digiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Bu reklamı eleştirenleri de ben eleştireceğim.
Sizin kompleksleriniz ve eğitim düzeyiniz bu reklamın ne demek istediğini anlamaya yetmiyor.
Bir söz vardır, Türk milleti gariptir her lafı kaldırmaz, ib.e dersin darılır, si..... aldırmaz diye.

Bu sözün özünde bir gerçeği yansıttığı bir kez daha ortaya çıktı. S.....ken sesi çıkmayanlar, ib.e lafına takılıyor.

Bugüne kadar her bankada parası çok olana, meşhur olana, güçlü olana farklı muamele yapılırdı. Hanginizi böyle tepki kampanyaları hazırladınız. Siz dandik makineden sıra alıp vatandaş gibi beklerken, zenginin biri, meşhurun biri gelip müdürün odasına geçer, çayını kahvesini içer işlemi halledilirken. Bankada, devlet dairesinde, polis merkezinde vatandaş ile, milletvekiline, bakan oğluna, zenginlere, meşhurlara aynı muamele mi yapılıyor? Vatandaş mualemesi yapılırken sesini çıkarmayanlar, muamelenin ismi konulunca mı tepki gösteriyor.

O reklam demek istiyor ki, sadece zengine, meşhura, güçlüye değil, tüm müşterilerimize güler yüzle, ilgili, özel hizmet vermeye çalışacağız. Bizim müşterimiz olmayanlar da vatandaş muamelesi görmeye devam edecekler.

Vay efendim banka zengin semtlere şube açıyormuş. Ulan yeni açılan banka varoşalara mı şube açacak. Banka bu, nerede para çoksa ilk şube açmaya oradan başlar. Bu ülkede bazı bankalar bazı illere ilçelere şube bile açmıyor.

Bu adamlar taksit, güven, süper faiz reklamları ile 10 senede yapamayacakları tanıtımı, marka bilinirliğini bu slogan ve slogana karşı oluşan tepki ile 1-2 ayda elde ettiler.

Sizin ne düşündüğünüz ve tepkinizin onlar için önemi yok. Bugün yeni açılan bir banka olarak bu reklama tepki gösteren düşük eğitim ve gelir düzeyindekiler onların hedef kitlesi değil. Yarın b ve c grubuna hitap etmek istediklerinde yeni reklam kampanyası yaparlar, bugün tepki gösterenlerin hafızası yetmez bu tepkiyi hatırlamaya )))
Benim hafızam kuvvetlidir hatırlarım Benim düşük eğitimli ve fakir olduğumu nereden çıkardın? Para konuşmayı sevmiyorum ama babamın firmasının aylık geliri yüksek. Hem de öyle böyle değil, bayağı bir yüksek. Bunu her yerde konuşmak istemiyorum, ama konu bu olaya gelince ister istemez insan tepki gösteriyor. Babam "benim çalıştığım banka bellidir, macera aramam" diyor. Bankanın sağladığı öyle aman aman bir ayrıcalığı da yok, ayda yılda 1 ararlar işyerine ücretsiz çek karnesi yollarlar o kadar. Çünkü banka bizim kara kaşımıza kara gözümüze o hediyeleri vermiyor. O banka paramızı orada döndürüyor.

Gelelim tanıtım filmine; Hülya Avşar şımarık bir kız edasıyla bankaya geliyor işte şöyle böyle kahve geliyor karşısına bakıyor takım elbiseli bir vatandaş kahvesini yudumluyor. Orada bir çiftçi de olabilirdi ama adamların hizmet kitlesi belli. Neden Ziraat Bankası platinum müşterleri için reklam çekmedi de gitti çiftçileri için reklam çekti çünkü onların müşteri kitlesi tarımla uğraşan kırsal kesimdeki köylü vatandaşımız. Arz-talep meselesi bu işler. Ama gidip de senaryoyu yazan kişinin o lafı oraya yapıştırması bence hoş değil. Sizin sesiniz anca adamlar "Ayy bu fakirin burada işi ne?" dediklerinde çıkar. Orada verilen ince mesajı anlamadıysanız bence reklamı bir daha gözden geçirin.

Bu arada banka ile ilgili yeterince bilgiye sahibim merak etmeyin. İşyerinde olduğum bir gün Kozyatağından bir Odeabank temsilcisi geldi, elinde şık bir çanta vardı. İşte şöyle böyle, bankamıza 100.000 TL yatırın size ayrıcalıklar sağlayalım dedi. Adam masaya direk bir iPod Touch 5 koydu, belgeleri imzalayın bunu size verelim dedi. Babam yeni bir bankaya güvenmem için tek bir sebep söyleyin dedi. Adam tek kelime söyleyemedi sonra bizi deneyin pişman olmazsınız dedi. E adam biz sizin bankaya 100.000 TL yatıracağız, 2 gün sonra banka batarsa 50.000 TL sigorta dışında kalan parayı çöpe mi atacağım?

Not : Ayrıca eğitim durumum çok şükür gayet iyi. Öğrenciyim ve seneye üniversite sınavına gireceğim, BANKACILIK! düşünüyorum.