Lisedeyken ehliyet sahibi olmayı çok isterdim. Çok kelimesi tanımlamaya yetmeyebilir, geceleri arabayı kaçırır hale gelmiştim ve artık yasal bir şekilde araba kullanabilmem gerekiyordu. En büyük hayallerimden birisiydi ehliyet, araba da bir tutkuydu benim için. 18′ime bastığımda yapacağım ilk iş o olacaktı, ve ben büyük ihtimalle çok mutlu olacaktım.
Büyüdüm, 18 olur olmaz ehliyete yazıldım. Ehliyetimi 3 ay sonra aldım. Artık istediğim gibi araba kullanabiliyordum ama… Bana bir de araba lazımdı. Emanet arabayla istediğim gibi gezemiyordum. Kendi arabamın sorumluluğunu üstlenmeli, bakıma götürmeli, gerektiğinde ufak tefek tamiratını da ben yapmalıydım. Sonraki hedefim belli olmuştu böylece: araba sahibi olmak.
Parantez içinde belirteyim, üniversite gibi bir hayalim olmadı hiçbir zaman. Benim için tamamlanması gereken bir formalite, askerliği 5 aya indirmenin yolu ve CV’ye eklenecek bir detaydan ibaretti. Ortamım olsun, öğrenci evinda makarna yiyeyim gibi hayallerim de yoktu. Şükür, nihayetinde üniversiteli de oldum.
Araba içinse çok çalıştım. Kimi zaman 1 ay izin kullanmadığım oldu, işimi de seviyordum. Yazın sıcağında bilgisayar karşısındaydım. Biriktirdim, karşılığını aldım; ucuz olmayan bir araba alabildim. Araba hayali de tamamdı. Ancak bu hülya da kısa sürdü, Pazar günleri hiçbir işim olmadığı halde ben anahtara, anahtar bana bakar oldu. Halen bir tutkudur araba kullanmak ama, kendisine ulaşamadan önce aldığım eski tad ve hazzı yok artık.
Şimdilerde ise askerlik var en yakın hedefte. “Askerlik bir bitsin, o zaman her şey tamam” diyorum. Askerlik bitince de “hayırlısıyla bir de evlendik mi”, evlilikten sonra da “bir de emekli olursam”, emeklilikten sonra da bu şekilde devam eder gider.
“Dünya madem fânidir, değmiyor alâka-i kalbe.” sözünü hakkelyakin doğrular oldum son günlerde. Gerçekleşmesi için peşinden koştuğum hayallere bir bir ulaşınca onların ne kadar değersiz olduğunu fark ettim. Çok önemliymiş, olmazsa olmazmış gibi gelen şeyler aslında birer algı yanılsaması.
Esasında boş, gereksiz ve ilgi göstermeye değmeyecek bir sürü şey…