professionalist adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Bugün Türk basınında Makedonya’nın başkenti Üsküp’te 2 Türk gencinin Türkçe konuştukları için ırkçı saldırıya uğramasını sert bir dille işleyen haberler yer aldı. Bir insanı konuştuğu dil dahil olmak üzere milliyetini yansıtan herhangi bir özelliğinden dolayı şiddete maruz bırakmak, faşizmin en somut halidir. Bizzat insanı ve onun doğuştan sahip olduğu haklarını hedef alan bu tür saldırılara karşı sergilenecek tutum,geliştirilecek karşı eylem ve söylemlerimizde temel kriter, milliyet farkı gözetmeksizin insana olan saygıyı temel şart olarak dayatan ahlaki kurallar olmalıdır. Söz konusu mağdur Türk’te olsa Kürt’te olsa bu tutum değişemez. Zira Türk’e ayrı Kürt’e ayrı ,İngiliz’e ayrı işleyen kurallar ahlaktan uzaktır.

Bu haberleri okurken aklıma bir zamanlar Kürt kardeşlerimize yapılanlar geldi. Böyle bir olayı kınarken Sadece Kürtçe konuştuğu için öldürülenleri, faili meçhul cinayetleri, okullarda şiddete maruz kalan Kürt öğrencileri, sokakta ,işte konuştuğu dilden dolayı sert davranışlara layık görülen Kürtler’i de hatırlamamız gerekmektedir.Yoksa hafızalarımız faşizmin yurtlandığı kirli bir ortamdan başka bir şey ifade etmez.

Doğrusu İçişleri bakanlığının bu konuda gösterdiği hassasiyeti ve gayreti, Kürt vatandaşları hedef alan ve olayın nedeni,olay aktörlerinin rolleri dahil olmak üzere bu olaydan hiçbir farkı olmayan olaylarda gösterememesi ,ahlak adı verilen temel kontrolörlerin ne derecede içinin boşaltıldığının ve çıkarlara uyarlandığının ispatı oldu.Kabul edilmelidir ki ; “Değişken bir ahlaki tutum” ahlakın red ettiği çelişkinin varlığına işaret edeceğinden dolayı ahlaki değildir. Ahlaki kurallar milliyete göre işlemez.yıllardır üstünlüğünden dem vurulan bir ırkın fikirsel savunucularının, elbette ahlaki kurallar söz konusu olduğunda da daha fazla önem talep etmeleri normaldir.Lakin burada unutulmaması gerek husus bunun ahlaka aykırı olmasıdır. Ahlak ,temelinde tüm insanlara eşit mesafede durabilmek olgunluğunu barındırır.Hem sadece kendi milliyetinizin faydasını gözetip,sadece kendi değerlerinize önem verip hem de ahlaklı olduğunuzu savunamazsınız.

Aynı şekilde mağduru Türk olan olaylarda, sahip olduğu bütün gücü kullanarak,bu olayları abartılı bir dille haberleştiren Türk medyasının ,mağduru Kürt olan olayları görmezden gelmesi, kitlelerin birincil haber ama kaynağı olan medyanın da faşizme hizmet ettiğinden söz edebilmemiz için yeterli bir nedendir.Faşizm medya eliyle marjinalleştirilmekte, toplumun yalnızca Türk’leri hedef alan ırkçı saldırılara duygusal tepki vermesi amaçlanırken Kürt’leri hedef alan ırkçı saldırılarda toplumun habersiz kalması ve dolayısıyla tepkisiz kalması sağlanarak faşizme katkı sağlanmaktadır.

Sonuç olarak bu olayda kınanması gerekenlerin sayısı birden fazladır. Öncelikle Türklere bu saldırıyı gerçekleştirenleri,daha sonra farklı milletler söz konusu olduğunda aynı hassasiyeti gösteremeyenleri esefle,nefretle ve şiddetle kınıyorum.

İlhan BARAN

kaynak :
http://www.facebook.com/notes/ilhan-...51314508965991
Kürtçe konuşanların gördükleri tepkinin temelinde ayrılıkçı tavırları vardır. Yüz yıldır eşkıyalığı terör kültürünü, feodal sistemi, ilkel töreleri aşamayanların bugün batılı emperyallerle kol kola demokratik haklardan bahsetmeleri komiktir. Neden Arnavutça konuşana, Boşnakça konuşana, Arapça konuşana aynı tepki gösterilmemiştir? Eğer bu ülkenin kültürü faşist olsaydı hiç bir dili konuşamazdın. Bu ülkedeki en büyük faşistler Kürt milliyetçiliği yapanlardır. Türkiye'de (maalesef) etnik Türk milliyetçiliği yapan bir parti yoktur.