı helal edin.
Hayırlı günler.
bir bölümü yanlış yazıldı değiştirdim.