Sistemin kurgusu bu şekilde ve bankalar elbette sitemin işleyişi için en önemli temel taşı. Farkındaysanız bankalar reel ekonomiden kat be kat fazla kazanç sağlıyor ve bunu çarşaf çarşaf duyurmaktan çekinmiyor. Sistem insanlara havuç verip büyük hedefler koyar ve o hedeflere ulaştırmak için borçlandırır. Bugün kim olursa olsun, ne kadar kazanırsa kazansın mutlaka yeni tüketeceği ürünler ve yeni hedefleri olacaktır. Borç daima garantidir. Lütfen insanları borç yaptığı için eleştirmeyin. Daha iyi bir yaşam zaafı sistemin insanı mahkum ettiği en önemli özelliktir. Buna dirayet göstermek çok kolay bir şey değildir. Borçlu insan sistemin varlığı ve verimliliği için ilk şarttır. Sistem bunu yaratmak zorundadır. Aksi halde geleceğe de bırakması gereken kaynakları bugünden tüketemez.
Karımın neden tek taşı olmasın, çocuğumun arkadaşlarında iPhone varsa benimkinde de olacak, dershaneler şarttır, arabamın modeli eskidi, bizim çamaşır makinesi kurutma yapmıyor... ve benzeri bir çok bahane bugün nasıl kanıksandıysa 20 yıl sonra şimdi güldüğümüz bir çok saçma ihtiyacın içine gireceğiz. Kira, elektrik, su, telefon, doğalgaz, 3 tane cep telefonu, adsl, digiturk, kredi kartı, benzin, dershane, cepten tv gibi bir dünya mobil ve internet hizmeti aboneliği .... gibi bugün hayatımıza girmiş ve içinden çıkılmaz hal almış giderlerin yanına bilmem ne parkındaki bank aboneliği, falanca ormandaki oksijen alanı devre kirası, Afrika bilmem ne yöresi doğal besi eti aylık aboneliği, ünlü tanıştırma servisi yıllık ödeneği, 3D oda kirası, bilmem ne plaza VIP yıllık kart bedeli vs vs bugün için saçma ve anlamsız gelen bir çok gider eklenecek. Torunlarımız çocuklarımıza neden ünlü tanıştırma servisi aboneliği yapmadı diye sırt çevirecek. Sistem de bu harcamayı yapmadığı için babaya karşı çocuğu savunup çocuklar için özgürlük alanları üretecek. Ebeveynler de çocuğunu kaybetmemek için köleliğe devam edecek.
Çok mu ütopik? Merak etmeyin, sadece bugün için öyle...