Sayın Öğretmenim,
"atanamadım" değil "atamıyorlar" olmalı.

Geçtiğiniz süreçlerin bir kısmını yaşamış biri olarak yazayım:
2009 mezunuyum. Alanım ilköğretim mat. öğretmenliği.
2009'ta sınava girdiğimde 74 puan aldım, bir işe yaramadı. Türkiye'de bu işin zor olacağını anlayınca yurtdışına çıktım, baba parası olmadığı için 1 yıl boyunca olmadık birçok işte çalıştım. Bir taraftan da okudum, olmadı. Süreç sonunda kötüde olsa ana vatana geri dönmenin daha iyi olacağına karar verdim.
Ardından 6 ay kadar köyde kaldım, rahat kafayla daha iyi ders çalışılır diye düşündüm. Baktım bu da olmadı bu sefer ailemin yanına geri döndüm.
2010'da yurtdışında olduğum için bu sınava giremedim.
2011'de köyde verimli ders çalışamadığım için girdiğim sınavdan 72 puan aldım.

Sonrasında bir dershanede öğretmen olarak göreve başladım, yönetim kadrosu iyi olsada haftada 30 saat ders vererek, 54 saat dershanede bulunarak aylık aldığım para 800 TL'ydi. Sömürülmek zoruma gitti ama piyasa buydu. Kırılma noktası benim için buydu.

Başka çıkar yol kalmadığını anlayınca 2. dönem çalıştığım dershaneden ayrıldım, KPSS eğitimi veren bir dershaneye kayıt oldum.
Abartısız yazıyorum, sınava kadar (yaklaşık 6 ay):
Sabah 9, akşam 10 arası genel ihtiyaçlarımı gidermek dışında sadece ders çalıştım.
Dershanede ders varsa oraya, yoksa etüde giderdim. O da olmadı evde ders çalışırdım.
Ztv'nin videolarını indirdim, sesleri videodan ayırdım. Yatarken, yoldayken (yolculuk 30 dk. sürüyordu) bu ses kayıtlarını dinliyordum.
Ardından akıllı bir telefonum oldu, Ztv'nin tarih videolarını dönüştürerek buradan izlemeye başladım (eğitim videolarını tavsiye etmiyorum).
İnternette en çok girdiğim siteler memurlar, wikipedia olmuştu. Facebook'ta ne kadar kpss ile ilgili grup varsa hepsine kayıt oldum. Tarihte, coğrafya'da kodlamaları bu şekilde aklımda tutmaya çalışıyordum.
Sosyal hayat denen bir şey yok, arkadaşlarla buluşma vs. Haklı olarak onlardan isteyerek uzaklaştığımı düşünmeye başlamışlardı.
Kuzenimin nişanına bile giderken ceketimin cebinde çözülecek soru taşıyordum.
Bir türlü kafamın basmadığı vatandaşlık dersinde aynı konunun 7-8 defa dersine girmişimdir. Derste, etüdte, başka hocanın dersinde, başka hocanın etüdünde, arkadaşlarımdan dinlerim.
Şansıma arkadaşlarım da, hocalarımın büyük çoğunluğu da iyiydi. Süreç içerisinde çok faydalarını gördüm.
Dershanede ders esnasında çıt çıkmazdı, herkes öğretmenin ağzından çıkacak en ufak bir tüyoya bakardı.

Çalıştığım kitapları üst üste koyunca belime kadar geliyordu (boy 1.89):


Motivasyonu yüksek tutmak önemli, sloganım zafere giden yolda çekilen çile kutsaldır olmuştu.
İlk tercihime atandım. Darısı sizin de başınıza...

Sonunda mutlu son olsada bu sürecin olumsuz etkilerini hala atlamadım.
Beni kendime getiren tek şey sınıfa girdiğimde o pırıl pırıl öğrencileri görmek.
Ay sonu diğer yaptığım işlere göre daha iyi olan maaşı almak da cabası.