Tüketimi artırmaya yönelik düzenlenen tüm eylemler beni fazlasıyla sinirlendiriyor. Çok net oldu ama böyle. Bunu da sevgilime açıkça belirttiğim ilk günden beri bu anlamsız, saçma sapan ve diğerlerinden bir farkı olmayan günde mümkün olduğunca hediye almamaya çalışırım. Bunu da zaten ilk sevgililer gününde açıkça sevdiğime belirttim. 22 yıldır da hediye almam.
Benim için çok değerli ve önemli üç gün vardır:
Sevgilimin doğum günü: Onun dünyadaki varlığının ilk günü benim için kutlanmaya değer en güzel gündür. Gencecik yaşında hayatının geri kalanını benimle paylaşmaya and içmiş bir güzeller güzeli bayanın dünyaya ilk gözlerini açtığı gün elbette kutlanılasıdır.
Evlilik yıldönümüm: Hayatımın en mutlu gününü elbette hatırlamak ve kutlamak isterim. Benimle hayatını birleştirmeyi kabul eden dünya tatlısını ödüllendirmek için bundan daha iyi bir gün olabilir mi?
Çocuğumun doğumgünü: Söylemeye bile gerek yok. Hayatın bir çok alanını paylaştığımız, beraber eğlendiğimiz hatta bazen okulu kırdırıp beraber arabayla tur attığımız oğlumun ilk yumuk ellerini, çekik gözlerini kucağımda gördüğüm anı nasıl unutabilirim? Hayat merhaba dediği o gün elbette kutlamaya değerdir. Zaten ödül sistemi için de bu gün oldukça iyi bir seçimdir.
Bunların dışında benim hediye almamı gerektirecek özel bir gün yoktur. Eğer o sıralar bir hediye almayı tasarlıyorsam sevgililer gününe denk getirmeye çalışırım elbette, ancak bu durumun sevgililer günüyle alakası olmadığını, sadece takvimi çakıştırmaya çalıştığımı bilir.
Zaten tüm özel günlerde sizden ısrarla hediye bekleyen bir bayan yuva kurduğunuzda maaş gününüz gelmeden yeni çantasıyla caka satarken makarnayı yemek diye önünüze koyar.