Adımları kimin atladığından emin değilim kardeşim. Çünkü bu işin geçmişi Türkçü-ırkçı tutumun da öncesindedir. Türkçü-ırkçı tutum dediğiniz milletleşme çabası, emperyallerin mikro milliyetçilik akımlarını gazlayarak bölüp mikro koloniler halinde köleleştirmek istedikleri Osmanlının kurtuluş planıdır. Osmanlıdan koparılan ve mikro koloniler haline getirilen diğer parçaların bugünkü durumu bu çabanın belirli ölçüde de başarılı olduğunun kanıtıdır. Bugün gelinen aşırı demokratik ortamda terörist kafalıların bile fikrini beyan etme özgürlüğü oluşmuştur oysa Osmanlıdan koparılan topraklarda batının kuklası diktatörler değişir sistem aynı kalır, halkı fakir ortadoğu devletlerinin lidelier forbes'ın ilk 100 listelerine girer, diğer taraftan da komünizm diye yola çıkıp dünyanın en büyük emperyali olan rusya tüm balkanların kanını emmiştir 80 sene. Ayrıca Türkiye'de yaşananları suçlamadan o dönemde dünyanın geri kalanında neler yaşandığına bir göz atakta fayda var mesela Amerika'da kommünizm propogandası yapanları ne yapıyorlardı bir araştırın isterseniz.
Irkçılığı dayandıracak başka bir sav yok mu ? Türkçülük yaparak,etnik grupları bir arada tutamazsınız. Bu çok ciddi bir çelişkidir. Hem yalnızca tek bir ırkın adını,değerlerini yüceltmek ,diğer bütün etnik farklılıkta ki milletleri bu değerlerin yayılmasının bir aracı haline getirmek isteyeceksiniz,hem de bir arada birlik ve beraberlik sağlamaya çalıştığınızı iddia edeceksiniz. Bu ne kadar kardeşçe ve eşit bir tutumdur ?
Sözümona Türk milliyetçiliğinin bütün etnik farklılıkları kapsadığına dair ortaya atılan yemler, Türkçülük çabalarının sadece farklılıkları yok eden bir hegemonya oluşturma çabasından ibaret olduğunun farkedilmesinden sonra yutulmamaya başlandı.
Bölünmek ,ve sizin deyiminizle mikro koloniler haine gelmek ,bir ölçüde emperyalizme hizmet edebilir.Ama şu gerçeği unutmamalıyız ki, Türk faşizmi başlı başına bir emperyalist harekettir ( diğer etnik grupları türkçülüğün yayılma alanı haline getirdiğinden dolayı)
Saygılarımla