Allahın kusur kavramının genel geçer kusur kavramı ile aynı olduğundan şüpheliyim. Doğuştan kör olan bir adam senin benim için bir kusura sahiptir. Ama Allah katında kusurlu sayılmayabilir. Hepimizin karbonfiberden değil etten kemikten yaratıldığımız bir gerçek. Ve 70 yıllık hayatımızın ilk 20 senesi gelişip sonra hücre yıkımı ile yavaş yavaş paslanıp çürüdüğümüzü düşünürsek Allah'ın kusur diye saydıkları ile bizim kusur olarak gördükllerimizin farklı olduğunu anlayabiliriz.
Bir canlı türünün yok olması, bir canlının ölmesi esasında kusursuz bir yapıdır. Çünkü besin zinciri içinde elemine olan dominant türler, alttaki türlerin devamını sağlar. Çünkü ölen hiç bir canlı yok olmaz, karbon nitrojen döngüsü içinde bakteriler tarafından ayrıştırılarak toprağa aktarılır.
Ekosistem denilen şey büyük bir geri dönüşüm fabrikasıdır. Sen aslında tavuk yediğini zannederken. Daha önce ölmüş ve çürükçül bakteriler tarafından fosfor, nitrojen ve karbon kökenli parçalara ayrılıp toprağa geçmiş diğer canlılara ait maddeleri yersin. Şeker pancarı o materyalleri alır güneş ışığı ile reaksiyona sokar, biz de şekerpancarından şeker ve küspe elde ederiz. O küspe ile tavuk besleriz, tavuk şeker pancarından kalça kası üretir. Sonra sen tavuk butu yersin. Oysa doğadaki materyaller kaybolmaz. Sadece yer değiştirirler. Ispanak yiyerek aldığın demir yüz milyonlarca yıl önce bir yıldızın kalbinde oluşmuş bir metaldir. Kemiklerimizdeki kalsiyum her 5 senede bir tamamen yenilenir. Yani doğduğumuzdaki aynı moleküller durmaz vücudumuzda, döngü içinde vücudun büyük kısmı yeni moleküller ile yenilenir.
Allah canlıların kusursuzluğundan bahsederken çok daha yüksek bir bakış açısı ile yargıda bulunuyordur. Canlıların ölümlü olması, türlerin tükenebilmesi de tüm ekosistemin kendi iç devamlılığına yönelik bir döngüdür. Ki zaten bir gün tüm ekosistemi kıyamet ile bitireceğini kendisi söylüyor.