Cahillik konusunda r10 ahalisi son zamanlarda rekor üstüne rekor kırıyor.
Bu konuda 3 farklı hadis var ve iki tanesinde kadınlar geçiyor, tabi bu demek değildir ki bütün kadınlar cehenneme gidecek.
Alıntı
İmam Ahmed b. Hanbel… Üsâme b. Zeyd’den rivayet etti ki; Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
“Cennetin kapısında durdum; oraya girenlerin çoğunu düşkünlerin oluş*turduğunu gördüm. Cehennemin kapısında durdum; oraya girenlerin çoğunu İse kadınların oluşturduğunu gördüm.“
Abdürrezzak… İmrân b. Husayn’dan rivayet etti ki; Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
“Cennete baktım; oradakilerin çoğunun fakir olduğunu gördüm. Cehen*neme baktım; oradakilerin çoğunun da zengin olduğunu gördüm.”
İmam Ahmed b. Hanbel… Abdullah b. Amr’dan rivayet etti ki: Rasûlul*lah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
“Cennete baktım; oradakilerin çoğunun fakir olduğunu gördüm. Cehen*neme baktım; oradakilerinse çoğunun zenginler ve kadınlar olduğunu gör*düm.“
Kaynak : Ölüm ve ötesi – İbni Kesir
Konu sahibi arkadaşa gelince, aşağıdaki ayetlere bakılırsa değil sevdiğin kızı, anne babanı bile gözün görmeyecek o gün. Ayrıca yaşın daha çok genç, karşına daha nice insan çıkacak ve bir abi tavsiyesi, Hiç kimse yeri doldurulamaz değildir.
Alıntı
O GÜN DOSTLUK, AKRABAĞLIK, YAKINLIK VE YARDIMLAŞMA YOKTUR
O gün insanın başkalarıyla, hatta kendi annesi, babası, eşi ve çocuklarıyla bile ilgilenmeye ne hali ne fırsatı vardır. Mahşer gününün şiddeti ve olağanüstü korkusu herkesi kendi derdine düşürür. Allah, o diriliş gününü, öteki adıyla din gününü şöyle tarif etmektedir:
Din gününü sana bildiren şey nedir? Ve yine din gününü sana bildiren şey nedir? Hiçbir nefsin bir başka nefse herhangi bir şeye güç yetiremeyeceği gündür; o gün emir yalnızca Allah'ındır. (İnfitar Suresi, 17-19)
Fakat 'kulakları patlatırcasına olan o gürleme' geldiği zaman, kişi o gün, kendi kardeşinden kaçar,
Annesinden ve babasından, Eşinden ve çocuklarından, O gün, onlardan her birisinin kendine yetecek bir işi vardır. (Abese Suresi, 33-37)
Dünya hayatında kişinin en çok değer verdiği put edindiği bağlar, böylece Allah'ın azabı karşısında paramparça olur. Artık insanlar arasındaki dünyevi yakınlıkların, soy bağlarının hiçbir anlamı kalmamıştır. Değeri olan tek şey, imandır:
Böylece Sur'a üfürüldüğü zaman artık o gün aralarında soylar (veya soybağları) yoktur ve (üstünlük unsuru olarak soyluluğu veya birbirlerine durumlarını) soruşturmazlar da. Artık kimin tartısı ağır basarsa, işte onlar, kurtuluşa erenlerin ta kendileridir. Kimin tartısı hafif gelirse, işte onlar da kendi nefislerini hüsrana uğratanlar, cehennemde de ebedi olarak kalacak olanlardır." (Müminun Suresi, 101-103)
Dünyadaki bağlar ve ilişkiler öyle bir parçalanır ki, sözde en çok sevilen oğullar, eşler, kardeşler, hatta bütün soy, inkarcılar tarafından azaba karşılık fidye olarak teklif edilir:
(Böyle bir günde) Hiçbir yakın dost bir yakın dostu sormaz. Onlar birbirlerine gösterilirler. Bir suçlu-günahkar, o günün azabına karşılık olmak üzere, oğullarını fidye olarak vermek ister. Kendi eşini ve kardeşini. Ve onu barındıran aşiretini de. Yeryüzünde bulunanların tümünü (verse de); sonra bir kurtulsa. Hayır; (hiçbiri kabul edilmez). Doğrusu o (cehennem), cayır cayır yanmakta olan ateştir. (Mearic Suresi, 10-15)