Benim için günün konusu değil bu son 2 yılımda en çok istediğim şey. İlkokul yıllarına geri dönmek. Herşey daha masumken. En büyük derdimizin prensesi kurtarmak olduğu, çocukların psikiyatırlara ihtiyaç duymadığı 1990-2000 arasına geri dönmek isterdim. Büyükbabamı daha okula başlamadan önce kaybettim, elimden tutardı antep fıstığını çok severdim bir kese kağıdına koydururdu dükkana giderdik beraber yerdik. Dedemin lokantası vardı arasıra oraya giderdim yemek yerdim. Annemin dayısı vardı berberdi traşa giderdim. Şimdi üçüde rahmetli. Memlekete gitsem ne arkadaş kalmış ne tanıdık. Yollar desen her yer beton olmuş, eskiden sokaklarda azmı oynadık. Bizim dükkanın asma katında elektrik malzemeleri vardı her defasında babamdan anahtarı almak için kırk takla atıp giderdim orada birşeyler yapmaya çalışırdım. Sonrasında ateriler. Bir otururduk yemek filan umrumuzda değil.... Bir an geliyor, aklımıza geçmişten unuttumuz bir kare gözümüzün önünde beliriyor duygulanıyorsun. Halen çocukluğunun geçtiği evde yaşayanlara ne mutlu, biz iflas ettikten sonra herşeyimizi satıp birton borçla istanbula geldik. (2002 Kriz döneminde) Ondan sonrası zaten hiçbirşey doğru dürüst gitmedi benim için. Allaha şükür durumumuz iyi ama insan hazmedemiyor geçmişinin geçtiği duvarlara başkalarının ellerinin değmesini.