Merhaba arkadaşlar uzun süredir tedavi olmaktayım ve artık iyiyim diyebilirim.
Konuyu uzatmak istemiyorum kişisel araştırmalarım ve önerilerim dahilinde bu konu da bir kaç görüş bildirmek istiyorum.

not: konu içersinde kesinlikle ilaç adı verilmeyecektir.
lütfen ilaç adı ve evet aynı problem ben de var x ilacını kullanıyorum gibi yorumlardan kaçınmanızı öneriyorum.

insanların yaşadıkları tecrübeleri ve başından geçenlerini paylaşmaları çok güzel fakat unutmayınız ki paylaştıklarınız içersinden kendine teşhis koyabilecek bir çok insan bulunmakta o sebepten ötürü anlattıklarımızı daha dikkatli bir biçimde paylaşırsak eminim daha güzel sonuçlarla karşılaşabiliriz.

soru: internet üzerinden epey araştırdım sanırım benim panik atak rahatsızlığım var?
cevap: sana psikiyatr veya psikolog harici hiç kimse teşhis koyamaz ve ilaç önerisinde bulunamaz(psikologların ilaç verme ehliyetleri yoktur)

soru: arkadaşım benim yaşadığım durumunların aynısını yaşamış o x antidepresanını kullanıyor bende kullanmalı mıyım?
cevap: teşhis konulmadan kesinlikle hiç bir ilacı kullanmamalısın

soru: antidepresanlar bağımlılık yapar diyorlar?
cevap: yeni nesil antidepresanların hiç biri kesinlikle bağımlılık yapmaz fakat ilacı kullanman gereken süre zarfından erken bırakmaya kalkarsan tedavin tamamlanmadığı için kendini psikolojik olarak bağımlı hissedebilirsin. unutma ki antidepresanlar dozajları düşürülerek bırakılır ve düşük dozajlarla başlanır.

soru: antidepresan kullanan insanlar yaşamlarını bitkisel hayata çevirdiklerini söylediler bu doğru mu?
cevap: hiç bir antidepresan insanları sosyal hayattan asosyal hayata sürüklemez, günümüzde psikolojik sorunlar için seçici serotonin geri alım inhibitörü türü ilaçlar kullanılmaktadır yani anlaşılacak bir dil ile beyinde eksilen serotonin seviyesini arttırmak için kullanılırlar. keşke dışarıdan doğrudan serotonin alınabilseydi fakat böyle bir şey mümkün değildir, serotonin seviyesini arttırmak için antidepresanların içersinde; Sertralin, Sitalopram, Fluoksetin, Paroksetin, Fluvoksamin gibi etken maddeler vardır(kullandığın antidepresan üzerinde bu etken maddeleri görebilirsin.)

soru: peki bu insanlar neden sürekli uyuduklarından ya da uyku bozukluklarından bahsediyorlar?
cevap: antideprasanların yanında ek olarak verilen sakinleştirici-uyarıcı ilaçlar nedeniyle bu durumdalar ve bu tür sakinleştirici ilaçların düşük düzeyde de olsa bağımlılık durumları olabilir.

soru: panik bozukluk rahatsızlığım yaşam kalitemi sıfıra indirdi artık yaşama umudum bitmek üzere ne yapmalıyım?
cevap: öncelikle internette sürekli tedavi yöntemleri araştırmaktan vazgeçebilirsin, araştırdıkların seni korkutabilir ve yaşam kaliteni daha da düşürebilir. psikolog veya psikiyatra gitmelisin.

soru: hayatımda aspirinden başka ilaç kullanmadım antidepresan kullanmak istemiyorum.
cevap: psikologlar tarafından terapi tedavisi ile bu durumu çözebilirsin.

soru: bundan x ay/x yıl önce çok mutlu ve huzurluydum artık tamamen bitmiş durumdayım eskisi gibi olacak mı?
cevap: teşhisi konulan ve tedavisi biten rahatsızlığından sonra bu hallerine güleceksin ciddi miyim? evet ciddiyim, inan bu durum geçecek.

"Kötü bir döneme girdiğinde ve herşey sana karşı gibi göründüğünde, Bir dakika bile dayanamayacakmışsın gibi geldiğinde ”sakın pes etme”, Çünkü işte orası gidişatın değişeceği yer ve zamandır... -Mevlana"

soru: kullandığım ilacın prospektüsünü okudum ve ilacı kullanmayı bıraktım
cevap: ben hayatımda hiç bir prospektüsün korkutucu olmadığını görmedim.
korku filmlerinden bile daha korkunç prospektüsler okudum, bunların sebebi ilaç firmalarının en ufak bir risk dahi olsa bu riski üstlenmeme sebeplerinden olabileceğini düşünüyorum.

anksiyete bozukluğu teşhisi konan sevgili dost, internette yazan anksiyete bozukluğu ile ilgili hiçbir teşhise inanma. burada yazanların çoğu da zaten senin gibi anksiyete bozukluğu olan insanlar. rahatsızlığın zaten başlı başına bir düşünce bozukluğu olduğu için daha sağlıksız düşünceler üretebiliyorsun. korkma, hatalı düşünce hiçbir düşüncen olmamasından daha iyi, daha da iyisi ne biliyor musun, sahip olduğunu sandığın hiçbir hastalık yok. kalpte problem yok, kanser değilsin, karaciğerin iflas etmiyor, beyninde tümörün yok. ama sen internete girip araştırmalara başladığında anksiyete hastalarının yazdıklarını okursan anksiyeteni tetiklersin. bugüne kadar gittiğim bütün doktorların bana internette araştırma yapmayı yasakladığını biliyor muydun? bu bozukluğa sahip insanların yorumuyla anksiyetenin ne olduğunu anlayamazsın, git bir psikiyatrla konuş, işi bilen adam/kadınlarla konuş. internet bir tıp merkezi değil bunu kabullen.