DarksPrince adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Nasıl para bastığını anlatan farklı yazıları da mevcut yazarın siz tabloyu yazarın bize anlatmak için basite indirgediği örnekten daha basit görmüşsünüz. Yazar sandalye örneğiyle açıklamış siz bunu tüm gerçeklerle kıyaslayarak değerlendirmişsiniz. Bahsetmek istediği birilerinin illa ki ödeyemeyeceği. Bunun için herkesin evini satacak bir ekonomik krize girilmesine gerek yok diyor. Bana görede sadece yazılanı düşünerek genel tabloyu görmeyerek yazılan bu yorumda saçma. Sadece saatçiler yok demişsiniz gerçekten ilginç bir açıklama olmuş. Tabi düşüncelerinize saygı duyarım.
Hocam bu tarz yazıları yazan adamlar genelde komünist hayat görüşüne sahip adamlar olarak kapitalist sistemin dişlerindeki sivriliklere dikkat çekerler.
Gerçeğin tümünü değil yarısını anlatıp propoganda yaparlar.
Modern ekonomi bu elemanın bahsettiği gibi bir şey değildir.
Bir adaya giren 500 lira üzerinden dönmüyor, o adaya giren çıkan paranın haddi hesabı yok. Bu para bankaların bastığı para değil.

Peki ben sana başka bir şey sordum. Saçma derken onu atlıyorsun. Ekonomide herkes aynı anda kazanamaz. Kazan kazan çok zor bir şeydir. Kapitalist sistem paranın yani ekonomik değerin serbest transferi üzerine kuruludur. Transfer ne demek? Bir yerden başka yere gitmek. Patron sana maaş öderken para mı basıyor? Türkiye'de para basma yetkisi Merkez Bankasına aittir. Patronun cebinden her ay 2000 lira eksiliyor senin cebine giriyor. Sen kazanıyorsun, patron kaybediyor. Sen de patron için haftada 48 saat çalışıyorsun. Senin hayatından 48 saat kayboluyor patron para kazanıyor.

Şimdi gelelim ev mevzusuna. Sen kirada oturuyorsun. Ayda 700 lira kira ödüyorsun. Bir gün 700 lirayı ödeyemeyecek duruma geldin diyelim. NE olur? 3-5 ayda ev sahibi seni evden atar sokakta kalırsın. Mortgage taksiti 700 lirayı ödeyemedin ne olur? 3-5 ay içinde banka seni sokağa atar evi elinden sokakta kalırsın. Peki ne farkı var bu iki durumun?

Farkı şu, kirada oturuyorsan ve 10 sene kiranı tam ödersen sadece 10 senelik barınma ihtiyacı almış olursun.

Mortgage çekip 10 sene taksitlerini zamanında ödemişsen 10 senelik barınma ihtiyacın + sahibi olduğun bir ev olur.

Peki ille birileri ödeyemeyecek mi? Elbette. İlla birileri kaybedecek. İlla birileri işten atılacak. İlla birilerinin sağlığı bozulacak. Birileri iflas edecek. Bu hayatın doğası.
Ama işten atıldıysan, iflas ettiysen, sağlığın bozulduysa kirada olsan ne değişecek?

Mortgage kirada yaşayanlar ve bizim gibi birikim yapamayan toplumlar için çok ideal. Sana soruyorum kardeşim kirada otursan kaybetmeyecek misin işini? O zaman kiranı nasıl ödeyeceksin? Evden atılmayacak mısın? Ne farkı var?

Burada asıl dikkat edilmesi gereken nokta şu. Mortgage zaruri ihtiyaç olarak kullanıldığında büyük bir avantajdır. Yani 100 bin liralık ortalama bir ailenin ihtiyacı olan basit bir ev için büyük avantajdır. Ama aliağaoğlu gibi büyük müteahhitler giderler metrekaresi 100 liradan bir arsayı alıp inşaat yapıp reklamla rant yaratıp bunu metre karesi 5000 liradan satarlar. Bu ülkede 1+1 500 bin liraya satılan daireler var. Bunlar rezidans şeklinde aylık aidatı bile 300-500 lira olan daireler. Bu şekilde şişirilmiş bir rant ekonomiye çok zararlık. Çünkü para bu adamın söylediği gibi basılan bir şey olmasa da aslında ekonomi içindeki hayali bir değerdir. Asıl değeri 150 bin lira olan evleri 1 milyon liradan sattıklarında elbette birileri kaybedecek. Böyle evleriçin kredi çekip borçlananlar kumar oynuyorlar, ya aldıkları evin rantı daha da yükselecek. Ya da ellerinde patlayacak.