Ankara İletişim değil hocam, Atatürk Üniversitesi
pardon algıda beklentilerin etkisi.
ama sana şunu söyleyeyim, yaz tatillerinde istanbul a git ve iş bul kendine bedava. karın tokluğuna. yoksa mezun olduktan sonra herkes senden iş bulmanı beklerken yaşayacaksın o karın tokluğuna dönemi. ve töleransın olmayacak. en iyisi okurken çıraklığı atlatmak. yoksa aileleri daha iyi durumda olanlar katlanır.
bu işte en büyük tatava şudur. okuldan mezun olunca çıraklığa başlarsın ve bir kaç sene belki daha fazla para kazanamadan çalışırsın. bu dönemde aile baskısı, çevre baskısı gelir. işe ve kendine güvenini kaybedersin ve para kazanabileceğin başka bir işe girersin. ailesinden parasal destek gören ve parasal sıkıntısı olmayanlar ise devam ederler ve başarıya ulaşırlar.
yani mezun olmadan sektörün dinamikleri hakkında çok bilgin yok. ailen 4 sene okuttuk hala yol paranı ben veriyorum dediğinde anlarsın ne demek istediğimi. istersen iletişim fakültesini 1. likle bitir. bir prodüksiyon şirketinin kapısında lise mezunu adamla aynı durumdasın. hatta lise mezunu adam biraz daha yırtık ve iş bitirici görünüyorsa onu alırlar.
Bak sana bir iki örnek vereyim. Fakültedeki en iyi arkadaşım üniversiteyi bitirip 4 senelik sevgilisi ile evlendi. Kız da bizim sınıftan. Kriz vardı iş yoktu ev bakmak zorundaydı, askerde sözleşmeli olarak kaldı. Şimdi subay, iletişim fakültesi mezunu bir yüzbaşı. Ben ailevi sebeplerden işimi bırakıp baba evine dönmek zorunda kaldım. Beraber işe başladığımız okuldan arkadaşım okulu bıraktı iş için. Bugün 3 büyük kanaldan birinde sabah kahvaltı haberlerini sunuyor, mezun olmadı ama iletişim fakültelerine konuk olarak çağırılıyor.