Adamlar avrupada soyağacı dediğinde 500 sene öncesine hatta daha ilerisine gidebiliyorlar. Çünkü kilise dini vasfının yanında bir kayıt bürosu gibi çalışmış. Yeni doğan çocuklar vaftiz törenlerinde, evlenenler kilise nikahında ve ölenler cenaze merasiminde hep kiliseden geçmek zorunda. Ve kiliselerde bu kayıtları çok titz tutulup titiz bir şekilde muhafaza edilmiş. bizde osmanlı zamanında çok ciddi kayıt tutlmamış eğer bir memur ya da ileri gelenlerden ailelerden biri değilseniz. İspatla dediğinizde adamlar 20 kuşak öncesi dedesinin kilise nikah kayıtlarını gösterebiliyor.
Bir arkadaş italya dan gelmişiz yunanistan'a yerleşmişiz falan demiş. Böyle soyağacı bilgisi şehir efsanesi gibi olur. şu yılda italya'nın şu şehrinden yunanistan ın şu şehrine yerleşmişiz, bunu şuradaki kayıtlardan anlıyoruz diyebilmesi lazım. Genelde bu soyağacı meselesi: "bizim bir akraba soyağacını çıkarmış, bizim soy bilmem kimlere dayanıyormuş" şeklinde olur. Oysa o bilmem kimlere nasıl dayandırdığınızı, hangi nüfus, tapu, ya da diğer belgelerden iz sürdüğünüzü açıklamanız lazım. Bizim ailede de azeri göçmeni olduğumuza dair yaygı bir efsane vardır da, kimsenin bunu bir belge ile kanıtlayabildiğne tanık olmadım. Yoksa bu ülkede kendini peygamber soyuna dayandıranlar bile çıkıyor, çünkü kimse o adamın peygamber soyuncan gelmediğini ispatlayamıyor, kendisinin de peygamber soyundan geldiğine dair bilimsel bir ispatı yok zaten.
Ayrıca Türk polisinde cumhuriyet öncesi 1824'lere kadar giden kayıtlar olduğuna ihtimal dahi vermiyorum. En fazla cumhuriyet kurulduktan sonra 1824 doğumlu yüz yaşında bir dede birinden şikayetçi olduysa kayda girmiştir. Bulsanız bulsanız en son cumhuriyet kurulmadan önceki son dedenizi ya da o kayıt ettirdiyse dedenizin babasını bulabilirsiniz.