Arkadaşlar bana gelen makaleleri burada paylaşmak istiyorum.

Makale 1: Antik çağların tahılı Kinoa
Makalenin kopyelendiği adres: http://www.sabah.com.tr/Gunaydin/Sag...n-tahili-kinoa

Bana gelen makale metni aşağıda:

Kinoa, İnkalar aracılığıyla 7 bin sene evvel yetiştirilen ancak hububat. Ahir üç yıldır Amerika’da ancak kinoa çılgınlığı yaşanıyor. İşte kinoanın faydaları…
Kinoa, İnkalar aracılığıyla 7 bin sene evvel yetiştirilen ancak hububat. Ahir üç yıldır Amerika’da ancak kinoa çılgınlığı yaşanıyor. NASA astronotlarının beslenmesinde kullanılıyor. Konfedere Milletler 2013 yılını kinoa yılı car ediyor. İşte kinoanın faydaları…
New York’un acar tagaddi trendi namına gösterilen ve ünü Türkiye’ye büyüklüğünde mevrut ‘kinoa’ (quinoa), Türkiye’de namevcut mucizevi ancak hububat türü. Bulgur ve pirincin en balaban alternatifi olan bu hububat, asıl namına Güney Amerika’da yetişiyor. Mazisi ise aşırı eski; İnkalar’a büyüklüğünde uzanıyor. İnkalar kinoaya ‘tahıl ana’ diyormuş. Uzmanlar kinoanın kıtlık sorununa çıkar yol olabileceğini birlikte düşünüyor. Konfedere Milletler aracılığıyla 2013 ‘Kinoa Yılı’ car edildi. Bugünlerde internet üzerinden kinoa satın alanların sayısı arttı. Antrparantez kimi balaban marketlerde de kinoa satılıyor ve kilosunun fiyatı 8.5 liradan başlıyor.

ZENGİN PROTEİN İÇERİYOR
NASA bu tahılı astronotların beslenmesinde kullanıyor. Protein açısından aşırı güçlü. Bütün aminoasitleri, A, B, C, D, E ve K vitaminlerini içeriyor. Lif oranı aşırı yüksek. Üstelik tadı da lezzetli… Bulgur kıvamında ancak hububat olduğu için aslında Türk mutfağına da aşırı uygun. Kullanımı hızla kalan kinoayı tagaddi uzmanları anlattı… (Yeni Aktüel)

KİNOAYI NASIL PİŞİRECEKSİNİZ?
Kinoadan; pilav, salata, kahvaltılık, ayrıca un haline getirirseniz tatlı birlikte yapabilirsiniz. İdeal olanı pişirmeden evvel kinoayı birkaç sayaç suda bekletmek. Bu sayede içindeki enzimler harekete geçiyor. Kinoa, 15 dakika kabil kısa ancak sürede pişiyor. Eğer suda bekletmek için vaktiniz yoksa pişirmeden evvel bolca yıkamalısınız. Her koşulda pişme süresi 15 dakikayı geçmiyor. Kinoayı düğü ve bulgurun kullanıldığı her yerde kullanabilirsiniz.

TÜKETİMİ GİDEREK ARTACAK
Kinoa, vazgeçilmez amino asitleri içeren eksiksiz ancak protein kaynağıdır. Yüksek demir içeriği nedeni ile vegan yaşayanlara, kansızlık problemi olanlara ve kabızlık problemiyle karşılaşanlara önerdiğim ancak besin.
Son üç yıldır Amerika’da balaban arzu gören ve afiyet mağazalarında tonlarca satılan kinoa; Peru ve Bolivya kabil ülkelerden ABD’ye bereketli miktarda ithal ediliyor. Türkiye’de de kısa ancak süre ahir aşırı yaygınlaşacağını düşünüyorum.
Özellikle veganlar günde ancak öğün, kinoayla mamul pilav, çorak veya dolmayı tercih edebilirler. Zayıflamak için de pişmişi yenebilir.
Günlük kalsiyum ihtiyacını durdurmak amacıyla salataların içine eklenerek tüketilebilir. İçindeki kalsiyum ise ancak boduç sütteki kalsiyumdan daha fazla.

