Bir arkadaşımız uzun bir mesaj göndermiş. Öncelikle güzel düşünceleri için çok teşekkür ediyorum. Faydalı olabiliyorsam ve dediğiniz gibi “az da olsa düzenli kazanç” konumunda iseniz mutlu olduğumu belirtmek isterim. Sorduğunuz sorulara bugün biraz zamanım olduğu için oldukça uzun yanıtlar vermeye çalışayım.

Yeteri kadar motive olamamaktan bahsetmişsiniz. Evet durağan bir yaşamda sürekli aynı şeyleri tekrarlamak ve motivasyonumuzu düşürür hem de farkında olmadan dikkat dağınıklığı ile hata yapmamız kolaylaşır. Bunun için benim önerilerim şu şekilde olacaktır:

a- Sevdiğiniz müzikleri dinleyerek çalışmanız.
b- Çalıştığınız ortamda dikkat dağıtıcı ve sizi her an oyalayabilecek materyalleri bulundurmamanız (televizyon, oyun, film dvdleri bizim en büyük düşmanımız).
c- Günlük planlarımı genellikle büyük kartonlar üzerinde iki renkli kalemle yapıyorum. Kırmızı kalemle başlıkları atıyorum mavi kalemle de yapacağım çalışmaları maddeleştiriyorum. Biten çalışmanın da üzerini çiziyorum ki gün boyu nasıl başladım nereye kadar ilerledim bunu takip ediyorum.
d- Yeni bir sosyal ağa kaydolduğum gün hemen o sosyal ağ ile ilgili bir kart açıyorum. Kart üzerinde hangi tarihte kaydoldum kaç takipçim oldu gibi basit notlar alıyorum zaman ilerledikçe ilk gün kimsenin takip etmediği hesabımın birkaç ay sonra nasıl bir gelişim izlediğini görüyorum. Bu plan beni ayrıca motive ediyor.
e- Çalışma konularımız çok yoğun ve çok taraflı olduğu için bütünü kontrol etmek için kendimi yormuyorum. Çalışma zamanlamamı belirli partlara ayırdığım gibi konuları da zamanlara ayırıyorum. Bir konu üzerinde çalışırken aklıma başka bir konuda birşey gelse bile o konuya geçiş yapmıyorum sadece aklıma geleni masa üstündeki not kağıtlarına yazıp kenara ayırıyorum. Böylelikle işlerimi aşama aşama yapıyorum.
f- Dinlenme zamanımda kesinlikle çalışma odasından dışarı çıkıyorum. Bazı arkadaşlarım dinlenme zamanlarında film izlemek oyun oynamak gibi aktivitelerde bulunuyor. Ben bunu daha önce denedim. Beni dinlendirmediği gibi bir sonra çalışma için içimde heves olmadığını farkettim. Onun yerine hava güzelse 1-2 saatliğine dışarı çıkmak, arkadaşlarla sohbet etmek, hava kötüyse (genelde kış döneminde hastaneye gidip yaşlı amca ve teyzelere yardımcı aktivitelerde bulunuyorum. Önce garip gelse de yaptığım şeyin paralı değil sadece iyilik için olduklarını anladıklarında çok güzel tepkiler, hayır duaları alıyorum, ki bu beni ayrıca hem mutlu kılıyor hem de iyi birşey yapmış olmanın hazzı ile kendi yapacağım çalışmalarıma odaklanmamı sağlıyor.)

Bir başka sorunuz pinterest ile ilgili olmuş. Elbette uyguladığınız yöntemi burada belirtecek değilim. O konuda şüpheniz olmasın. Ama ben kendi uyguladığım yöntemlerden birini size ve herkese tavsiye ediyorum.

Öncelikle bir uyarı:

Hepimizin facebook, twitter hesabı var değil mi?

Herkesin önerdiği şey şudur. “Pinterest’e girdiğinizde face ve twitter arkadaşlarınızı buraya ekleyin kalabalık görünün ki herkes sizi takip etsin.”

Bence bu yanlış bir stratejidir ve hiçbir şekilde hiçbir sosyal ağımda bunu uygulamıyorum. Yani benim twitter arkadaşlarım farklıdır. Facebook farklıdır Reddit, Digg iletişimlerinde olduklarım farklıdır. Peki neden? Bir içerik paylaştığımda o içerikten en yüksek trafik verimini almayı isterim. Bunu paralı trafikte yapıyoruz. Ama herşeyi paralı trafikte yapamayız. Başka projelerde ürün değil site yükseltmek gerekir. Bunun için sosyal trafik önemlidir. Örneğin bir “ev stili” ile ilgili içerik paylaştığımda benim tüm sosyal ağlardaki aynı arkadaşlarıma aynı içeriğin gitmesi mi daha çok fayda sağlar yoksa her sosyal ağdaki farklı arkadaşlarıma bir defa gönderilmiş içeriğim mi ilgi çeker? Bunu düşünün!

