Benim de başıma benzeri gelmişti.
Böbrek taşı teşhisi koydular ve ameliyat dediler. Ameliyattan önce anestezi için uygunmusunuz diye bir doktorun yanına gidiyorsunuz.

Ben de baya bekledim sırada, yine bir devlet hastanesi.
Neyse sonunda girdim odaya kadın oturuyor koltugunda beni de bu hasta yatakları var ya, oraya oturttu.

- Aç ağzını
+ Burdan mı, nasıl açsam görürsünüz ki?
dedim ve açtım ağzımı ama baya aralık var doktorla aramızda.

Bir şeyler yazdı kağıda.

- Hiç kulak burun boğaz'a gittin mi
diye sordu. Eyvah dedim bir hastalık daha mı var içten içe...
+ Hayır, gitmedim. Bir sorun mu gözüküyor?
- Kulak burun boğaza gitseydin sana ağzını nasıl açmanı gerektiğini öğretirlerdi. 5 Yaşındaki çocuklar bile biliyor nasıl açacaklarını.

23 yaşında insanım bu hakaret gençlik de olduğundan hoşuma gitmedi tabi.

+ Hoş bir konuşma tarzınız yok, siz de 30 yaşında hanımefendi olmuşsunuz ama insanlarla nasıl konuşacağınızı bilmiyorsunuz.

dedim. Kadın anca o yaşlardaydı.

- Benle böyle konuşma yırtarım kağıtlarını ameliyat falan olamazsın.
dedi.
+ Yırtarsan yırt, ben istediğim yerde ameliyat olurum.
dedim.

kadın kağıtları yırttı. bir sürü kağıt vardı kan testi o testi bu testi. hepsini yırttı.

+ kağıtlarımı alabilir miyim hakkımı aracağım. o iş öyle basit değil
- vermiyorum kağıtları çık odadan
+ neyi vermiyorsun?

derken başka doktorlar falan girdi sesleri duyup beni sakinleştirmeye çalışıyorlar.

ben de sinirden kendimden geçmişim.
çıkardım benim öğrenci kimliğini ben üniversite okuyan adamım, geri zekalı değilim, o kağıtları alacağım gereken tüm işlemleri de yapacağım hakkında. sen kimsin kağıtları yırtıyorsun falan diye...
ama nasıl yardırıyorum. çok da haklı olduğum bir konu diye...

sonra erkek doktor beni aldı gel genç sakinleş falan dedi beyler, konuşuyor aynı zamanda ağzıma baktı.

dedim bakın siz geldiniz 30 santimetreden bakıyorsunuz, kadın oturduğu yerden baktı, bu mu doktorluk.

o gün de gaziantep'de mi ne bir doktoru öldürmüşlerdi. ondan gerginlermiş. e dedim benim suçum ne. böyle davranılır mı insana. benim yerime bir piskopat olsa ne olacak?

abartmıyorum 2 dakika içinde tüm o ıvır zıvır kağıtların yenisi çıktı getirdiler doktore imzaladı gittim.


hastanede çalışan akrabamız vardı şikayet edelim istersen dedi, şikayet halinde baya kötü oluyormuş onu yapan doktorlar için ama bende zaten ameliyat stresi var uğraşmadım.

doktor olmak zor iş, hakikaten zor iş ama insanları anlamadıktan sonra doktor olmanın bir anlamı yok ki... beni ameliyat yapan doktor yine bir nazik insandı. bir yere gidiyor şuraya gidiyorum hemen gelicem diye söylüyor hastasına. adam her defasında dakikalarca konuşuyor, cep telefonuun verdi sorun olursa ara dedi.

yani çok önyargılı olmamak lazım doktorlara, hakikaten ne adamlar gidiyor kim bilir yanlarına ama sınırı aşarlarsa medeni sınırlar içinde tepki koyulmalı tabi.