ayrıca böyle birşeyin kaynağını bulabilmek malesef ülkemizde çok ama çok zor
Eğer böyle bir şey olduysa kaynağını bulabilmek hiç de zor değil.
Böyle bir şey gerçekten olsaydı gazetelerde boy boy çıkardı.
Bir çok adakdemik makaleye konu olurdu.
Bir şişe içinden 400 yıllık mektup çıkacak ve mühendis onu alıp saklayacak mı? O mektup bugün bir müzede milli gururumuz olarak sergileniyor olurdu hakkında tonla tarih kitabı yazılmış olurdu.
Bir kere 400 sene ömürlü çürüyen taş meselesi nedir? Osmanlıdan önce Selçuklulardan kalan medreseler, köprüler var. Mimar Sinan kendinden 400 sene önce yaşayan Türk mimarlar kadar dayanıklı malzeme kullanamıyor muydu sanki?
Bu bir şehir efsanesi.
İsim yok, tarih yok, anlatılanlar tamamen işleyişe aykırı.
Restorasyonu inşaat mühendisleri yapmaz. Bir kemer konusunda ne yapılacağına ustalarla toplantı yapılıp karar verilmez. Taşlar çürümez, Hele hele çürüdü diye bir taş başka bir taş ile değiştirilmez restorasyonda. Orada tarihi olan şey kemer değil kemerdeki taşlar, eskidi diye bir yapının elemanlarını değiştirirsen onun tarihi neyi kalır geriye isminden başka. Restorasyon koruma ve tamir etmedir, yenisiyle değiştirme değil.
--R10.NET; Flood Engellendi -->-> Yeni yazılan mesaj 15:00:54 -->-> Daha önceki mesaj 14:58:09 --
Atatürkle alakalı yalanda olsa bilgi versen inanırda osmanlı dönemlerinde kalmış bir bilgiyi belgelide sunsan inanmaz o yüzden pek oralı olmayın arkadaşla kimlerden olduğunu belli ediyor
Belgesiz babamı tanımam.
İnanmak nedir? Dina inanılır bilgiye değğil.
Bu tarz konularda bilirsin ya da bilmezsin.
İspatlarsın ya da ispatlayamazsın.
Varsa belgen sun. Biz de bilelim.
Kuyruk acınız o kadar çok ki Atatürk'ü karıştırmadan rahat edemiyorsunuz.
Biz Atatürk'e BİLİMİ AKLI İLMİ hedef gösterdiği sevgi duyarız.
Bilgisiz belgesiz Atatürk hakkınd yazılanlara Atatürkçüler inanmaz.
Ama hurafelere inananlara bolca hurafe ve şehir efsanesi vermek lazım.
Onların belgeye delile bilime ihtiyaçları yok nasılsa...
Çünkü bilgi azaldıkça inanılanların sayısı artar.