HER GÜN KİNOA YİYİN
Kinoa, ilk denememden ahir mutfağımda yerini aldı. Demin düğü, un, mercimek kabil temel gıdalarımın arasında.
Çok baskın ancak tadı ve kokusu olmadığı için çeşitli tariflerde kullanmak mümkün.
Hiç şeker hastalığı ve un kullanmadan kinoayla ve yulafla eksiksiz kurabiyeler yapıyorum.
Et büyüklüğünde proteinli, antrparantez vücutta sütten daha âlâ kullanılabilen yüksek miktarda kalsiyuma sahip.
Üstelik kolestrol içermediği, az yağlı ve sindirimi kolay olduğu için bebekler ve çocuklar için de aşırı besleyen ancak hububat.

--R10.NET; Flood Engellendi -->-> Yeni yazılan mesaj 01:48:00 -->-> Daha önceki mesaj 01:44:07 --

Arkadaşlar bana gelen makaleleri burada paylaşmaya devam ediyorum.

Makale 2: Bademin gücü sizi de sarsın
Makalenin kopyelendiği adres:
http://www.sevdaselim.net/forums/sif...ler/112166.htm
http://www.elmaelma.com/bademin-gucu...rsin-1722f.htm
http://www.muammererkul.com/sevgi-ai...in-guecue.html

Bana gelen makale metni aşağıda:
Badem çoğumuzun balaban ancak iştahla tükettiği kuruyemişlerin başında geliyor. İçerisinde bereketli miktarda bakır ve demir bulunduran
Badem çoğumuzun balaban ancak iştahla tükettiği kuruyemişlerin başında geliyor. İçerisinde bereketli miktarda bakır ve demir bulunduran bademin sütü de anneden kıza geçen ancak güzellik geleneğidir.
Peki bu tadına kanaat olmaz minik şifa kaynağında başka ne hazineler saklı?
Sinirleri güçlendirir, her çağ ancak apaz yendiğinde asap sistemini korur.
Göğüs hastalıklarını, cisim ve zihin yorgunluğunu giderir.
Hamilelerin sütünü artırır ve bebeklerin gelişimine apotr olur.
Böbrek, hacet yolları ve cinsî organlardaki iltihapları iyileştirir. Sabahleyin aç karnına içilen ancak şekerli kaşığı badem düşman çöz hareketlerinin düzelmesine apotr olur.
Sık sık dudaklarının çatlamasından erinçsiz olanlar da çağ içinde ancak iki felç badem düşman kullanmalıdırlar.
Kolestrolü düşürür. Kalp krizi riskini yüzdelik 50 oranında azaltır. Her çağ 42 gram (bir apaz) badem ve fındık yediğimizde kalp hastalığı riski azalmaktadır.
Cinsel güçsüzlüğe alın etkilidir.
Göz hastalıklarında etkili ancak ilaçtır.
Baş ağrısına ve migrene âlâ geldiği yapılan araştırmalarla kanıtlanmıştır.

--R10.NET; Flood Engellendi -->-> Yeni yazılan mesaj 01:55:52 -->-> Daha önceki mesaj 01:48:00 --

Arkadaşlar bana gelen makaleleri burada paylaşmaya devam ediyorum.

Makale 3: Cinsel gücü artıran etkili 18 bitki
Makalenin kopyelendiği adres:
http://www.kurler.org/saglik-kurleri...-bitkiler.html
http://www.sagliksiteniz.com/cinsel-...-bitkiler.html
http://www.diyadinnet.com/BayanlaraO...yak-yiyecekler