Bu nedenle pinterest için ilk stratejiniz asla çok takipçi kazanmak üzerine kurulmamalı! Öncelikli amacınızı kaliteli ve kimsenin paylaşmadığı ama ilgili demografik yapının hoşuna gidecek içerikleri paylaşmak olmalıdır. Siz kaliteli içerik paylaşın. Boardlarınızı yapılandırın. Hiç merak etmeyin sizi takip etmek isteyecek gruplara kaydolmanız için davet gönderecek yüzlerce ileti alacaksınız. Ancak bu olay bir disiplin meselesidir. Bir hafta sıkı çalışıp “hiç trafik gelmiyor pinterest yalanmış” diye işi kenara bırakacaksanız bence hiç bu işe bulaşmayın.

Peki sizin peşinizi bırakmayacak kaliteli takipçiyi nasıl kazanırsınız. Elbette birçok farklı yöntem uygulayabilirsiniz. Sürekli birilerini hiç içerik paylaşmadan takip eden ve sonra karşı takiplerle beslenenler olduğu gibi trafik satın alanlar da oluyor. Ama bu yöntemler aslında verimsiz takipleşme yöntemleridir.

Verimli olan nedir?

Ben tamamen şöyle bir uygulama yapıyorum. Takip edeceğim kişiyi önce incelerim. Elbette benim ilgi alanımdaki konuda olduğunu göz ardı etmeden. Kişiyi takip ettikten sonra hangi kaliteli içeriklerine yorum yapıp hangilerini repinleyip hangilerini like yapacağı hemen belirlerim. Ve uygulamaya geçerim. Kişiyi takip ettim. Bana 24 saat içinde geri dönmedi. Sorun değil. Onun sayfasındaki aktivitelerine bakarım. Ben takip ettikten sonra herhangi bir aktivitede bulunmuş mu. Yoksa hareketsiz mi? Hareketsiz ise harekete geçene kadar beklerim (ayrı bir yere not almak lazım günlük 100kişi takip ediyorsanız bir excel tablosu kolaylıkla işinizi görür) Kişi hareketli ise onu kendimi hatırlatacak yeni repin ve yorumlarda bulunurum. (Bazılarının çok fazla takipçisi olduğu için listelerine bakma zamanları uyuşmayabiliyor ve gözden kaçırabiliyorlar) Burada şunu da belirtelim. Sizi takip edecek kişiler 300-500 takipçisi olanlar değil. Doğrudan 10K ve üzeri takipçisi olanlara odaklanın çünkü sizin içeriğinizi asıl onlar beğenip paylaştığı anda trafiğin nasıl yükseldiğini görüp şaşıracaksınız. Meseleyi toparlayalım

Öncelikle amacınız ilk aşamada binlerce kişiyi takip edip edilmeyi beklemek değil.

Kaliteli paylaşımda bulunun.

Hedeflediğiniz yüksek takipçisi olanlara iyi yorumlar kaliteli boardınıza repinler ve bol likelar yaparak onları cezbedin. Onlar sizi takip edene kadar sürekli aynı stratejiyi uygulamayın ilk üç günde hala sizin tüm girişimlerinize karşın yanıt vermediyse ona mail atın iletişim bilgilerini saklamışsa yorumlarınıza bunu kibarca sorun. Genellikle insanlardan buna benzer şekilde (ben sizi takip ediyorum şu kadar yazınıza yorum yaptım, şu kadar repin yaptım sizin tarafınızdan takip edilmemeyi ne yaptım da hakettim) gibi bir soru karşısında genellikle takip edip (“görmedim, çok yoğundum özür dilerim” gibi) kısa yanıtlarla sizi takip etmeye başlarlar.

Bu söylediklerim size yorucu, sıkıcı gelmiş olabilir. Kim uğraşacak bunlarla diyebilirsiniz. Ancak yüksek trafik hedefliyorsanız gerçekten yüksek takipçilere sahip kişilerin gözüne girmelisiniz. İstediğinizi ancak bu şekilde elde edersiniz. 300-500 takipçisi olan binlerce takipçiniz olacağına 10K üzerine 20 arkadaşınız olsun ve sizin içeriklerinizi repinlesin. Binlerce arkadaşa hem daha kısa sürede sahip olursunuz hem de yönlendirdiğiniz siteniz yüksek trafik alır. Sonrasını zaten söylemeye gerek yok sanırım.

Herkese sıkı çalışma günleri ve bol kazançlar diliyorum...