Altın her daim kazandırır ama bikaç sene beklemek lazım iyi kar yapabilmek için
"Altın her daim kazandırır" sözü inanın günümüzde geçerliliği tartışılan bir kavram oldu. Altının son derece spekülatif bir araç olduğunu son üç beş yıllık grafiğine baktığınızda açıkça anlıyorsunuz zaten. Önemli krizler baş göstermediği sürece altının yükselişine ihtiyatla yaklaşılması sanırım daha doğru olacaktır.
Bu arada eklemek istediğim bir şey var, şirketin önemli haber sağlayıcılarından birinin ekranında araştırma yazısı görmüştüm. 24 araştırma şirketinden 23'ü altında yükseliş öngörmüştü. Dudağımı büküp şaşırarak bakmıştım. Spekülasyon öyle hale gelmiş ki, herkes işin içinde. Anlayamadığımız, insanları kendi çıkarları doğrultusunda hareketlendirmeye çalışan inanılmaz odaklar var. Çoğu kez komplo teorilerine kulak asmayız ancak bazen gözümüzün içine o kadar çok giriyor ki. Lütfen sağda solda duyduğunuz söylentileri defalarca sorgulayınız. Bir haberin size ulaştığında piyasada çoktan fiyatlanabildiğini de bilmelisiniz.
Neyse konu uzar. Ali Perşembe bir kadın buluşmasında dedikoduya itibar edip kendisini arayan ve "oğlum, Ereğli yükseliyormuş, aldın mı" diyen annesinin sözüne istinaden "bu bilgi anneme de ulaştıysa gidecek neresi kaldı ki?" deyip derhal satış planı yapmaya başlamıştı. Her taraf spekülasyon dolu. Her taraf haber. Çoğu işe yaramaz, çoğu sadece kalabalık ve taraflı.
Şeytan Sofrası isimli bir kitap çıkmıştı Scala'dan, yazarı Edward Chancellor. İnsanların fiyatlama güdülerini ve balonları harikulade anlatmıştı. Bir lale soğanı nasıl olur da Amsterdam'ım göbeğinde bir ev fiyatına satılabilir? İnsanlar yatırım yaparken daima çeevresine bakıp bilgi ve dedikodu arar. Maalesef bunlar da çevremizde bolca mevcut.
Halbuki biraz grafiğe bakmayı öğrensek para kazanacağız. Ne olacağı değil, ne olduğu çok daha önemlidir aslında.
Bir kaç kelime ekleyim dedim, nerelere gittim.