Bana gelen makale metni aşağıda:
Bilinen en eski afrodizyaklardan. Her çağ ancak çıngı alınması cinsî gücü artırır. Tohumundan çay da yapılır.
Uzmanlar, cinsî sorunların ortaya çıkmasında, ruh bilimsel faktörlerin büyük ölçüde gösteriş oynadığını söylüyor. Şifalı bitkiler, stres dolayısıyla cinsî gönülsüzlük yaşayanların imdadına yetişiyor.
Bitki çayları: Vücuttaki sıvıların akışını hızlandıran nebat çayları içilince, kan dolaşımı hızlanır, tutkularda ve heyecanlarda artış olur. Enerji seviyesini de yükselten nebat çayları **** yaşamını canlandırır.
Ginseng: Binlerce yıllardır Çin`de çare yapımında geçer ginseng; hormonal sistemi uyarır, erken ihtiyarlama sürecini yavaşlatır ve göz ardı edilemeyecek güçler verir.
Rezene: Aşina en eski afrodizyaklardan olan rezeneden her çağ ancak çıngı alınması cinsî gücü artırır. Rezenenin tohumundan çay da yapılarak içilebilir.
Lavanta: Salata ve yemek soslarına konan birkaç damla lavanta, **** hayatını güçlendirir.
Karanfil tanesi: Doğal afrodizyakların en güçlülerinden biri olan karanfil tanesi, yorgunluğa da iyi gelir.
Haşhaş Tohumu: Cinsî performansı artırır.
Polen: Ahir yıllarda afrodizyak namına geçer polenin yapısında, anlaşılan ölçüde testosteron ve diğer cinslik hormonları bulunuyor. Ayrıca içerisinde birçok vitamin mineral ve amino asit bulunur.
Zencefil: Yüzyıllardır duyguları harekete etmek amacıyla hazırlanan içkilerin karışımında geçer zencefil, insanı elan ateşli yapar. (Kanı sulandıran çare kullananların dikkatli olmaları gerekiyor. Ayrıca, fazla tüketildiğinde de bağırsakları erinçsiz eder.) Yemeklerde bahart namına kullanılabilir. Balla karıştırılıp yenebilir. Ancak hafta veya 10 çağ kadar kullanılmalıdır.
Tarçın: İştah açıcıdır. Sinirsel ağız tadı veren ancak kokusu vardır. Gaz söktürücü ve antiseptik özellikleri vardır. Afrodizyak namına da kullanılabilir. Kışın içilen nebat çaylarına konulabilir. Tarçın düşman güzel kokusundan çevre masaj düşman namına da kullanılabilir.
Hardal: Cinsî bezlerin işleyişini hızlandırır.
Yasemin: Likörleri kokulandıran, harika ıtri yasemin çiçeği, etkili ancak uyarıcıdır.
Süsen: Susam kökü tozu, her iki cins amacıyla de güçlü ancak afrodizyaktır.
Meyan Kökü: Meyan kökünden elde edilen toz, eroin suyu ile karıştırılınca kadınlar amacıyla aşırı etkili ancak afrodizyak haline gelir.
Vanilya: Merkezi sinir sistemine etki ederek kokusuyla münebbih etki yaratır.
Roka: Bolca çıpa ve C vitamini içeren roka, alyuvarlar amacıyla iyidir. Ayrıca, cinsî gücü de artırır.
Maydanoz: Yemeklere lezzet katan maydanoz, cinsî yaşama da lezzet katar.
Kekik: Güçlü etkileri olan kekik, özellikle erkeklerde uyarıcıdır.

Arı Sütü: Cinsî bezleri geliştiren günahsız sütünün etkileri, kısa zamanda hissedilir.

--R10.NET; Flood Engellendi -->-> Yeni yazılan mesaj 02:00:34 -->-> Daha önceki mesaj 01:55:52 --

Arkadaşlar bana gelen makaleleri burada paylaşmaya devam ediyorum.

Makale 4: Deli bala, Zehirli bala dikkat
Makalenin kopyelendiği adres:
http://saglik.milliyet.com.tr/bu-bes...57/default.htm
http://www.bahcesel.net/anasayfa/duy...la-dikkat.html

