CakirTurk adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Bu sözlerinize tamamen katılıyorum. Zaten yazdığım yazıda not olarak belirtmiştim:
" (not: bilgisayar mühendisliği bitirsen bile "veri tabanı programcısı" olma ihtimalin var, farkı sen yaratmalısın)."

Ayrıca yazdığım yorumda "bilgisayar programcılığı" bölümlerine herhangi bir lafım olmadı. Şu anda önlisans diploması olan bir kişi benden çok daha iyi program yazabilir bunu kabul ediyorum zaten. Ayrıca %80 olarak bahsettiğiniz oran bence çok iyimser bir oran. Türkiye'de "Bilgisayar Mühendisliği" mezunu olanların (bana göre) %95'i benim ve sizin bahsettiğiniz konulardan haberi bile yoktur.

Hatta size başka bir örnek vereyim: Şu anda bana eğitim veren (bizim bölüm mezunu) bir hocamız "linux'un bir işletim sistemi çekirdeği; redhat, ubuntu, backtrack vs gibi dağıtımların da linux tabanlı bir işletim sistemi olduğununun farkında bile değil". Başıma şimdilik bela almak istemem, Bahsi geçen hocamızın ismini vermeyeceğim

Ve hatta şunu da belirteyim: "Kendi çabalarıyla bir şeyler yapan kişileri desteklemeye uğraşıyorum her zaman".
Bir lise öğrencisi ile kendimi karşılaştırayım (daha önce blogumda yayınlamıştım bu konuda detaylı bilgiyi linkini paylaşıcam birazdan):
Bir lise öğrencisi "PHP veya ASP dilinin web programlama açısından yetersiz kaldığını düşünüp kendi dilini yaratıyor". Bir de kendime bakıyorum: Ulen ben 3 yıldır "Derleyici Tasarımı" diye bir ders alıyorum (not: hala geçemedim) Bir programlama dilini bir bilgisayar mühendis adayı olarak ben yazamıyorum, bırak yazmayı cesaret bile edemiyorum, Lise okuyan bir kardeşim bu işle uğraşıyor, Kendimden utanıyorum. ilgili yazım: http://blog.hasanhuseyincakir.com.tr...keriya-durmus/


BMO konusuna gelince: BMO'nun kurulmasında emeği geçen kişilerin bazılarıyla tanışıp muhabbet etmişliğim var. İşini gerçekten iyi yapan "alaylı" dediğimiz kişilere bir zararı dokunacağını düşünmüyorum. BMO'nun şu anki başkanı olan büyüğümün Bilmök Yeditepe'deki konuşmasından bir bölüm aktarayım: BMO'dan önce ve şu anda bile bazı devlet kurumları "Bilgisayar Mühendislerini" bir mühendis olarak işe almıyor. "Programcı" ünvanı ile işe alıp düşük maaşla çalıştırıyor. BMO'nun birincil görevi bu sınıf ayrımını ortadan kaldırmak. Bir örnek verecek olursam devlet memuru olan bir ziraat mühendisi (ziraat mühendislerini kötülemek için söylemiyorum) mühendis ünvanı ile işe girip örneğin 2500 lira maaş ile başlıyorken; bir bilgisayar mühendisi "programcı" ünvanı ile işe alınıp 1200 lira maaş veriliyor. Bu sınıf farklılığının ortadan kaldırılması için çalışacak BMO. Ancak ilerleyen safhalarda ne olur bilemem.

Ayrıca şunu da belirtmeliyim ki daha bir pc'nin MAC adresi, IP adresi ve hatta çalıştığı kurumun webmail girişini dahi bilmeyen bir "Bilgisayar Mühendisi" arkadaşım şu anda 2000+ Lira ile bir devlet kurumunda çalışmakta. Bu tarz "yeterli olmayan" mühendislerin önü kesilmelidir, bunun için BMO'nun çalışmalar yapacağını ümit ediyorum.
Çok güzel düşünceleriniz hocam, tebrik ediyorum. Yanlışların farkındasınız R10'da böyle şeyleri konuşmak beni duygulandırıyor yeminle

Bu süreçleri iyileştirmek aslında çok zor. Türkiye'de 100'lerce yere sokak körpüsü gibi, her yere mühendislik fakültesi açılıyor ama içerisinden yeşerenler bomboş.
Çünkü kaliteli eğitmen yok, eğitim sistemi saçma. Amerika'da Computer Science öğrencileri hayvan gibi matematik, istatistik, fizik öğreniyor. Ve proje ödevleri oldukça ağır. Bu tarz üniversiteleri bitiripte boş mezun olmak imkansız. Ama Türkiye'de üniversiteler öğrencileri gereksiz şeylerle meşgul ediyorlar.
Avrupa'ya giden bir arkadaşım var, daha önce Türkiye'de önde gelen e-ticaret firmalarında ürün yöneticiliği falan fıstık birşeyler yapmıştı okurken. Üniversite'yi bitirdi, Avrupa'ya intern olarak gitti şimdi kıza ortadoğu bölgesinin satış bilmemneyliğini vermişler. Bizde ayak işi yapsın stajyerler.

Tecrübeli ve kalifiyeli eleman yok piyasada. Daha önce Webrazzi'de bir e-ticaret girişimcisi bir konu açmıştı, o da yazılımcıların yüksek para istemesinden şikayet etmişti, devlet hindistan'dan amele yazılımcı getirsin, biz daha çok kazanalım diyordu. Daha sonra bloglar, sosyal medya birbirine girmişti. Bir çok developer isyan bayrağı çekmişti. Buraya da üyeler ne düşünüyor diye konu açmıştı bir arkadaş hatırlıyorum, ama kimse anlamamıştı ya da ilgisini çekmemişti.

Çünkü kapitalist sistem her zaman ucuz işçi ve çok çalışma gücü arar. Türkiye'de ki zorlukların bir çoğu dışarıda da yaşıyor. Dışarı çıkan bir kaç developer arkadaşım var fakat onlarda aynı şeylerden isyan ediyorlar.
Patronlar yazılım kökenli olmadıklarına orada iş yürümüyor bence. Bir insanın oturup 11 saat mesai boyunca kod yazmasını bekliyorlar. Türkiye'de inşaat işleri yapan holdinglerin kurduğu yazılım- eticaret şirketleri hele.
--

BMO belki iyi fikirlerle yola çıkmıştı ?, fakat yanlış insanlar tarafından yönetiliyor. Oradaki insanlar ,yazılım piyasası, geliştiricilerin çalışma şartları, üniversitedeki ilgili bölümler umurlarında bile değil. Siyaset yapıyorlar, koltuk, makam, ünvan arıyorlar. Aralarında gerçekten başarılı işlere imza atan insanlar yok değil. Ama aralarında ki konuşmalar gerçekten son derece gülünçtü. Türkiye'de bu işi yapanların yarısı bu işten çakmıyor. Ama bunun engellemenin yolu sadece mühendislerin bu işi yapması değildir. Oradaki insanlar rant ve para peşinde. Bunu sadece ben değil, herkes söylüyor zaten. Ekşisözlük'te gülünç şeyler var oda hakkında.