29 Ocak gece 1'den, 31 Ocak akşam üzeri 5'e kadar Kadriye Hanım ile yapmış olduğum yazışmalar neticesinde Kadriye Hanım; sorunsuzca domain'imi transfer edebileceğime dair onay verdiler (Özellikle bu konuda kendilerinden teyit istedim).

Ve bugün Name 'in panele girince tatatataaaammm

Alıntı
Pending Unlock - Uh- oh! It looks like the domain is still locked. Domains that are locked are not eligible for transfer. Please unlock your domain. You may need to contact your old registrar for assistance.
karşıma gelen mesaj. Bir sinirle ilgili firmayı arayarak bu konuya dair bilgi almak istedim. İlk önce sakin olmaya çalışarak derdimi anlattım. Konuşmalarımız sırasında Volkan isimli arkadaş "bizden kaynaklı değil" diye politika izlerken, olay birden Name.com 'u kötülemeye dönerek "onlardan kaynaklı olmadığını nereden biliyorsunuz?" diye absürt bir soru yöneltti. O anlarda zaten benim şalter attı Kötü bir İngilizcem olduğunu vurguladığım için bu sefer .ok atma sırası bana geldi. Laf arasında paşazadem "E, sizin İngilizceniz yok. İlgili firma ile de konuşamıyorsunuz. O yüzden gelip bizi suçlayıp, bize çatıyorsunuz" dediği an çizgi filmlerdeki gibi sinirden suratımın kızarıp, kulaklarımdan dumanlar çıktığını hissettim bir an Orada artık bişiler saydırdım, ne konuştuğumu bile hatırlamıyorum. Ve "Name.com panelin ekran görüntüsünü yollayacağımı ve Name.com ile bu konuda yazışma yaparak ilgili yazışmayı da kendilerine göndereceğimi", "eğer kendilerinden kaynaklı bir sorun ise bu durumda ne yapacaklarını ve benim bundan kazancımın ne olacağını" sorduğumda cevap veremeyip hala birilerini suçlama derdindeki arkadaşa daha fazla kötü bir şey söylememek için telefonu kapattım.

Ekran görüntüsünü yolladıktan sonra paşam beni arayıp "siz yazışmaları gönderin, ondan sonra görelim" tarzında bir şeyler söyleyip konuşmaya çalışırken müsaade isteyip telefonu kapatmakla bu raundu tamamladık

2 senedir bu adamlar domain'i her transfer etmek istediğimde bana sorun çıkarttığı için tahammül sınırlarımı fazlasıyla aştılar. Name.com 'la yazışmadan sonra bu vatandaşları ICANN 'e kadar şikayet etmeyi kendime vazife bildim.

Bir ara "düşün yakamdan, sizinle çalışmak istemiyorum. Zorla mı?" dediğimi hatırlıyorum. Karşılığında "Türkiye'nin en çok tercih edilen firmasıyız" gibi bir cevap aldım. Şiştim, şiştim, şiştim...