Bana gelen makale metni aşağıda:
Bazı gıdaların bileşiminde kâin ve oluşan kimyasallar ölümlere varan ciddi zehirlenmelere defa açabiliyor. Yeşillenmiş, filizlenmiş patatesler, arıların bazen tor nebat çiçeklerinin,..
Yeşillenmiş, filizlenmiş patatesler, arıların bazen tor nebat çiçeklerinin nektarlarından ürettikleri balın ciddi sonuçlar doğurabilecek zehirlenmelere defa açabileceği belirtildi.
Uludağ Üniversitesi Baytar Fakültesi Azık Hijyeni ve Teknolojisi Ana Bilgi Dalı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Tayar, gıdaların doğada genellikle temiz namına bulunduğunu belirtti. Ürünlerin tarlada üretiminde, nakliye, muhafaza, pazarlanması ve tüketilmesi aşamasında değişik etkenlere ilişkin namına dokuncalı hale gelebildiğini anlatım fail Tayar, besin zehirlenmelerinin dünyada önemli dava namına dikkati çektiğini söyledi.
Gıda zehirlenmelerinin ancak nice nedene ilişkin namına gerçekleştiğini anlatan Tayar, bakteri, virüs, küflerin bulaşması, bazen kimyevi maddelerin yoğunluğu kabil etkenlerin zehirlenmelere defa açabildiğini bildirdi.
Tayar, bazen gıdaların bileşiminde kâin kimyasalların bayıltıcı etkiye ehil olabildiğini belirterek, şöyle konuştu:
Zehirli bal en çok Karadeniz bölgesinde var
“Bazı bal ve mantar hastalığı türleri, baklanın taneleri ve çiçekleri ile yeşillenmiş ve filizlenmiş patatesler zehirlenmelere defa açabiliyor. Karadeniz bölgesinde rastlanan ağılı bal, arıların bazen tor nebat çiçeklerinin nektarından ürettikleri üründür. Bu çeşit ballar ahali arasında acı bal ya da anormal bal namına da biliniyor. Bu balın 50-100 gram kadarı büyük insanları ağılamak için ehliyetli olmaktadır. Zehirlenmede akıl ağrısı, bulantı, kusma, amel, başlangıç dönmesi, ayn kararması, dudak ve deride yanma, aşkın terleme ve düzensiz duygu atışı, dudak çevresinde ve kollarda duyarsızlık kabil belirtiler görülür. Nadir de olsa ahiret yolculuğu görülebilir. Dünyada en aşkın bal zehirlenmelerinin Türkiye’de olduğu bilinir.”
Tayar, bazen mantar hastalığı türlerinin de ciddi zehirlenmelere defa açabildiğini anlatım ederek, mantarların defa açtığı zehirlenmelerin erken tanıdık şeklinin 15 dakika, geç olanının ise 6-15 saat içre ortaya çıktığını söyledi. Erken tanıdık şeklinde aşırı tükürük salgılanması, terleme, gözyaşı artışı, sulu amel kabil belirtilerin görülebileceğini dile getiren Tayar, solunum felci sonucunda ölümlerin de yaşanabileceğini kaydetti.
Geç tanıdık mantar hastalığı zehirlenmelerindeki belirtilerin ise şiddetli akıl ağrısıyla, susuzluk, bulantı ve kusma şeklinde olacağını vurgulayan Tayar, “Sulu ve kanlı amel görülür. Toksinin karaciğeri etkilemesi sonucu endamsız zamanda hepatit meydana gelir. Ahiret Yolculuğu oranı yüzde 60-100 arasındadır” dedi.
Bakla zahirlenmeleri elan çok çocukta görülüyor
Tayar, bakla tanelerinin tüketimi ya da çiçeklerinin koklanmasının bazen duyarlı kişilerde kansızlık ile karakterize ancak hastalığa neden olabildiğini belirtti. Ülkemizde Akdeniz ve Ege bölgelerinde dinç ürün ancak zamanlar rastlanan bakla zehirlenmelerinin elan çok baziçe çağındaki çocuklarda görüldüğünü anlatım fail Tayar, baklanın tüketilmesinden sonraki 12-48 saat, çiçeğinin koklanmasından ise 6 saat sonra belirtilerinin ortaya çıktığını anlattı.

Zehirlenmeler sonucunda klinik tablonun iveğen ateşli ancak hemolitik kansızlık şeklinde seyrettiğini vurgulayan Tayar, “Kısa zamanda hepatit ve hemolobinüri gerçekleşir. Ağır Sıklet Sıklet Sıklet Sıklet vakalarda ahiret yolculuğu meydana gelebilir. Kırmızı barbunya da benzer rahatsızlıklara defa açabilir. Çiğ ve az pişmiş bu tür ürünlerin tüketiminden sonraki 3 saat içre belirtiler ortaya çıkar. Bulantı, kusma, akıl ağrısı ve amel görülür” dedi.
Patates zehirlenmelerinin de yeşillenmiş ve filizlenmiş ürünlerin tüketilmesiyle ortaya çıktığını vurgulayan Tayar, şunları kaydetti:
“Zehirlenmelere defa açan husus ‘solanin’dir. Alışılagelen kabuklu patateslerde solanin miktarı kilogram başına 2-10 miligramdır. Yeşillenmiş patateste ise bu büyüklük 600 miligrama kadar çıkmaktadır. Aşkın miktarda kumpir tüketilmesi sonucu zehirlenme görülür. Çöz ve mide bozukluklarına ilave namına başlangıç ağrısı ve dönmesi, halsizlik ortaya çıkar. Bunlar kumpir yenildikten birkaç saat sonra görülür.”